Yazarlar

Published on Mart 18th, 2020 | by Avrupa Forum 3

0

18 Mart, Uluslararası Tutsaklarla Dayanışma Günü’nün Çağrısı – Hilmi Toy

18 Mart, Uluslararası Tutsaklarla Dayanışma Günü’dür. Uluslararası Kızıl Yardım Örgütü (Rote Hilfe), Paris Komünü’ne atfen, Komünün başlangıç tarihi olan 18 Mart’ı, 1922 yılında tüm dünyada politik tutsaklarla dayanışma günü ilan etti.  Paris Komünü’yle politik tutsaklar arasında hem politik, hem de ideolojik bir bağı ifade etmesi bakımından da anlamlı ve önemlidir bu.

Uluslararası Kızıl Yardım Örgütü, sınıf mücadelesinin keskinleştiği bir süreçte, politik tutsakların giderek tüm dünyada arttığı bir dönemde uluslar arası dayanışmanın ihtiyacı olarak doğdu. Özellikle 1919 yılında Almanya ve Bulgaristan’da gelişen sınıf mücadelesinde binlerce komünist, işçi ve emekçi tutsak düştü. Almanya ve Bulgaristan’da tutsak düşen komünistler, işçi ve emekçiler için olanaklı olan hemen her yerde dayanışma komiteleri kuruldu. Sınıf mücadelesinde politik tutsakların, işçi ve emekçilerin bir tarafı olarak tutsak edilmesi, bu anlamda politik tutsakların sahiplenilmesi, tutsak ailelerinin örgütlendirilmesi mücadelenin maneviyatının, değerlerinin örgütlenmesi anlamını de taşıdığı için önemliydi. Sınıf kavgası dışarıda olduğu kadar, dolaylıda olsa içeride de, tutsaklık koşullarında da sürmektedir. Bu bilinçle dayanışma aynı zamanda politik bir eylem, politik bir sahiplenmedir.


Bu nedenle 1922 yılında Komüntern’e bağlı olarak Uluslararası Kızıl Yardım Örgütü kuruldu. 1923 yılında Sovyetler Biriliğinde Uluslararası Kızıl Yardım Örgütü’nün üye sayısı 62 bin olurken, 1931 yılından 8 milyondan fazla insan üye oldu. Giderek dünyanın birçok ülkesinde örgütlenen Uluslararası Kızıl Yardım Örgütü, 64 ülkede 1 milyon üzerinde üyeye kavuştu. Politik tutsakların özgürleşmesi ve hapishanelerdeki yaşam koşullarının düzeltilmesine ilişkin çok ciddi ve yaygın kampanyalar örgütledi, dayanışmayı örgütlü ve eylemli kıldı. Almanya’da Hitler faşizmine karşı mücadele de önemli bir rol oynadı. Özellikle Komüntern’in Almanya Temsilcisi, Bulgaristan Komünist Partisi Başkanı Georgi Dimitrov’un Almanya’da tutuklanmasının ardından Leipzig Mahkemesi’nde yargılanması sürecinde uluslararası kamuoyunun oluşturulmasını sağlayan oldu. Alman Komünist Partisi Başkanı Ernest Tehlman’ın serbest bırakılması için yürüttüğü kampanya önemlidir. Bu kampanyaların ders deneyleri politik tutsaklarla dayanışma eylem ve örgütlenmesinde bugün bile güncelliğini korumaktadır.

İkinci dünya savaşından sonra ise Uluslararası Kızıl Yardım Örgütü ciddi bir dağılma süreci yaşadı. Savaş sonrasının rehaveti bu alanı da etkiledi. 1970’li yılların ortalarında Almanya’da politik mücadelenin giderek sertleşmesine paralel sisteme karşı silahlı mücadele başlatan Alman Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF) üyelerinin tutsak düşmesinin ardından yeniden gündemleşti. 1976 yılında Stamheim hapishanesinde RAF önderlerinin ve üyelerinin öldürülmesinden, birçok üyesinin ömür boyu hapis cezasıyla tek kişilik hücrelere konulmasından, tutsakların içeride ve dışarıda tecrit edilmesi uygulamalarının yoğunluk kazanması sürecinde yeniden politik tutsaklarla dayanışma gündemleşti. Bu tarihten sonra Almanya’da tecride karşı mücadele örgütlendi. Stamheim tipi Cezaevlerinin teşhirinde bu mücadelenin önemli bir katkısı oldu. İşte Almanya’da Kızıl Yardım Örgütü (Rote Hilfe) bu süreçte yeniden örgütlendi. Daha sonra ise Fransa ve Belçika’da politik tutsaklarla dayanışma eylemini örgütlü kılma amaçlı adımlar atıldı. Aynı ideolojik, politik çizgide olmasa da değişik politik kesimler, özneler bugün yeniden ortak paydalar doğrultusunda mücadele eden Almanya, Fransa, Belçika ve İsviçre’de Kızıl Yardım Örgütü (Rote Hilfe) kurulmuş ve mücadele etmektedir. Her yıl bu kurumlar arasında oluşturulan Koordinasyon aracılığıyla Uluslararası Konferans, Sempozyum örgütlenmektedir. Dünyanın birçok ülkesinden bu yönlü çalışma yürüten kurumlar katılmaktadır. Deneylerini paylaşmakta, ortak çalışma ve mücadelenin sorunlarını tartışmaktadırlar.

Türkiye’de politik tutsaklara yönelik saldırı ve katliamlara karşı uluslararası alanda en duyarlı kurumlardan biridir Uluslararası Kızıl Yardım Örgütü. Özellikle 19 Aralık F tipi cezaevi saldırısı döneminde ve ardından başlayan uzun süreli Ölüm Orucu ve Açlık Grevi direnişlerinde uluslararası kamuoyu oluşturulmasında ve dayanışmanın örülmesinde katkıları olmuştur. Uluslararası Kızıl Yardım Örgütü yakın zamanlarda Fransa’daki Lübnanlı devrimci George İbrahim Abdullah, İsviçre’de Marco Camenisch ve arkadaşları için kampanyalar yürütmektedir. Avrupa Özgür Tutsaklarla Dayanışma Komitesi’nin Avrupa’da 24-25 Mayıs tarihinde Almanya’da düzenlediği “Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Konferansı”na da Fransa, Belçika, Almanya ve İsviçre’den bu kurumların temsilcileri katılmış, tebliğler sunmuşlardır.

Salgına karşı tutsaklarla dayanışmaya

Bugün politik tutsaklarla uluslararası dayanışmanın eylemli ve örgütlü olması yine bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı en çok politik tutsaklar, aileleri daha çok hissetmektedirler. Bu dayanışmayı örgütleyen tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Ölümsüzler, Tutsaklar ve Tutsak Aileleri Platformu (ÖTSP), Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri Platformu, TUHAY-DER, GÖRÜLMÜŞTÜR EKİBİ gibi bir çok kurum var ve bunların çalışmaları önemli. Desteğe ve dayanışmaya ihtiyaçları var. Koronavirüs salgını için her yerde ciddi önlem alınırken, bu salgının en çok etkili olabileceği yerler olan Hapishaneler için hiçbir önlem alınmadığı, yetersiz sağlık koşullarının insanları ölüme sürüklediği, hasta tutsakların oldukça çok olduğu, anneleriyle hapishanelerde büyüyen yüzlerce çocuğun olduğu günümüzde bu dayanışma ve mücadele önemlidir. Salgına karşı en başta hasta tutsaklar, çocuklar ve anneleri olmak üzere tüm tutsakların infazlarının durdurulması, tutukluluk hallerinin kaldırılması talebi günün acil ve en anlamlı talebi olarak gündemleştirilmelidir.

Sonuç olarak, 18 Mart, Paris Komünü’ne ve komünarlara atfedilen bugün, ilan edildiği günden bu yana dönem dönem aktif, dönem dönem ise çok aktif olmasa da 18 Mart Politik tutsaklarla uluslararası dayanışma günü olarak anılır. Bugün özelinde tutsaklar için daha aktif etkinlikler düzenlenir. Politik tutsaklarla dayanışmanın, onları sahiplenmenin eylem günüdür çünkü. Elbette tutsakları sahiplenmeyi bir günle sınırlandıramayız. Ama günün anlam ve önemine uygun bir duruşta olmalıdır. Burjuvazi birçok şeyde olduğu gibi günün adını da belleklerden silmeye çalışmaktadır. Ancak, inadına günün adı ve anlamını yaşatmak bir görev, tutsaklara karşı sorumluluktur. Bugün anısına herkesi politik tutsaklarla dayanışmaya çağırırken, onlara birer kart, birer mektup yollamayı, telden tele el sallamayı önemsemeliyiz. „Kaş göz üstü, mahpushane yol üstüdür“. Yolu bugün buraya düşenlerle sınırlı bir tarih değildir zaman ve ömür.

18.03.2020

Tags: , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑