Almanya

Published on Ocak 8th, 2019 | by Avrupa Forum 2

0

Bir sıra neferi Mustafa Torun

Yurdunu, sevdiklerini geride bırakıp buralara geldiği 1988’den bu yana; Stuttgart DİDF üyesi olarak örgütlü mücadelenin sorumluluklarını yerine getiren, çalışmalarına destek veren Mustafa Torun amansız hastalığa yenik düştü.

Haber / Yorum: Ali ÇARMAN (Stuttgart)


Türkiyeli işçilerin Almanya’ya gelişleri belli dönemlere dayanıyor. Resmi yollarda 1961 Ekim’inde başlayan umuda yolculuk 1980 askeri faşist darbesi ile farklı bir boyut kazandı. Karanlık yıllar diye tarif edilen bu yıllarda bütün yollar (yasal / yasadışı ) kullanılarak binlerce kişi Avrupanın değişik ülkelerine ulaştı.

Elinde olmayan nedenlerle yurdunu, sevdiklerini geride bırakıp buralara geldiği 1988’den bu yana; Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF)’e bağlı olarak faaliyet sürdüren Stuttgart DİDF üyesi olarak örgütlü mücadelenin sorumluluklarını yeine getiren, çalışmalarına destek veren Mustafa Torun amansız hastalığa yenik düştü.

Örgütlü mücadelenin adsızlarından olan Mustafa Torun için geçtiğimiz günlerde bir tören düzenlenerek yemek verildi.

Almanya ve İşviçre’nin değişik şehirlerinde gelen yüzlerce kişi törene katılarak son görevlerini yerine getirdiler.  Bir konuşma yapan kardeşi Mustafa;  “Abim sosyalizm mücadelesine yürekten inanmış bir insandı. Bakın bu kadar insan taziyesine katılarak onun ne kadar doğru bir insan olduğunu gösterdi. Abimi ve bizleri onore ettiniz.” dedi.

Emek hareketinin sahip olduğu tüm olanaklarda, kazanımlarında, baskı ve sömürüye karşı mücadelede isimsiz olarak bilinen sıra neferlerinin payı tahmin edilenden fazladır.

Komünist Manifestoyu hediye etmek

Sosyalizm mücadelesine adeta aşık olan Mustafa Torun yoldaşımızın amansız hastalığa yakalanıp Tübingen hastahanesinde yattığı günlerde yapmış olduğumuz ziyaretlerin her defasında gözleri pırıl pırıl parlıyordu.

Uzun denebilecek süre hastahanede kaldığı için kendisine hemen bir arkadaş ağı kurmuştu. Bir keresinde on kişi kadar uzun uzun memleket ve dünya halleri üzerine koyu sohbete daldık. Öyleki bizlerde hastalığı unutup kendimizi tartışmalara kaptırmıştık.

E Dergisi, Teori ve Eylem, Yeni Hayat dergilerini bıraktığımızda; “Yoldaşlar bana bir dahaki ziyaretinizde Evrensel Basım’ın yedi dilde yayımlamış olduğu Komünist Manifesto’yu getirir misiniz burada tanıştığım bir işçiye hediye edeceğim.” demişti.

Dillerin kardeşliği

1959 Pazarcık doğumlu bir Kürt emekçisi olan Mustafa Torun’nun anma töreninde kadınlarımızın acılı seslerinden dile gelen Kürtçe-Türkçe ağıtlar, egemen sınıfların yok sayıcı ve düşmanlaştırıcı politikalarına inat, bizlere dillerin, halkların kardeşliğini bir kez daha hatırlattı.

Şairin ”Ölüm adın kalleş olsun” sözleri acımızı kabullenmekten başka bir şansımız olmadığı gerçekliğini hatırlatıyor.

İnsana büyük bir sevgi ve emekle yaklaşmayı yaşam felsefesi yapmış olan Mustafa Torun yoldaşımız mücadelemizde yaşayacak.

Tags: , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑