Halklar ve İnançlar

Published on Ocak 19th, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

“Beyaz Bere”den “Beyaz Takke”ye – Tuncay Yılmaz

“Beyaz Bere”den “Beyaz Takke”ye ırkçı-mezhepçi-tekçi statüko sürüyor!

1915’ten bu yana devam eden ve 12 yıl önce “Beyaz Bere”siyle Hrant Dink’in, 3 yıl önce “Beyaz Takke”siyle Tahir Elçi’nin katledilmesinde halen aktüel olduğunu bir kez daha gösteren İslam-Türk sentezci statüko AKP-MHP iktidarıyla adeta zirve yapmış durumda.


CHP’sinden AP’sine, Doğru Yol’undan İyi Partisi’ne, AKP’sinden MHP’sine “Cumhuriyet Mirası” olarak devralınan bu tekçi paradigma aşılmadıkça, kah “Milli Cephe”, kah “Kızıl Elma”, kah “Beyaz Bere”, kah “Beyaz Takke” ittifakı olarak ismi, bileşenleri, söylemleri değişse de pratikleri aynı sonuçları üretmeye devam edecek.  

Bu topraklarda Türkler ve Müslümanlar dışında kalan halk, inanç ve kültürlerin var oldukları (hatta yok edilmeye çalışıldıkları!), bunların da “en az” Türkler ve Müslümanlar kadar temel insan haklarına sahip oldukları kabul edilmedikçe dinci-mezhepçi/milliyetçi kutuplaştırmalarla siyaset şekillendirilmeye devam edecek.

Bu yıl 100. Yıl dönümüne girdiğimiz Rum-Pontos Soykırımından, Ermeni soykırımına, Asuri-Süryani-Keldani soykırımından Ermeni Soykırımı’na, Dersim’den Maraş’a, Ağrı’dan Cizre’ye Nusaybin’e, kendinde Türk ve Müslüman olmayan herkesi katletme, tehcir ve asimile etme hakkı gören zihniyetten kurtulmadan acılarımızın üzerine eklenecek yeni acılardan, yılın neredeyse her günün dolduran anmalardan kurtulma şansımız olmayacak!

Bugün Hrant Dink için gözyaşı dökenler, Tahir Elçi için, Taybet Ana için, bir halkın varlığını ve temel haklarını kabul ettirmek için başladığı açlık grevinin 73. gününe ulaşan Leyla Güven için “ama onlar da…” diyerek başlayan cümleler kurmaya devam ettikleri sürece ne yazık ki Türk-İslamcı statüko yeni ibretlik katliamlar yapmaya devam edecek.

Faşist AKP-MHP iktidarı 100 yıllık statükonun en çıplak ve “cesur” uygulayıcılarından biri olarak toplumun önemli bir kesiminin tepkisini çekiyor olsa da, AKP-MHP iktidarına karşı olan yüzde 50’nin önemli bir kısmı da bu tekçi zihniyetle hesaplaşabilmiş değil.

“Kahrolsun Hrant’ı katledenler” ama “Ermeniler de emperyalistlerin oyununa gelmişlerdi”!!!

“ABD Ortadoğu’dan defol” ama “Milli çıkarları korumak için sınır ötesi operasyona evet”!!!

“Bütün okulların imam hatiplere çevrilmesine hayır” ama “bütün okullar tabi ki tekçi-Türkçü –Kemalist perspektifle eğitim vermeli, Kürtçe eğitim de nereden çıkıyor?”!!!

“Parklarıma, nehirlerime, ormanlarıma dokunma” ama “elbette TSK operasyon yapmak için orman yakabilir, baraj yapabilir”!!!

Daha pek çok örnekle uzatılabilecek bu şizofren ruh halinden kurtulunmadan ne “Beyaz Berelilerin” ne de “Beyaz takkelilerin” iktidarlarından, mezaliminden kurtulmak mümkün olmayacaktır.

Bu konuda kafası açık, pratiği-duruşu net enternasyonalist (sadece kıtalararası değil kendi ülkesinde ve bölgesinde de!), özgürlükçü sınırlı bir kesim dışında mevcut iktidara karşı olduğunu söyleyen yüzde ellinin büyük bir kesimi ne yazık ki bu şizofrenik duygu, düşünce ve pratikler içerisinde salınmakta.

Öncelikli işimiz AKP-MHP ittifakı eliyle sürdürülen faşizmin kurumsallaştırılması sürecini durdurmak olsa da, esas işimiz tam da bu şizofrenik durumu aşmaktır. Bu tekçi-Türkçü-İslamcı/Mezhepçi paradigma aşılmadıkça egemenler yeni AKP-MHP ittifakları yaratmakta zorlanmayacaktır.

Tuncay Yılmaz

19.01.2019

Tags: , , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑