fbpx

Bilim & Teknik

Published on Temmuz 9th, 2020 | by Avrupa Forum 3

0

21. yüzyıl işçileri için bir aplikasyon: Wobbly – Yiğit Yirmibeş

İnsan bir “Getir” motosikletinin üzerinde İstanbul’un karmaşası içinde evine yiyecek içecek söyleyen insanlara çeşitli malzemeler dağıtırken nasıl bir kolektif yaşam inşa edebilir ki? Ya da bir kargo dağıtımcısı sabahları depoda kaldığı kısacık sürede iş arkadaşlarıyla sorunlarını paylaşıp iş koşullarına yönelik hangi düşüncelerini sağlıklı bir şekilde paylaşabilir?

Tabii ki ellerimizdeki akıllı telefonlar sayesinde yalnız kalmıyoruz. Facebook, Instagram ve Twitter’dan sürekli gelen bildirimler sayesinde çevremizle etkileşimimiz nerede olursak olalım sürüyor. Peki ama bu yeterli mi, tatmin edici mi? Bu uygulamalar korkunç iş yaşamından bir an olsun uzaklaşmak için iyi olabilir. Ama o korkunç iş koşullarını düzeltmeyle ilgili, daha iyi bir yaşamla ilgili fikirleriniz varsa hiçbir etkisi yok. Reklam almak için her türlü yalanı söyleyebilecek Instagram fenomenlerinin şatafatlı yaşamlarına seyirci olmak dışında iyi bir yaşama dair hiç ışık yok.

Covid-19 salgınıyla birlikte hayatlarımızı tamamlayan dijital dünya büyük bir sıçrama yaparak hayatın vazgeçilmezi haline geldi. İş, okul, sosyalleşme koşulları köklü değişimlerin eşiğinde. Artık cep telefonlarımızdaki uygulamaları Facebook, Instagram, Twitter ve Youtube’un ötesine taşıyarak hayatı kolaylaştıran aplikasyonların yanına hayatı daha yaşanabilir hale getiren aplikasyonları da edinmemiz gerekiyor. İşçi sınıfından yana konumlanan teknoloji geliştiricileri de bu konuda ciddi adımlar atmalıdır.

İşçiler birçok firmada bölünmüş ve atomize edilmiş durumdalar. Bir aplikasyon üzerinden, hiçbir işyeri veya ofis bulunmadan kurulan şirketler gün geçtikçe yaygın hale geliyor. Bu durumlarda işçi sadece cep telefonuna gelen komutlara göre hareket ediyor. Cep telefonuna gelen komutlarla tartışamıyor, fazla mesai, satış ya da sipariş yetiştirme baskıları için elinden gelen bir direnç mekanizması bulunmuyor. Ve gig ekonomi ya da platform ekonomisi denilen bu yeni iş sahası merkez ekonomilerde sistem çapında bir fenomen haline gelmiş bulunuyor.

Türkiye genelinde mağazalar üzerinden faaliyet yürüten şirketlerdeki durum ise benzer özellikler taşıyor. Yine yiyecek içecek sektöründen gidersek A101, Getir gibi sektörde faaliyet gösteren şirketlerdeki durumlar korkunç işçi hakkı ihlalleriyle sık sık anılıyor.[1] Ve bu durumu değiştirmek üzere yola çıkan bir grup bilinçli işçinin yaptığı sendikal faaliyetler direkt tehdit, şantaj ve işten atılmalarla sonuçlanıyor. A101 işçileri 2016-2017 yıllarında sendikal örgütlenme nedeniyle sorgu odalarına alınmış, işten çıkarmalar yaşanmıştı.[2] İşçilerin süreci anlattıkları röportajda Whatsapp grubu üzerinden haberleştiklerinden bahsediyorlardı. Fakat sonrasında gruptan bir arkadaşları örgütlenmeye dair sohbetleri içeren Whatsapp konuşmalarını şirket genel müdürüne iletmiş. Daha sonrası belli; tehditler, işten çıkarmalar, işçilerin açtığı karşı davalar, bitmek bilmeyen hukuk mücadeleleri…

İşçilerin iş yerlerinde örgütlenmeleri uzun süredir bir terör faaliyetiyle eşdeğer anlamlar taşımaktadır. Medya’nın, patronların insanlar üzerinde yarattığı bu algıyı parçalamak oldukça zor. İşçilerin birlik olarak işyerlerinde temsil edilmeleri, iş koşullarında söz hakkına sahip olmaları için sendikalaşma çalışmalarının gizli yürütülme zorunluluğu bu algıyı beslemektedir. Burada artık bu örgütlenmeyi dijital ortama taşımak v,e tam gizliliği sağlayarak, sendikal faaliyet yürüttüğü için kimsenin zarar görmeyeceği bir mekanizmayı yaratmak zorundayız. İşçilerin bir sendika tarafından temsil edilmesi için gerekli olan Türkiye çapında yüzde 40 sendika üyeliği zorunluluğunu yeni nesil güvenli aplikasyonlarla aşabiliriz.

İskoçya’da bir grup insan bisikletli yemek dağıtım şirketlerinde çalışırken kötü çalışma koşullarını eleştirmenin mümkün olmayışından, haklarını topluca talep etmenin imkansız hale gelmesinden hareketle bir cep telefonu aplikasyonu geliştirme yoluna gittiler. Bu işçi grubu Java kitapları edindiler, programlama dili buluşmalarına katıldılar ve diğer teknoloji geliştiricileriyle temaslar kurmaya başladılar.

Çabalar sonucunda ortaya Wobbly[3] isminde, küçük bir gönüllü geliştirici ekibi tarafından tasarlanan ve prototip haline getirilen, bir işyeri örgütlenme platformu çıkmış oldu. Bir sendikanın örgütlenme şemasına göre yapıları ve süreçleri optimize edildi ve işçiler ve işçi grupları arasındaki koordinasyon aracı olarak tasarlandı. Bu uygulamayla, geleceğe dair planları olan, işçileri her koşul altında savunmaya hazır, enerjik, demokratik sendikaların büyümesi ve girdikleri mücadeleleri kazanması için bir alan yaratılması amaçlanıyor.

Geleneksel örgütlenme bir şekilde dijital araçlarla beslenmelidir. Türkiye’de şu anda bu araçlar mevcut değil. Örgütlenmek isteyenler, kullanımı zor olan e-posta, WhatsApp veya Facebook gruplarının bir kombinasyonunu kullanmak zorunda kalıyorlar. Kullanıcı bilgilerini şirketlere satan, devletlerin uyguladığı en ufak bir baskıda onlarla işbirliği yapan WhatsApp veya Facebook araçları kullanmak, pastel boya kalemiyle roman yazmaya benzetilebilir. Bunu yapmak teknik olarak mümkündür, ancak daha iyi bir araç olsaydı hiçbir makul insan pastel boya kalemini kullanmazdı. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi yalnızca kolektif gücün baskısıyla elde edilebilir. Ve bu gücü oluşturmanın yolu, şimdilik güçlü bir dijital araç seti ile zenginleştirilmiş geleneksel organizasyondan geçiyor.

Yukarıdaki A101 örneğinde olduğu gibi bir Whatsapp görüşmesine sızmak oldukça kolaydır. 100’den fazla üyeye ulaştıktan sonra bu tip grupları yönetmek zordur ve birden fazla yerelde farklı gruplar arasında koordinasyon sağlamak, Whatsapp ya da Facebook grupları açısından yapılamayacak bir şeydir. Wobbly uygulaması işte bu sorunları çözmeye odaklanmaktadır.

Wobbly uygulamasının farklılıkları

Wobbly aslında federatif bir organizasyon şeması olduğundan diğer sohbet uygulamalarından bütünüyle farklıdır. Her kullanıcı, geleneksel sendikal örgütlenmede şube olarak adlandırılabilecek yerel bir ağa (node) katılarak veya oluşturarak uygulamaya girer. Uygulamayı ilk kez açtıklarında işyerlerini ararlar ya da listede yoksa yeni işyeri ekleyebilirler. Ağlar iş yerleri seçiminden sonra adlandırılır ve bulunmalarını kolaylaştırmak için coğrafi olarak isim verilebilir.

Yerel ağ, işyeri bazlı örgütlenme gibi, en azından yüz yüze düzenli olarak buluşan çalışanları temsil etmek için kullanılan sistemin temel birimidir. İstanbul Bahçelievler’deki bir sokakta bulunan A101 çalışanları buna örnek gösterilebilir. İşyerindeki çalışanların sayısı ile yerel ağa katılan kullanıcı sayısı birbirini tutmalıdır. Temel olarak, yerel bir ağda üyeler uygulama olmadan birbirlerini tanımalı (veya birbirlerini tanıyabilmelidir). Burada yine bir güvenlik açığı doğabilir ve bir işçi aplikasyondaki bilgileri patron ya da müdürlerle paylaşabilir ama aplikasyon içinde isim telefon vb. bilgilerin yer almayacak olması örgütlenme yapan işçileri doğrudan bir tehlikenin içine atmaz. Patron ya da müdür, ne kadar aşağılık bir karaktere sahip olduklarına göre, ya bütün işçileri sorgulamaya, tehdit etmeye, telefonlarında o aplikasyonun olup olmadığını öğrenmeye ve nihayetinde hepsinden kurtulmaya çalışır ya da mecburen bu tedirginlikle yaşamaya devam eder ve işçilerin arasını açacak, onları kutuplaştıracak ve ağızlarından laf alacak araçlar bulmaya çalışır. Yeni üyenin sızma mı yoksa doğru kişi mi olduğu sorunu ileride belki şu şekilde çözülebilir: Mevcut üyeler yeni bir üyenin doğru kişi olup olmadığını bir şekilde birbirlerinden bağımsız olarak doğrularlar. Aplikasyon üzerinden yapılacak sohbetlerle kimlik açığa çıkmadan bir doğrulama mekanizması kurulabilir.

Wobbly’de her ağda üç bölüm vardır: Birincisi, çalışanların birbirleriyle konuşmasını sağlayan şifreli iletişim. İkincisi, eylem, etkinlik ya da örgütlenme masrafları için başka bir uygulamadan entegre bir hizmet (Paypal, Bitcoin) aracılığıyla para toplamanın bir yolu. Üçüncüsü diğer ağlarla iletişim kurmanın bir yolu, yani gruptan gruba iletişim. Üçüncü kısım tamamen yepyeni bir sohbet teknolojisini gerektirir ve başka kimsenin üzerinde çalışmadığı bir kısımdır.

A101 Bahçelievler şubesindeki işçiler A101 Şirinevler şubesindeki işçilerle konuşmak istiyorsa, A101 Bahçelievler’in ağı bir iletişim isteği gönderir, A101 Şirinevler ağı kabul eder ve ardından açık bir sohbet kanalı açılır.

Ağlardaki işçiler topladıkları fonları birleştirmek, ortak kararlar almak, birlikte grev yapmak, etkinlikler düzenlemek gibi şeyler yapmak isterse, bir ortak ağ(supernode) oluşturabilirler. Önceki örneği ele almak için, A101 Bahçelievler ağı ve A101 Şirinevler ağı, A101 İstanbul adlı bir ortak ağ oluşturmak için bir teklif oluşturur. Yerel düğümün üyeleri öneriye oy verir ve eğer başarılı olursa, İstanbul’daki diğer A101 şubelerinin de katılabileceği yeni bir ortak ağ oluşturulur. Daha sonra, iletişim kurmak için delegeler (veya başka bir demokratik sistem) kullanarak oluşturulan ortak ağ, yerel ağları koordine edebilir ve paylaşılan kaynakları karar verilen amaçlara yönlendirebilir. Bu delegeler istendiği takdirde geri çağrılabilir olmalıdır, kötüye kullanım vb. durumlarda delegeler geri çağırılarak yeni delegeler seçilebilir.

Wobbly’de bu ortak ağ iletişiminin şekli henüz belirlenmedi. Bu hem bir eksiklilik hem de heyecan duyulacak bir konu gibi duruyor. Çünkü Wobbly, işçilerin ihtiyaçları ve özelliklerine dair sorunları birlikte çözebilen geliştiriciler, kullanıcılar, tasarımcılar ve kolaylaştırıcılar topluluğu oluşturmaya odaklanan bir geliştirme metodolojisi olan ve geleneksel açık kaynak yazılımın yanında “Meclis Tipi Geliştirme”yi[4] (Convocational Development) kullanıyor.

Wobbly’deki plan, birden fazla ortak ağın ülke çapında bir ağ (ultranode) oluşturması için bir araya gelebilmesidir. Bir ortak ağın bir ultranodla olan ilişkisi, yerel bir ağ ile ortak ağ arasındaki ilişkiyle aynıdır. Yerel ağları ve üst ağları birbirine bağlayan aynı demokratik sistemi kullanır, bu sefer ortak ağlar ultranoda yetki vermek için delegeleri seçer. Dolayısıyla, örneğimize devam etmek için A101 İstanbul ve A101 Ankara gibi ortak ağlar A101 Türkiye gibi bir ultranod oluşturabilir. Demokratik sistemler nihayetinde A101 Bahçelievler, A101 Şirinevler gibi yerel ağlardan türetildiği için, ultranod işçilerin kendileri tarafından kontrol altında tutulur ve bu örgütlenme belki de bürokratikleşmiş ve hiyerarşik sendikal liderliklere yapılacak bir demokratikleşme aşısına bile dönüşebilir ve böylece sendikal mücadeleye olan güven yeniden kazanılabilir.

Wobbly ekibi kullanıcılar ve geliştiriciler arasında doğru bağlantıları oluşturabilirse gerçekten verimli bir uygulamanın yaratıldığına şahit olabileceğiz. 10 kişilik bir insan topluluğu Whatsapp geliştiricileriyle hiçbir şekilde iletişim kuramaz. Ama bunu Wobbly ile yapabilirsek uygulamanın işleyişine dair kullanıcı geri bildirimleriyle çok daha iyi sonuçlar çıkarabiliriz. Binlerce insanın aklı bir grup geliştiricinin aklından her zaman çok daha iyi çalışır.

Wobbly açık kaynaklı yazılım kullanıyor. Açık kaynaklı yazılım, yazılımınızın kodunu herkese açık hale getirme ve kısıtlayıcı olmayan bir fikri mülkiyet lisansı alma eylemidir. Açık kaynak kullanmanın öne çıkan iki avantajı var: Birincisi açık kaynakta çatallaşma (forking) adı verilen bir olgudur. Herhangi bir açık kaynak projesi çatallanabilir, yani orijinalinden farklı bir yönde kopyalanabilir ve geliştirilebilir. Başkaları daha iyisini yapabileceğine gerçekten inanıyorsa kendi Wobbly versiyonunu yapabilir. Bu durum projenin, kullanıcıların gereksinimlerinden sapmasını engelleyen bir sigorta işlevi görür. Ayrıca başka ülke devrimcileri veya sendikacıları kendi özgün sendikalaşma pratiklerini aplikasyon formuna uygun hale getirebilir.

İkincisi, geliştiriciler için mevcut olan açık kaynakların gerçekten şaşırtıcı derecede komünal olmasıdır. Uygulamanın yazıldığı dilden, tasarım çerçevelerine, bu dili yazmak için kullanılan yazılıma kadar her şey, büyük bir geliştirici topluluğu tarafından ücretsiz olarak sağlanmaktadır. ECMAscript, React ve GitHub gibi platformlarda milyonlarca saatlik emeğe ücretsiz erişilebiliyor. Bunlar komünal bir dünyanın ilk ve yaygınlaşan nüveleri olarak düşünülebilir.

Yeni bir sendikacılık, yeni bir emek hareketi mümkün

4. Sanayi Devrimi tartışmalarının hız kazandığı günümüzde endüstriyel bir demokrasinin temelini atmak için bilgisayar ve ağ teknolojisini kullanmak elzem hale gelmiştir. İşçilerin bir araya gelip bir sınıf olarak birbirleriyle bağlantı kurmaları ve daha sonra üretimi organize etmeleri için bir alan yaratmak gelişen teknolojiyle birlikte her geçen gün daha da mümkün hale gelmektedir. İnsanlık artık ihtiyaç duydukları her şeyi ekolojik olarak üreten, kendi kendine yeten topluluklar yaratmanın eşiğindedir. İşçi sınıfı her açıdan bunu gerçekleştirebilecek tek sınıftır.

Bu açıdan bakıldığında, ekonomiyi özel sektörlerden kooperatiflere ve kamusal kuruluşlara yapısal olarak dönüştürme planları, işçi sınıfının devlet aygıtını parçalayacağı bir siyasal devrim olmadan başarılı olamayacaktır. İşçi konseyleri, Sovyetler, işçi meclisleri, adına ne derseniz deyin, bunlar sipariş üzerine oluşturulamazlar. Demokratik bir sistemin oluşumu birçok öğeden oluşan bir iştir ama asla karmaşık değildir. Yeni tip sendikacılık uzmanlığa dayanmanın yanında, deneysel olarak katılımcılığı ele almalıdır.

Örgütlenme, süresiz grevlerin ve şeffaf müzakerelerin yoludur ve işçilerin üstünlüklerinin iyi anlatılmasını gerektirir. İşçilerin kendi faaliyetlerinden sorumlu olduğu ve sendikanın onlara ait olduğu derin bir sendikalaşma modeli inşa edilmelidir. Grevler, yürüyüşler, basın açıklamaları ile eylemsellik ve şirketlere karşı hukuku didik didik edecek bir avukatlar ordusu, siyasi partileri işçi haklarını gözetmeye zorlayacak bir ekonomik ve ideolojik güç ile savunuculuk iki önemli vurgu olmalıdır.

Wobbly aplikasyonu sendikaların örgütlenme modeli için optimize edilmiş gibi görünüyor: İletişim kanallarını kolaylaştırmak, hızlı ve güvenli örgütlenme, yüksek sendikalaşma oranları, toplumda güçlü bir varlık gösteren emek örgütleri, mevcut yozlaşmış sendikaları demokratikleştirmek… Hedeflenenlere bakınca desteklenmesi gereken bir uygulama. Tabii ki bu tip aplikasyonlar emek hareketinin daha önce hiç sahip olmadığı yeteneklerdir ama insanların ortaya çıkaracakları şeyleri görmek inanılmaz derecede keyifli olacaktır.

Wobbly ekibinin projeye katılmak için insanlara ihtiyacı var. Geliştiriciler için yeni kullanıcılar, tasarımcılar, araştırmacılar, teorisyenler, yazarlar, sanatçılar gibi kullanıcılar ve programcılar arasındaki boşlukları doldurabilecek insanların katılımının büyük önemi var. Wobbly’ye dair herhangi bir ilginiz varsa, web sitelerine (wobbly.app) gidin ve yönergelerini izleyin. Böyle bir uygulamayı Türkiye koşullarına uyarlamak emek hareketi için derin bir soluk olacaktır.

Not: Yazı Wobbly uygulamasının web sitesindeki bilgilere dayanmaktadır.


[1] Bir iş arama web sitesi olan İndeed’de şirketler hakkında çalışan yorumları yer almaktadır. Ve yazıda bahsi geçen Getir, A101 gibi şirketler için yapılan çalışan yorumları tek kelimeyle korkunçtur.  https://tr.indeed.com/cmp/Getir/reviewshttps://tr.indeed.com/cmp/A101-3/reviews?fjobtitle=Personel

[2] https://haber.sol.org.tr/turkiye/a101-iscileri-anlatiyor-patronlarla-ayni-gemide-olma-sansimiz-yok-258412

[3] https://wobbly.app/

[4] https://wobbly.app/convocational-development.html

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑