Yazarlar

Published on Eylül 24th, 2019 | by Avrupa Forum 2

0

Ateizm ve Sosyalizm düşüncesi aynı felsefede yan yana gelebilir mi? – Erdal Boyoğlu

Ateizm siyasal anlamda kapitalizm karşıtı bir düşünce mi? Yoksa teolojik bir kavram mı? Bilimsel sosyalizm ile sosyolojik bir bağı var mı? Siyaset sosyolojisinin toplumda ki karşılığı; politik-apolitik, sosyal- asosyal, teist-ateist gibi karşıt kavramlar değil mi?

Düşünsenize; kendine ateistim diyen sağcı var. ırkçı var kapitalist var üstüne üstlük sosyalistim diyeni de var. Bu da olabilir bir itirazım yok. Ateizmi bilimsel sosyalizme bağlamak en büyük diyalektik-materyalist felsefe karşıtıdır diye düşünüyorum.


Marks ‘dinin afyon olduğunu’ söylüyor ama emekçilerin nasıl aldatıldığının felsefi sunumunu sosyolojik olarak da yapıyor. Sosyalist düşüncenin felsefesinde emek-sermaye çelişkisi var. Bir kere sınıf mücadelesi Allah karşıtlığı değildir. Allaha inanan yoksul emekçiler baş çelişki değildir. Bilimsel sosyalizm düşüncesinde ateizm siyasal bir tespit olarak geçmez. Diyalektik ve tarihi meteryalizmin siyaset sosyolojinde bilimsel sosyalizm teorisi önemlidir. Emek mücadelesinde temel çelişki artı değerdir. Ateistler arasında faşist, ırkçı, sağcı olup sosyalist mücadeleye karşı gelenler de var. Kapitalizme karşı mücadele eden sol/sosyalist ateistler de var. unutmamak gerekir ki sosyalizm mücadelesine karşı olan ateistler de var. Marksizme karşı olan ateistler de var. ırkçı ve sağcı ateistlerle tartıştım. Ateizmi deizme karşı bir akım olarak görüyorlar.

Ateizmin bir bütün olarak sosyalist düşünce felsefesiyle, siyaset sosyolojisiyle bir ilişkisi var mıdır? Tanrı/Allah karşıtlığı üzerine kurulmuş olan ateizm düşüncesinin emekçilerin sınıf kavgasına bir katkısı olabilir mi?
Siyaset sosyolojisi ve diyalektik tarihi meteryalist felsefeden yararlanmak gereklidir.

Ateizm düşüncesinin bilimsel sosyalizm ile bir ilişkisinin olmadığını düşünüyorum. Fikir olarak sosyalizm düşüncesiyle diyalektik tarihi materyalist felsefe olarak bir yakınlığı ateizm düşüncesini sosyalist düşünceyle yakınlaştırabilir miyiz? Marks, Engels, Lenin, Gramsci vb gibi bilimsel sosyalizmden bilgi katkısı yapacak dostlara teşekkür ediyorum şimdiden.

Aşure dağıtanlar “ataistim ” diye gurur duyabilir. siyasi anlamda ihtiyacı da olabilir. Mustafa Kemal de bir ateistti ama solcu değildi. Hiçbir zaman sol düşünceyi savunmadı.

Almanya’da din elestirisi, din ile tanrı inancı farklıdır. Hegel dindar değil ama Tanrı’ya inanan birisi.

Kısaca Marx ile Hegel arasında ki önemli farklılıktır . Sosyalizmin ateizme ihtiyacı kalmadığından bahseder Marx. Almanya’da din-ateizm hesaplaşması kapanmıştır diyor. Çünkü emek sermaye çelişkisi üzerinden emekcilerin düzeninini savunuyor.

Türkiye’de din tartışması maalesef sosyalistlerin yüzleşmekten kaçındığı bir sürecidir. Materyalizm ve idealizm iki karşıt kavramdır. Ateizm ve sosyalizm tartışması emek-sermaye çelişkisi üzerinden değerlendirilmelidir.

Marx’ın ateizm üzerine ayrıca yazısı var. Hegel ve Marx arasında bir ayrışım var.

Türkiye’de ateizmin Marx’ın tanımladığı şekilde tartışılmadığını görmekteyiz.

Ateizmin siyasal yönü olmadığı gibi ; işçiden, emekçiden, emekten yana bir persfektifi de yoktur.

Politik tanımlar ve teolojik tespitler sistem bazında yapılmalıdır diye düșünüyorum.

İslami toplumlarda laiklik ve sekülarizm adı olup da aslında çok da yeşermiş kurumlar değil. Din afyondur çünkü acıları dindirir ama tedavi etmez, diye ifade eder Marx. Lenin ise ” din konusu özel bir meseledir, işçi sınıfı içinde tartışma konusu yapılmamalıdır. Zira mücadeleye zarar verir. Din ve kiliselere karışmayın, onlar toplumun en hassas vazgeçilmezleridir. Devrim öncesi ve sonrası birçok papazla işbirliği yapmış, papazlar da devrime katkı sunmuşlardır.

Müslüman topluma dini emek karşıtı olarak teşhir etmek değil. Sorun müslüman toplumu emek sermaye çelişkisi ile bir bağ kurabilmektir. İletişim ve diyalog kurabilmektir. Dini temel çelişki yaptığımız için emekçilerden ve yoksullardan siyasal kopuşu yaşadığımızı gördük. Ve bunun bir hata olduğunu düşünüyorum. Dini baş çelişki yapmak ve onunla kavga etmek zorunda değiliz. Işid vd Selefi ve Vahhabi terör örgütlerinin yaptıkları ortadadır. Bu vahşetin ne olduğunu dine inanan saf temiz duygular besleyenlerde görebiliyor.

Dinin egemenlerin elinde silah olduğu bir yerde stratejik anlamda din ile kavgaya başlamanın hiç faydası yoktur. Dine savaş açmak ve onu baş çelişki yapmak egemenlerin işine gelmektedir. Sınıf mücadelesine bir faydası olmayacağı gibi zararı olacağını düşünüyorum. 12 Eylül öncesi yaptığımız tartışmalar da dine inanan insanlarla allahın varlığı yokluğu üzerine tartışıyorduk. Oysa o insanları ötekileştirdiğimizin farkında bile varamadık.
Din üzerinde fazla ahkam kesmenin bir faydası yok, hele ki teolojik olarak bunu okuyup araştırmadan yapanların kitlelere hiç bir faydası yok. Din konusu bilgi ile kafa yorulması gereken bir konu. Dini çok kutsal görüp yüceltmemek lazım, inançsızlığın da iyi insan olmaya engel olmadığını göstermek lazım. Din adına insan öldürenler ve din adına her türlü kötülüğü mübah görenler farklılığa saygı duyamaz ve Selefi ve Vahabi kabının dışına çıkamaz diye düşünüyorum.
Dolayısıyla sosyalistler tarafından söylenmesi gereken söz ve tavır, din adına yapılan sömürü, savaş, katliam ve vahşet teşhir edilmelidir.

Tags:


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑