Yazarlar

Published on Eylül 10th, 2019 | by Avrupa Forum 2

0

67 yıl önce gazeteciliğe başladığım gün: 9 Eylül – Doğan Özgüden

İzmir’de yeni yayınlanmaya başlayan Türkiye’nin ilk ofset gazetesi Ege Güneşi’nde stenograf olarak işe başlayıp gazetecilik yaşamına ilk adımı attığım gün: 9 Eylül 1952… 

Yüksek öğrenime devam edebilmem için hayatımı kazanmam gerekiyordu… Saat 16’da başlayıp gece yarısına kadar süren bir işti… Gündüzleri de okula devam ediyordum…


Ticaret Lisesi’nde daktilo ile birlikte zorunlu ders olarak öğretilen stenografiyle normal konuşma hızında not tutabildiğim için ilk görevim Ankara, İstanbul ve Anadolu muhabirlerinin telefonla bildirdikleri haberleri not almak, daha sonra bunları büyük bir hızla on parmak daktilo ederek yazı işlerine vermekti. 

Çetin Altan, Altan Öymen, Oktay Ekşi, Orhan Birgit ve daha birçok meslekdaşımla tanışmam telefon başında onların Ankara ve İstanbul haberlerini not alırken olmuştu.

Şehirler arası telefon konuşmaları son derece pahalı olduğu için gazete patronu bana verdiği ücretin birkaç misli tasarruf sağlıyordu… 

1953 yılı başında İzmir’in tek muhalif gazetesi olarak yayınlanmaya başlayan Sabah Postası’nda da aynı görevi üstlendim. İnönü, Menderes, Bölükbaşı gibi dönemin parti liderlerinin toplantılarını izleyerek konuşmalarını aynen not alıp haber yapmak görevi de bana verilmişti. 

O yıllarda şimdiki gibi yanında taşınabilen portatif ses kayıt cihazları falan da yoktu… Yaşlı gazeteciler notlarını latin alfabesine göre daha hızlı yazılabilen arap alfabesiyle tutarlardı… Ama stenografiyle dakikada 200’den fazla hece yazarak not almak daha da hızlıydı. *

Bir DP mitinginde hızlı not tutuşum dikkati çekmiş olmalı ki, dönemin iktidar yanlısı gazetelerinden Ege Ekspres’in yöneticileri gezilerinde Menderes’e refakat etmem için Başbakanlık kabinesinde yüksek maaşla görev teklif etmişlerdi, muhalif bir gazeteci olarak bu parlak teklifi derhal reddetmiştim.

Geçenlerde hayata veda eden CHP’nin eski genel sekreterlerinden Şeref Bakşık da o dönemde Demokrat İzmir Gazetesi’nin yazı işleri müdürüydü, ama gazeteciliğe o da benim gibi aynı okuldan mezun olmuş bir stenograf olarak başlamıştı.

Okul arkadaşlarımdan Nejat Yada da benimle aynı zamanda Yeni Asır Gazetesi’nde stenograf olarak çalışıyordu. 

Ben de mesleğe stenograf olarak başladıysam da kısa zamanda yayın yönetmenliği de dahil gazeteciliğin her alanında görev üstlenecektim. Stenografiyi ise, tüm gazetecilik yaşamımda özel notlar alırken kullanmaya devam edecektim… Hâlâ da öyle yapıyorum. 

——————————

* Örnek olsun diye dün yazarak paylaştığım görsel 351 harflik bir haberin stenoyla yazılmış versiyonudur.


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑