Hayvan Hakları

Published on Ağustos 11th, 2019 | by Avrupa Forum 14

0

Boğa Ferdinand kurtarılmış çiftlik hayvanları barınağında

2 ay önce barınaktaki ‘Yıldız’ isimli inekten ‘Ferdi’ adında bir buzağısı olan Ferdinand’ın, sağlığının yerinde olduğu belirtildi.

YÜZEREK KURTULMUŞTU


Geçen yıl Rize’nin İyidere ilçesinde bayramın birinci günü kurban pazarından kaçıp denize atlayan bir boğa bayramın dördüncü günü yüzerek geldiği Trabzon’un Sürmene sahilinde bulunmuştu. Daha sonra sanatçı Haluk Levent’in kurucusu olduğu AHBAP Platformu tarafından satın alınarak 29 Ağustos tarihinde İzmir’in Kemalpaşa ilçesindeki Çiftlik Hayvanları Barınağı’na getirildi.

‘Ferdinand’ adı verilen boğa bir yıldır barınakta yaşam sürüyor. Geldiğinde 350 kilo olan Ferdinand, şimdi çiftlik sahibi Sibel Çakır ve ekibi sayesinde 500 kiloya ulaştı. 2 ay önce barınaktaki ‘Yıldız’ isimli inekten ‘Ferdi’ adında bir buzağısı olan Ferdinand’ın, sağlığının yerinde.

“YAVRUSU İLE BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRİYOR”

​Ferdinand’ın kaçtığı günden beri Türkiye’de ve bazı dünya ülkelerinde bir şampiyon, bir kahraman edasıyla anıldığını söyleyen çiftlik sahibi Sibel Çakır, “Gerçekten burada da öyle oldu. Ferdinand’ın kendine güveni geldi, gelişti ve büyüdü. Sağlıklı bir şekilde hayatına devam ediyor. Hatta baba da oldu. Onun için her şey yolunda. Yavrusu ile arada zaman geçiriyor. Ona hiç saldırmıyor da. İlk geldiğinde küçüktü, daha boy da atmamıştı. Şu an için artık erişkin bir boğa. Zaten onu uygun görülen yaşın çok çok altındayken pazara sürmüşlerdi, kurban olmayacak yaştaydı. Şimdi olgunlaştı. Fakat Ferdinand ve onun buradaki hiçbir arkadaşı kurban olarak karşınıza çıkmayacak, onlar bizim çocuklarımız. Hayatlarının sonuna kadar burada yaşayacaklar” dedi.

Aylin Yazan imzalı eski (19 Şubat 2019 tarihli) bir habere göre ise İzmir’deki Angels Farm Sanctuary Türkiye’nin ilk ve şu an için tek olan ‘kurtarılmış çiftlik hayvanları barınağı. Yaklaşık 20 türden 700’e yakın ‘kurtarılmış’ hayvan orada yeni hayatlarını yaşıyor.

Bazıları kesimhanelerden, bazıları kozmetik sanayiinden kurtarılan boğalar, kümes hayvanları, tavşanlar, tecavüze uğramış eşekler, kediler…

“BIZE DELİ MUAMELESİ YAPILIYORDU”

Çiftliğin kurucusu Sibel Çakır, hayatını çiftlik hayvanlarını kurtarmaya adama kararını ilkokul 1. sınıftayken, baktığı kuzunun kurban bayramında kesilmesinin ardından vermiş.

Barınak 23 yıl Ankara’da hizmet verdikten sonra, 2 yıl önce İzmir’e taşınmış.

Çakır barınağı ilk açtıklarında kendilerine deli muamelesi yapıldığını söylüyor ve “‘Bunlar korunur mu? Bunları kes, sat, paraya çevir’ gibi tepkiler alıyorduk. Ama ben yılmadım” diyor.

Barınağın giderleri çiftlikte ve çevredeki dağ köylerinde yetiştirilen organik ürünlerden, Çakır’ın yaptığı tasarım ürünlerden ve az bir meblağ da olsa bağışçılardan karşılanıyor.

Hayatını hayvanlara adamış olan Çakır, hükümetin üzerinde çalıştığı yeni “Hayvanları Koruma Kanunu”nundan da çok umutlu olmadığını söylüyor: “Devlet yetkililerimize her zaman sesleniyoruz, ‘bu ülkede aklı başında birçok hayvansever var. Onlarla oturun, 2-3 gün toplantı yapın, onların fikirlerini alın, sonra bu yasaları çıkartın’ diye. Bu konulardan uzak insanların mecliste toplanıp ‘işte bu böyle olacak, şöyle olacak’ demeleriyle çıkan kanunla da ne yazık ki başarıya ulaşamayacağız.”

Kaynak : Artı Gerçek / BBC Türkçe

Tags: , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑