Röportajlar

Published on Kasım 16th, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

Akkaya: Yüzleşme olmadan, yeni cumhuriyet olmaz!

Gazeteci Barış Kop, Avrupa Forum yazarlarından araştırmacı feminist Gülfer Akkaya’yla Seyit Rıza ve arkadaşlarının idamını, Dersim katliamını, Cumhuriyeti, Kemalizmi ve AKP’yi konuştu.

*Seyid Rıza ile birlikte yedi kişinin idam edilmesinin ardından dönemin Başbakanı İsmet İnönü yaptığı açıklamada “Dersim meselesini ortadan kaldırdık… Dersim müşkülesinden kurtulduk” der. Cumhuriyet gazetesi başyazarı Yunus Nadi de 18 Kasım 1937 tarihli başyazısında, “Senelerden beri adına Dersim denilen mesele tarihin ummanına katılmış ve ebediyen ölmüştür” ifadelerini kullanır.


Fakat Dersim’e yönelik harekât 1938’de daha da şiddetlenir. 82’inci yılında idamlara ve Dersim katliamına dair neler söylersiniz?

Selçuklu devletinden Osmanlıya oradan Türkiye cumhuriyetine dek devletin geleneği itiraz eden, özgürlüğünü, bağımsızlığını isteyen toplumsal kesimlere yönelik katliam, jenosit, komplo teorileri, yasaklar vb yöntemleri kullanmak oldu.

Bahsettiğiniz iki kişi ise özellikle bugün açık şekilde görüyoruz ki üzerinde yaşadıkları toprakların gerçeğini görmesine rağmen o hakikati karşısına alarak sünni Türkçülük yaratmak isteyen, ama bunu asla başaramayan dönemin önde gelen kişileri.

Ancak İsmet İnönü, cumhuriyetin kurulduğu dönemde Dersim katliamı nedeniyle özel bir örnektir. Malatyalı bir Kürt olan İnönü, Dersim katliamının yapıldığı ilk yılın sorumluları arasındadır. Mustafa Kemal onu alıp yerine Fevzi Çakmak’ı görevlendirdiğinde İnönü, Mustafa Kemal’e gönül koymuştur. Dersim katliamında toplumsal açıdan Sabiha Gökçen’in düştüğü durum ile İsmet İnönü’nu pozisyonu aynıdır. Bu acınacak devşirme pozisyonlarıdır ki ikisini de esas sorumlulardan daha öne çıkartan nedendir.

Dersim bu katliamda coğrafya, nüfus olarak, kültürel olarak çok zarar gördü. Üzerinde yürütülen asimilasyon politikaları artarak ve çeşitlenerek sürdü. Ama hala Alevilik de, Kürtlük de bu topraklarda var ve Dersim her şeye rağmen hala bu iki hususta akla gelen ilk örnek. Biten; tekçi, beyaz, erkek, İslamcı, sermayeden yana olan Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu cumhuriyet paradigmasıdır. Bugün Kemalistler’in bir kısmı dahi bu cumhuriyetin değişmesinden yanalar.

*23 Kasım 2011 tarihinde dönemin başbakanı Erdoğan “Eğer devlet adına özür dilenecekse, böyle bir literatür varsa, ben özür dilerim, diliyorum” dedi. Fakat Erdoğan’ın bu çıkışı, geniş kesimler tarafından ‘siyasi manevra’ olarak değerlendirildi. Dersimliler de, yaşadıkları acıların ‘araçsallaştırılmasından’ üzüntü duyuyor. Dersim ile yüzleşilebildi mi? Yüzleşmek için ne yapılmalı?

Erdoğan’ın cümlesini dikkatli okuduğunuzda zaten niyetin yüzleşme olmadığını, kurnaz, pragmatist bir siyasetçinin iktidarını uzatmak için katliamları dahi, orada yakınlarını kaybeden insanların duygularını incitmekten rahatsız olmadan araçsallaştırmaktan çekinmeyen birini görüyorsunuz. Buna yüzleşme değil, yüzsüzleşme denir.

Dersim Belediyesine kayyum atayan Erdoğan iktidarı, ilk iş olarak Belediye tabelasını yeniden Tunceli Belediyesi olarak değiştirdi

Yüzleşecekseniz eğer “böyle bir literatür varsa” gibi oynak, şüphe yüklü bir ifade kullanır mısınız? Ama her tarafa yaranmak istiyorsanız, her iki tarafa oynayarak oy arttırmak istiyorsanız kullanırsınız.

Zaten Erdoğan gibi siyasal İslamcı gelenekten gelen birinin, ismi Alevilikle anılan bir kentle ve o kentte devletin uyguladığı katliamla yüzleşmesi Türkiye gibi bir ülke için neredeyse imkânsız. Çünkü Anadolu’ya sonradan gelen İslam dini, bu toprakların kadim inancı olan Aleviliği yok etmeyi amaçlayan bir inanç. Siyasal İslamcı birinin kalkıp üstelik devlet adına Alevilerden özür dilemesi, yüzleşmeye çalışması en azından şimdilik mümkün değil.

Unutmayalım ki bu cumhuriyetin resmi dini var, o din İslam. Cumhuriyet kurulurken söylendiği gibi dini gericiliği karşısına alıp, onunla mücadele ederek kurulmadı. Bilakis onunla beraber, ondan destek alarak kuruldu. Siyasal İslamcılar yok edilmedi, beslenerek dönemin ihtiyacına göre öne çıkartıldı ya da geride tutuldu. Devlet dinin İslam olması, Diyanet Başkanlığının olması, İslamcıların her dönem çok rahat örgütlenmesi ve devletin içinde aktif olarak yer almaları, cemaatlerin siyasi iktidarları belirlemesi, bakanlıklarda, devletin zor aygıtlarında (ordu, istihbarat, emniyet vb) açıkça yer alması, kadrolaşması, darbelerde devletten yana olması da bunu gösterir.

*15 Kasım 1937 günü idam edilen yedi kişinin mezar yerleri belli değil. Bazı rivayetlere göre cesetler yakıldıktan sonra külleri savrulmuş. Her yıl yapılan anmalarda mezar akıbetlerinin açıklanması talep ediliyor. Fakat bu talep sadece asılan yedi kişi ile sınırlı değil. Katledilen binlerce insan için aynı talep geçerli. 38’e dair yapılan ağıtlarda “kefensiz yatanlara” sıkça değinilir…

Tüm bu bahsettiklerinizi neden yaptılar cumhuriyetin ilk kadroları? Seyit Rıza’yı, Zarife Hanım’ı, Alişer’i ve onların temsil ettikleri eşitlikçi, özgürlükçü, bağımsızlıkçı geleneği yok etmek için. Edebildiler mi? Hala Kürtlerin mezarlarına saldırıyorlar, kırıyorlar, dağıtıyorlar ama kimse de bildiğinden dönmüyor. Dönmeyecekler de. Hala Alevileri yok etmek, asimile etmek için uğraşıyorlar ama o iş de o kadar kolay değil.

Halkın önderlerine, pirlerine, analarına mezarı dahi çok görenler kendilerine anıt mezar yaptırsalar da mezarsızları unutanlar yok. Çünkü fikirleri öldüremezsiniz. Onlar çeşitli donlarla bu topraklarda varlıklarını sürdürmeye devam ederken her 10 Kasım’da bu ülkede yaşanan en büyük katliamlardan bir olan Dersim katliamı da bu paradigmaya tekrar tekrar hatırlatılmakta. Dert olsun demişti ya Seyit Rıza, evet bu topraklarda milyonlarca insana dert oldu bu katliam ve bununla ve tüm katliamlarla yüzleşmeden yeni cumhuriyetten falan bahsetmek komik olur.

*Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan habere göre Erzincan Refahiye’de geçen sene bir eve yapılan jandarma baskınında el konulan “Dersimin Kayıp Kızları” isimli kitap ile İbrahim Kaypakkaya’nın hayatının anlatıldığı kitabın, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘imha’ edilmesi için verdiği karar neticesinde yakıldığı ortaya çıktı. Bundan birkaç sene evvel Başbakan’ın özür dilediği bir katliam ile ilgili kitap bugün yakılarak imha ediliyor. Ne düşünüyorsunuz?

Çaresizlikten ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Dijital çağdayız, bu bir. İkincisi o bilgi yerleşti bu topluma, sen kabul etmesen ne olacak? Kitap yakınca fikirler kül mü olacak? Acınacak durumdalar, cidden. Ayrıca kitabı yaktın, Kenen Evren’in eşi Sakine Evren, Dersim’in kayıp kızlarından. Askeriyenin, devletin tepesine dek girmiş bu kadar somut ve gerçek bir sosyolojik politik durumu nasıl inkâr edeceksin?

*Son olarak Star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç’in Ülke TV kanalında sarf ettiği “CHP’deki terör damarı mezhepçi bir gruptan besleniyor” sözlerini sormak istiyorum. Neler söylemek istersiniz?

Alevileri hedef gösteriyor ama asimilasyoncu cahil bu adama ilk düzeltme Alevilik mezhep değil, özgün-kendisi olan bir inançtır. Diyelim ki CHP içinde Aleviler örgütlü ve güçlü, bu olamaz mı? AKP’ye dair eleştiri yapmayıp, CHP ya da HDP’ye yönelik böyle karalamalar yapanların iki nedeni var. Böyle konuştuklarında mevkileri ve paraları artıyor. Bir de nefret suçu işleyerek camialarında değer görüyorlar. Çünkü Alevifobi oralarda çok yüksek ve prim yapıyor. Din ve terör kavramları yan yana anılacaksa yıllardır ülkemizde ve Orta Doğu’da devam eden siyasal İslam ve Işid gibi somut örnekler varken başka inançlardan konuşmak abesle iştigaldir.

Bu uyarının, ihbarın başka bir hedefi ise CHP’ye ayar vermek, onu kuruluş saiklerine bağlı kalma konusunda uyarmaktır. Son genel ve yerel seçimlerde açıkça sonuç veren CHP-HDP taban yakınlaşmasını hedefe koyup, CHP’yi bu konuda “akıllı olmaya” davet etmektir de aslında.

Kekeç, Alevilere gerçek gözle bakabilse orada yaşamı, yaşatmayı, sevgiyi, çoğulculuğu, adaleti görür, terörü değil. Terörü arayan Alevilere değil, diğer tarafa bakmalı.

13.11.2019

Kaynak: https://bariskop.wordpress.com/2019/11/15/idamlarin-82inci-yili-yuzlesmeden-yeni-cumhuriyetten-bahsetmek-komik-olur/

Tags: , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑