fbpx

Almanya

Published on Mayıs 18th, 2020 | by Avrupa Forum 1

0

Almanlar tarihe mi karışıyor? – Sinan Öztürk

Almanya’nın Wiesbaden şehrinde bulunan Alman İstatistik Enstitüsü’nün değerlendirmelerine göre Almanya’nın nüfusu giderek önemli ölçüde düşüyor.

Kurumun değerlendirmelerine göre bugünkü nüfusu 82 milyon olan Almanya’nın nüfusu 2050 yılında 65 Milyona düşecek. Bu durum özellikle nüfus yapısını da önemli ölçüde değiştirecektir. Yani nüfusun çok önemli bir bölümünü yaşlılar oluşturacaktır. Bir başka deyimle de nüfusun hemen hemen yarısı emekli olma durumuna gelecektir.

Bu gelişmeler özellikle sağlık sistemi ve yaşlıların bakımı konusunda önemli sorunlar yaratacak ve hatta bu harcamaların finansmanını olanaksız hale getirecektir.

Nüfustaki bu nicelik ve nitelik değişimine göre 2050 yılına kadar kadınların yaşam beklentisi 84 erkeklerinki ise 78‘e çıkacaktır. Bu arada yeni doğanların sayısı ise düşecektir. 2050 yılında 1000 kadına 1400 çocuk düşecektir. Çalışabilir nüfus ise 10 Milyon azalarak 30 Milyona düşecektir.

Nüfus Daralmasının Etkileri Ne Olacak?

Bütün bu gelişmelerin toplumsal, ekonomik ve siyasal yaşama etkileri de fazlasıyla olacaktır. Nüfusun neredeyse yüzde 50‘sinin emekli olacak olması nedeniyle siyaset ve ekonominin de bu yüzde 50’nin ekseni etrafına yoğunlaşacağı açıktır. Bu durumda siyaset gençlerden daha çok yaşlı seçmene yönelecektir. İktisadi verimlilik düşecek, çünkü çalışanlar gelirlerini ve birikimlerini daha çok hastalık ve emekilik sigortalarına yatırmak zorunda kalacaklardır.

Bu gelişmeler, yaşamın bütün alanlarında etkisini gösterecektir. Örneğin, Almanya’da her iki-üç kişiye bir ev düştüğünden yola çıkacak olursak, nüfustaki 17 Milyonluk düşüş yaklaşık 6-7 Milyon evin de boş kalacak olmasıdır. Bunu başta otomobil ve diğer sektörlere uyguladığımızda da çok şaşırtıcı, ekonomiyi giderek daraltan bir sonuca gidileceğini görebiliriz.

Üretim kalemleri yaşlı nüfusun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelecektir. Bu durum aynı zamanda sosyo-psikolojik etkiler de yaratacaktır. Almanya’da zaten yeterince durgun ve sessiz olan hayat daha da bir sessizliğe ve durgunluğa gömülecektir.

İstatistik Enstitüsüne göre bu soruna yönelik tek çözüm dışardan genç iş gücü getirilmekle mümkündür. Böylelikle Almanya’daki nüfus bugünkü dengesinde tutturulabilecektir. Bu da yaklaşık her yıl dışarıdan 250-300 bin genç iş gücü alımı demektir.

Almanya Geleceğin Küçük Amerikası mı Oluyor?

Yetişkin göçmenlere ders verdiğim okullarda da sık sık bu soruna değindiğim oluyor. Bunu bir açıdan da öğrencilerime moral vermek için yapıyorum. Özellikle son yıllarda başta Suriyeliler olmak üzere buraya gelen sığınmacılar, kendilerine parazit gibi bakılmasından çok rahatsız olduklarından, aslında size çok ihtiyaçları var algısını açıyorum onlara. İstatistik kurumu da bunu dile getirdiğine göre, demek ki bu sığınmcılar burada çok kalifiye olmasa da azalan iş gücünün bir kısmını ikame ediyorlar ya da yakın zamanda edecekler. Özellikle çok çocuklu aileleri hesaba kattığımızda bir on on beş yıl sonrasının Almanya’sına taze iş gücü yetiştiriyor olduklarını görebiliriz.

Peki, taşıma suyla değirmen döner mi? Yani sürekli dışarıdan iş gücü alındığında ve buradaki nüfus içerisinde „Alman“ olanların sayısı giderek azaldığında milliyetçilikleri bilinen Almanya ve Almanlar için bu ne demek olacaktır?

Burada birkaç şey daha geliyor insanın aklına: Alman devleti çok özendirici teşviklerle Almanları daha fazla çocuk doğurmaya ikna edecektir. Bunu aslında geçtiğimiz yıllarda da birkaç kez denediler ancak önemli bir başarı elde demediler. Buradaki başarısızlığın arkasında yatan elbette çok nedenler vardır. Bu nedenlerin en başında kadınların da sosyal ve ekonomik hayata katılımdaki ısrarları, çalışan kadınların çalışamadıkları dönemlerdeki ekonomik kayıplarının yeterince karşılanmaması, kadınların da kariyer yapma, eğitim alma konusundaki haklı talepleri olduğu gibi, bu toplumda giderek çoğalan „Sevgisizlik“ te bir neden olarak gösterilebilir. Ancak bu bir başka yazının konusu olabilir.

Diğer akla gelen bir şeyse bu gidişle Almanya’nın demografik yapısı itibarıyla Amerika’nın benzeri bir toplumsal yapıya doğru kaçınılmaz gidişidir.

Bu demografik sorun bana göre Almanya’nın kendi varoluşu ve geleceği açısından en büyük sorunudur.

18.05.2020

Tags: , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑