Yazarlar

Published on Şubat 1st, 2020 | by Avrupa Forum 2

0

Anılarımızı örttük üstüne – Hilmi Toy

“Ne zaman sulara sorsam su diliyle seni,

Elinde yüreğini kamçılayan bir kitap


Ya o her gününe, gelişiminin her önemli anına emeğini kattığın Dernektesin, ya da evde pencerenin önünde düşler dünyasındasın.

Yüzünü güneş kucaklamış yine,

hiç eksilmemiş Bakışlarında ki derin hüzün.

Ellerin ellerin üşümüş,

Yüreğinse Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Hasan Hüseyin, Özdemir Asaf, Gülten Akın dizeleriyle sevda sıcaklığındasın”.

‘Bir yıl oldu’ deniyor her söz açıldığında senden. Bir yıl oldu gerçekten gönlün incinmesin, bir o yana bir bu yana savurma saçlarını Amca’sı. Ne sen beni karşılamaya yetiştin, ne de ben seni uğurlamaya yetişebildim. Benim yasağım kalkmadı o günler, senin ömrün yetmedi, üzüldük, çok üzüldük bu işe.

Zor okunan yazımla mektuplar yazmıştım, sende kargacık burgacık yazınla mahpushanede güne mektup güzelliği düşürmüştün. Ve “sen yokken biz kardeşler ikiledik çocukları” yazmış, birer de resimlerini göndermiştin. Şimdi o mektupları okuyup, resimlere bakıyorum. “kaldır başını, yapma” diyenimde eksildi sen gideli.

Bak, iyi bak Aysel’imiz, işte geldim, sen yoksun. Bir yıl oldu vedasız gidişine ses vermeden. Seninle daha bir güzeldi Stuttgart. Schlossplatz buluşmaları seninle daha bir güzel, daha bir anlamlıydı. Bir şehirden bir şehire gelenekten geleceğe kültürel değerler için birlikte otobüs yolculuğu şendi. Yalnızlıkların değil kalabalıkların insanıydın. Severdin grup yorumun sesinden “insanları seviyorum, seviyorum insanları, sen kavgamda bir insansın sevgilim, seni seviyorum” türküsünü. Ve Grup Vardiya’nın türkülerini severdin herkesten çok. Türkülerinde misafirleri olurdun geldiklerinde kendi evinde hem de. 

Bir yıl oldu diye başlıyoruz şimdi söze. Kulakların sestedir belki, belki de çınlıyordur kulakların. Bize armağan anılarını yadediyoruz. Dün gece, hani şu Ahmed Arif’in “Kurşun sıksan geçmez geceden” şiirinde ki gibi bir gecede yine sohbetimizin konuğuydun. Yanımızda oturuyor, dudağında o hafif, o derin gülümsemenle “abartmayın” der gibiydin. Hem güldük, hem de derin bir iç çektik.

Bir yıl oldu canım, Stuttgart’ta sokaklar, tramwaylar, alışveriş merkezleri, oturup kafe içtiğimiz mekanlar, cümle güzelliklere kadehlerimizi kaldırdığımız masa sensiz. Sen de gittin biraz daha eksildik. Senden sonrada Elif abla eksiltti bizi. Hazal’ın annesi Zeliha eksiltti dostların arasında. Ve Meltem’in babası Timur gecikmedi ablasının ardından, gitti. Sanki geç kalmışlar gibi gittiler. Aynı şehirde, ama ayrı mahalledesiniz her biriniz.

Stuttgart’ta bugün hava biraz küskün, biraz dargın, biraz da gözü yaşlı gibi. ‘Sen yoksun’ demeye dilim varmıyor güzelim, üşümeyesin diye sen, anılarımızı örtmüştük üstüne.

Unutmadık seni güzel insan, Unutmayacağız seni güzel kadın, güzel anne. Güzel dostluklar armağan eden ömründe Ares ile Ronya emanetimiz. Anıların yadigarımız. Hep seninleyiz, hep bizimlesin!

Tags:


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑