Yazarlar

Published on Temmuz 30th, 2018 | by Avrupa Forum 2

0

Akdeniz balıkları mültecilerden besleniyor – Gül Güzel

Bu yazım siz okuyanlara çok sarsıcı gelecek ama mesele insan hayatıysa; toplumda duyarlılık ve empati yaratmak amacıyla bu yol denenebilir. Çünkü konu Akdeniz, insan tacirleri ve Akdeniz’e dökülen yüzbinlerce insanın trajedisi…!

Akdeniz artık eskisi gibi hayat vermiyor aksine hayatları alıyor. 2018 yılı bu konuda adını tarihe yas/üzüntü rekoru kıran bir yıl olarak geçirmeye aday maalesef. Uluslararası Mülteciler Örgütü(IRO) ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Örgütü’nün (UNHCR) yaptığı tahminlere göre 2018 yılında günümüze kadar 5.000 kişi Akdeniz sularında hayatını kaybetti. IRO’nın Cenevre sözcüsü John Millman`in yaptığı açıklamaya göre, 2015 yılında Akdeniz’deki rekor Mülteci ölüm sayısı olan 3.600 bu yıl 5.000 Mülteci ölümü ile aşıldı. Kaybedilen insan hayatını rakamlarla ve istatistiklerle açıklamak trajedinin bir yüzü ama asıl canımızı yakan; binlerce can gitti, insanlar balıklara yem oldu. Akdeniz’de artık balıklar insan etinden besleniyor oldular…(!)


Arap Baharı ile başlayan süreç ve…

Kimsenin düşünmek istemediği, yalnızca 2011 yılından beri Akdeniz sularında batan, devrilen, bozulan gemi ve sandallardaki mültecilerin akıbetini gözlemleyip, düşünmek beni her seferinde insan olmaktan utandırıyor. Bu denli güncelleşen, her birkaç ayda ve günde yüzlerce mültecinin Akdeniz sularına gömülmesine artık alıştık galiba. Sadece ölen bazı insanlar ve sayılardan bahsedip geçiyoruz. Bu o kadar sıradan bir hal aldı ki, Akdeniz’de mültecilerin ölümlerini duyduğumuzda, tepki göstermek, isyan etmek diye bir derdimiz bile yok artık.

Akdeniz sularında insan tacirlerine açılan kazanç kapıları birçok ailenin kapısını kapatıyor, ocağını söndürüyor. Yazarken kendimi sakin düşünüp, yazmaya zorluyorum. Bu vahim katliamvari insan tacirliği 21. yüzyılın ticareti haline geldi. Ondan olsa gerek, babaları Ortadoğu’da kendisi gibi olmayanları katledenleri desteklerken, oğulları da her 6 ayda bir, insan tacirliği yapmak için gemicikler satın alıyor. Mersin Limanı nasıl olsa büyük ve sessiz. Sessiz çünkü konuşacak dili lal…

Yürütülen savaşlardan, yoksulluktan, erkek şiddetinden, din feodalizminden ve benzeri durumlardan kendini kurtarmak isteyen kadın, erkek ve çocuklar hayatlarını Akdeniz’e atıyorlar. Üstelik bütün maddi imkanlarını da insan tacirlerine vererek. Bir gemiye bindirilen 700-800 kişinin, kişi başına 6 ile 8.000 Dolar ödediği düşünüldüğünde, insan ticaretinin ne kadar karlı bir iş olduğunu görmek zor değil. Ancak normal bir yolculuk değil, Akdeniz’e mülteci olarak açılmak… Akıbeti hiç belli olmayan ve çoğu kez ölümle sonuçlanan tehlikeli bir yolculuk bu…

2011 yılında başlayan Arap Baharı ile 70.000 olan Akdeniz yolcusu mülteci sayısı, 2012`de başlayan Suriye ve 2014 yılında yine DAİŞ çetelerinin Irak-Şengal ve akabinde Suriye’de başlattıkları savaş ve katliamlarla katbekat arttı. O yüzden Akdeniz’de hayatlarını kaybeden mültecilerin sayısı BM verilerine göre 2014 yılında 4.868, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre ise 3.400 civarında. Civarında deniliyor, çünkü gerçek sayıyı zaten kimse kesin bilmiyor. Bu sayılar 2015 yılında azalmadı; tersine fazlalaştı. İnsan tacirleri bile, gemiye aldıkları insan sayısını tam olarak tespit edemiyorlar. Gemiye aldıkları insan sayısı değil, aldıkları Dolar veya Euro sayısı onlar için mühim.

20 Nisan 2015’te Libya’nın 27 Km. açığında alabora olan mülteci gemisinde 700 kişi hayatını Akdeniz sularında bırakmıştı. Bu sadece belleklerde hala canlı kalan örneklerden biri. 6.000 Dolar vererek, Türkiye’den İtalya’ya umut yolculuğuna çıkan bu mültecilerin sonu maalesef İtalya’ya ulaşamadan facialarla son buluyor.

Şimdi balık yiyin, yiyebilirseniz!…

Ben konuya sarsıcı bir açıdan değinmek istiyordum. Şöyle ki, eğer evlerinden – yurtlarından olup, yeni ve daha iyi bir yaşam için tacirlere verdikleri paralarla bu insanlar Akdeniz sularına dökülüyorlarsa; Akdeniz’deki balıklara yem ediliyorlarsa; insan etinden beslenen bu balıklar, bir süre sonra sofralarımıza balık olarak geliyor demektir! Yani mültecilerin etiyle besleniyoruz, bu çok korkunç ve ilkel! Bu durum şoke etmez mi insanları?! Ben Mali Müşavir ve benzeri finansal mesleklerin yaptığı gibi bütçe, gelir-gider hesabı yapmayacağım. Ama Akdeniz’e açılmak için tacirlere para veren insanların etinden beslenen balıklar belki yine bu Akdeniz egemenlerinin vasıtasıyla bize parayla satılıyorsa; gel de Akdeniz’de çıkan balığın etini ye şimdi.(!) Evet bu çok sarsıcı bir durum ve sarsıldıysanız yazım amacına ulaşmıştır. Bundan sonra Akdeniz’den avlanan Palamut, Mercan, Mezgit, Berber, Camgöz, Mürekkep, Ahtapot, Çupra, Dülger vb. balıklar kimin kursağından geçer bilmiyorum. Evet bence de bütün bu veriler sarsıcı oldu. Tek dileğim bundan sonra kimsenin var olan hayatını daha iyi bir hayat arayışı için Akdeniz sularında bırakmak için riske atmaması. Ve yine riske atıp, balıklara yem ettirdikleri bu hayatları için Akdeniz’de gemicikleri olan insan tacirlerine; balıklara yem olmak için binlerce Dolar/Euro ödememeleri. Bence Akdeniz balıklarının eti artık insan eti kokuyor….Ve bu balıkları yerken onlara yem olan Mültecileri düşünün. Şimdi balık yiyin, yiyebilirseniz!…

 

Tags: , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑