fbpx

Alevilik

Published on Haziran 16th, 2020 | by Avrupa Forum 1

0

Alevi LGBTI+’lar – 4: “Aleviyim diyen herkes ezilenlerin mücadelesinin yanında olmalı”

Geçtiğimiz hafta avrupaforum1.org’ta “Alevi eşcinseller vardır” başlığı ile bir yazı yayımladım. Bu yazı, esasında bir giriş yazısıydı. Tüm dünyada LGBTI+ (lezbiyen, gay, biseksuel, transseksüel veya travesti, interseks, queer+) bireylerin Onur Ayı olarak kabul edilen Haziran ayında Alevilik çalışan bir araştırmacı olarak Alevi toplumundaki durumu incelemek istedim. Onur Ayına bir de Alevi toplumu açısından/ içerisinden bakmayı, LGBTI+ ve Alevi olan bireylerin neler düşündüklerini, neler yaşadıklarını görünür kılmak adına bir röportaj serisi gerçekleştirdim. Diyelim ki, “aşk kazanacak!”

Cinsel yönelim olarak kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Cinsel yönelim olarak kendimi eşcinsel erkek (gey) olarak tanımlıyorum.

Aleviliği nasıl benimsiyorsunuz? (İnanç̧ olarak, politik olarak, kültür olarak, felsefe olarak vs.)

Alevilik aslında benim için bir yaşam biçimi, hem bir inanç, hem toplumsal kuralları içeren ve bir toplumun yaşamıyla ilgili kuralları içeren bir sistem. Kendisine ben “Aleviyim” diyen yukarıda yazdığını her alanda kendi hayatını Aleviliğe göre düzenlemesi gerek diye düşünüyorum. Yani örneğin Alevilik inancı gereği ezilenin tarafındadır, baskılara, zulme rağmen hep başı dik durmuş insanların inancıdır. Bu sebeple örneğin inançsal manada kendisine Aleviyim diyen birinin mantıken politik olarak da ezilenlerin mücadelesinin yanında olması gerekir. Benim için soracak olursan eğer benim A’dan Z’ye yaşamımı yöneten bir öğreti, bunun içine inanç da giriyor, kültür de, felsefe de… Dünyaya baktığım pencere bu yönde.

Toplum içerisinde hangi kimliğinizle (eşcinsel-Alevi) öne çıkmak sizin için zorlayıcı oldu?

Zaman zaman zorlayıcı oldu. Ancak hiçbir zaman açıkça “sen eşcinsel olduğun için” diye başlayan bir cümle ya da homofobik bir tavırla direkt olarak karşılaşmadım. Ancak benim yaşadığım en üzücü olaylardan bir tanesi benim başıma gelmese dahi gittiğim cemevine sürekli gidip gelen, kadından erkeğe trans olduğunu bildiğimiz 11 yaşında bir çocukla ilgiliydi. Ben ve semah eğitimi veren arkadaşımız bu trans olduğunu bildiğimiz çocuğu korumak için elimizden geleni yaptık. Ancak sırasıyla önce arkadaşımı sonra da beni cemevinden uzaklaştırdılar. Semah eğitimi veren arkadaşımızı uzaklaştırdıktan sonra cemevinin gençliği diyebileceğimiz bir grup bu trans birey arkadaşımızı aralarına alıp, kendisinin bir “kız çocuğu” olduğunu ama ceme gelen herkesin kendisini erkek sandığını, kendisinin “kız çocuğu” olduğunun anlaşılması için de Cem sırasında on iki hizmette “Süpürgeci” hizmetine kalkmaya zorlayıp “Biz üç bacıydık, Güruh-u Naci’ydik diye başlayan gülbengi okutmaya zorladılar. O gün benim o cemevine gittiğim son gündü. O çocuğun ağlayarak süpürgeci hizmetinin gülbengini Dedenin sohbeti sırasında ezberlediğini ve nasıl titrediğini unutamıyorum.

(C.A.: Burada görüşmecinin bahsettiği on iki hizmet, cemevlerinde cem ibadeti esnasında bazı kişilere verilen görevlerdir. Bu görevleri yerine getirerek cem ibadetinin bütünlüğü sağlanır. “Süpürge” hizmeti de insanlar Cem yapılacak yere gelmeden önce o yeri temizleyen yetkili kişidir. Bugün büyük şehirlerde, şehirli Alevilerin cem ibadetinde süpürge hizmet “temsili” yapılır ve genelde “üç kadın” hizmetli bu hizmeti yapar. Elbette bu hizmetin yalnızca kadınlara verilmesi veya hizmetlerde kadın-erkek ayrımı yapılması baştan aşağıya cinsiyetçidir. Çünkü bahsedilen on iki hizmetlerin hiçbirisinde “cinsiyet” yoktur, burada herkes can olmalıdır. Kadına ve erkeğe belli roller biçilmemiştir.)

Alevi inancına baktığınızda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Ben Alevi inancına baktığımda kendimi oldukça iyi hissediyorum. Alevilik bir yol, elbette Hakk’a ulaşan pek çok yol var, bunlardan bir tanesi de Alevilik, 4 kapı – 40 makam sistemi, görme-görülme, herkesin birbirinden sorumlu olması özünde çok güzel şeyler. Ancak şunu da söylemeliyim ki Alevilik şehirlerde yaşanması zor bir inanç. Alevilik’in özünde kırsal bir inanç olduğunu düşünüyorum. Büyük şehirlerde müsahipliğin, görgü cemlerinin ya hiç olmadığını ya da olması gerektiği gibi olmadığını düşünüyorum.

Alevi toplumuna baktığınızda kendinizi dışlanmış hissediyor musunuz?

Alevi toplumunda kendimi dışlanmış hissettiğim zamanlar oldu ancak bu sadece benim gey olmamla ilgili değildi. Cemevlerindeki erkek egemen, sistem yanlısı durumu eleştiren kadın, erkek, LGBTİ ya da değil herkesin başına gelen şeylerdi.

Hiç Alevi cem ibadetine katıldınız mı? Ne hissettiniz?

Evet katıldım, hatta geçtiğimiz sene sürekli düzenli olarak katıldığım bir dönem oldu bir sene boyunca. Cem inanılmaz bir birlik ortamı, benim kıyafetlerim, tipim, şivem geri kalan herkesten farklı olmasına rağmen ama ne güzel ki bu fark ortadan kayboluveriyordu Cem esnasında… Bir olmak, Cem olmak… inanılmaz bir hissiyat. Cem benim için affetmek, af dilemek, tövbe etmek, secdeye kapanmak demek. Öyle güzel ki, kökümüz, atamız, toprağımız kokan, birleştirici bir ibadet. Öyle ki sazla, sözle, semahla, gözyaşlı, kucaklamalı, hem yaratıcı drama, hem yas, hem kutlama çemberi gibi.

Ancak benim için en özel Cem Yalıncak Sultan Ocağının Hızır cemiydi. Öyle bir şeyi tekrar yaşayabilir miyim bilmiyorum, hissettiklerimi anlatırsam sırrı bozulur diye de korkuyorum. Ancak yaklaşık bir buçuk saat boyunca gözleri nemli insanlarla semah dönmek, herkesle bir olmak çok anlamlıydı benim için. El ele, el Hakk’a dedikleri bu olsa gerek, sen elini gönlünü verince başka eller, gönüller seni bambaşka diyarlara götürüp getiriyor.

Sizce Alevi toplumu ile diğer Türkiyeli toplumların eşcinsellik meselesine bakışı arasında fark var mı? Varsa nasıl?

Bence var, mesela şu konuda eminim ki, bir Alevi aile hiçbir zaman çocuğunu eşcinsel olduğu için öldürmez, varoluştan gelen bir meseleye önce tepkiyle yaklaşsa bile mutlaka bir yerden sonra kabul eder. Bir de bazen mesela çok okumuş, entelektüel görünen kesimlerin bile konu “eşcinsellik” olduğunda karikatürlere konu olabilecek düzeyde trajikomik tepkileri olurken ben Alevilerin genel olarak kabul etmeye ve anlamaya yönelik bir tavırları olduğunu düşünüyorum. Elbette yine yobaz bakış açısına sahip insanlar olacaktır ama bunun yine de çok çok fazla olduğunu düşünmüyorum.

Alevi toplumunun sizi ya da eşcinselleri ötekileştirdiğini düşünüyor musunuz?

Bu konu beni hep düşündürüyor. Zaman zaman insanların beni anlamadığını ya da anlamak istemediğini düşünsem bile kendimi anlattığımda dinleyen, anlamaya çalışan, anlamasa bile saygı duyan insanlar olduklarını düşünüyorum. İnsanların zaman zaman korktukları doğru bu sebeple zaman zaman ayrımcı davrandıkları da, bunu söyleyene hayır diyemem ancak bu dışarıda yaşanan bir nefret içeren korku değil, daha çok eşcinselliğin ne olduğunu bilmemenin yarattığı bir korku.

Sizce Alevi LGBTI+ harekete ihtiyaç var mı? Varsa içinde yer almak ister misiniz?

Benim bu konudaki kişisel görüşüm Alevi inancı içinde bir LGBTİ+ hareketinin Alevilikte yer alan “can” kavramına aykırı olduğu yönünde. Hünkar Hace Bektaş’ın o meşhur portresindeki gibi ceylanlar ve aslanların bir olduğu bir bağ Alevilik inancı ancak ne ceylan ceylanlığından ne de aslan aslanlığından vazgeçmeden barış içinde yaşıyorlar. Eğer inancın özünde yer alan barış sistemi kurulabilirse ben bir LGBTİ+ hareketine ihtiyaç olmadığını düşünüyorum.

Şu anda Alevi alanında kendinize yakın hissettiğiniz grup çevreler/ oluşumlar var mı?

Var elbette, 17+ Alevi Kadınlar var örneğin. Bu gibi oluşumlar ile LGBTİ+  hareketinin büyük kesiştiği yer bence şu; kadınlar da, eşcinseller de erkek egemen sistem tarafından eziliyorlar. Feminist mücadele ve Kuir mücadelenin bence en büyük kesiştiği nokta bu. Bu erkek egemen sistemle ilgili yaşanan sorun öyle ki; bir sihirli değnek olsa ve bizler içimizdeki bu “erkeği” öldürebilsek hiçbir sorun kalmayacak.

Alevilikte eşcinsellik gibi konular politik ve teorik olarak da ele alınıyor mu? Ne düzeyde? Neler yapılabilir?

Benim takip ettiğim kadarıyla elbette bir takım akademik çalışmalar var, bununla birlikte HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun bu konuyla ilgili açıklamalarını doğru ve yerinde buluyorum. Bir de en son mesela Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaptığı homofobik açıklamaya karşı çıkan bildiride pek çok Alevi kurum ve kuruluşunun imzacı olduğunu ve birçok Alevi kurum temsilcisinin imzacı olduğunu gördüm. Bu beni çok mutlu etti.

Ancak bu konuyla ilgili söylenecek, yapılacak çok şey var, Alevilik inancında kadın mücadelesinin açtığı alanın LGBTİ+ mücadelesi açısından çok manalı olduğunu düşünüyorum.

Eşitlikle ilgili mücadele Alevilik inancında her zaman kendine yer bulmuş çok büyük tartışmalara yol açsa dahi. Sırf bu yüzden bile yapılacak çok şey var elbet… Benim aklıma ilk gelenler cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğiyle ilgili eşitlik konusunda cemevlerindeki gençlere ve çalışanlara eğitimler verilmesi, hem cinsler arası evlilik, eşcinsellerin yola ikrarı, eşcinsel çiftlerin musahipliği konusunda düzenlemelerin yapılması gerektiğini düşünüyorum.

18.06.2020

Alevi LGBTI+’lar Röportaj Dizisinin tamamı

Alevi eşcinseller vardır – Ceren Ataş

  1. “Aleviyim derim ancak eşcinsellik meselesi zor
  2. “Bu alanda hiç konuşmamak veya görmezden gelmek de bir ötekileştirmedir”
  3. “Aleviler çocuklarının eşcinsel kimliğini gizlemeyi seçiyor”
  4. “Aleviyim diyen herkes ezilenlerin mücadelesinin yanında olmalı”
  5. “Alevilerde Lut Kavmi anlatısı gibi bir söylem yok”
  6. “En çok dokunan ötekileştirilen bir toplumun sizi yok sayması”
  7. “Bir gün özgürce kendimi ifade etmek isterdim”
  8. “Eşcinsel olduğum bilinse Ana’lık postuna oturabilir miyim?”
  9. “Alevilik hiçbir kimliğe fobi üretmeyen bir inanç”

Tags: , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑