Kültür Sanat

Published on Mayıs 2nd, 2019 | by Avrupa Forum 7

0

CARAVAGGİO: Kiliseye başkaldıran, isyankar ressam

Milano’da yoksul bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz 5 yaşındayken babasını 19 yaşında iken de annesini kaybetti.1593 yılında Caravaggio kardeşleri ile birlikte Roma’ya gitti. Genç ressam bir süre sonra Milano’da bir usta bir ressamın yanında çıraklık yaparak temel sanat kuramlarını kavradı. Bununla da yetinmeyip Roma’da isim yapmış bir çok ressamın çalışmalarını kopyalayarak resim alanında kendini kısa sürede geliştirdi. Ancak Caravaggio, bu çalışmalarını daha önce hiç görülmemiş bir tarzda yorumlayarak etkisi fark edilir resimlere dönüştürdü. 1500’li yılların Avrupası’nda insanlar sefalet içinde yaşıyor bununla birlikte kanunlar kanun adamları tarafından halka tamamen zorbalık yapma amacıyla kullanıyor, din adamları ise kilisenin egemenliğinde halkı çürütüyordu. Sanatın tek alıcısı olan kiliseler katı kurallı sözleşmeler aracılığıyla dönemin sanatçı ve zanaatçılarını şiddetli bir baskı altında tutuyor ortaya özgün eserler çıkarılmasını engelliyordu. Bu dönemde, sanatla uğraşan hiç kimse kilise tarafından dışlanmayı göze alamıyordu. Caravaggio, kiliseye ve katı kurallarına başkaldırmaya cesaret eden ilk sanatçı olacaktı. Kilisenin kalbine doğrudan giriş yaptığı ilk eseri “Hilekârlar” isimli çalışmasıdır. Bu esere bakan herkes, bu suça ortak olmaktadır sanki. Masum bir genç birazdan sahtekâr kumarbazlar tarafından dolandıracaktır. Resim öylesine çarpıcıdır ki hile yapanla, mağdur kişinin aynı model olduğunu anlamak biraz güçtür. Caravaggio bu eserinde aynı modeli hem önden hem arkadan resmederek iki farklı karakter yaratmıştır. Üçüncü kişi ise masum kurbanın kartlarına bakarak, suç ortağına işaret veriyordur. Bu eserin çarpıcı gerçekliği Kardinal Maria Del Monte’yi bile fazlasıyla etkilemiştir.  

SAKINCALI RESİMLER Konudan figürlere, resimde kullanılacak renklere kadar herşeyin nasıl olması gerektiği kilise tarafından önceden sanatçıya iletilir ve sanatçı büyük bir denetim altında tutulurdu. Kilise, bu genç yeteneği denemek adına Caravagggio’ya resim siparişini verir.Bu kez Aziz Matta resmedilecektir. Kilisenin isteği üzerine Aziz Matta’yı bir varlık olarak tasvir edecek, esere bakanlar kudretin ve ruhani üstünlüğün ne olduğunu anlayacaktı. Ancak Caravaggio tanrıyı gökte değil yerde arayan bir sanatçıydı. Aşağıdaki görselde İlk Matto tablosunu görüyoruz. Tabloda Matta azizden daha çok yaşlı ve öğrenme hevesinde olan bir adama benziyor. Ona okumayı öğreten meleğin ise biraz cilveli olduğunu da.(O dönemin sanat anlayışı dinsel ve mitolojik karakterleri insanlaştırma eğilimindeydi.) Caravaggio’nun bu tablosunda resmettiği meleğin, cinsiyetinin anlaşılmadığını göreceksiniz. Bunun nedeni dinsel figürlerine her iki cinsiyeti de barındıran unsurlar yerleştirmesidir. Yani resime bakan kişi bir kadınsa meleği erkeksi, erkek ise kadınsı görecektir.  


Hristiyanlık, görsel sanatları kullanarak propagandasını yapan bir dindir. Bu eserler kiliselere sunaklara asılacak ve insanlar bu resimlerin karşısında dua edeceklerdir. Dolayısıyla kilisenin dini yayma politikasına uygun olan resimler yapılması gerekmektedir. Kilise ilk şoku atlattıktan sonra Caravaggio’ya aynı konu üzerinde yeni bir çalışma yapmasını ister. Buna göre; Matta daha ulvi bir şekilde resmedilmeli, melek ise cilveli olmamalıydı. Caravaggio istemeyerek de olsa yeni bir resim yapar. Resmin bu ikinci versiyonunda bu kez Matta meleğe bir şeyler öğretiyor gibidir. İlk resme göre ne kadar da samimiyetsiz değil mi? Ressamın keskin ışık kullanımı, gerçeğe daha yakın resmetme biçimi ve konuları oldukça farklı ele alma tarzı, kiliseler için yavaş yavaş tehlike sinyallerinin çaldığına işaretti.

İLK SUÇLARI Caravaggio, kilise için tehlike olmaya başlamıştı. Meryem Ana’nın ölümünü resmederken, nehirde boğulan gerçek bir kadın cesedini mezarından çıkarıp model olarak kullanmıştı. Bazı resimlerinde model olarak fahişeleri kullanmış ve onları Meryem Ana’ya çevirmişti.

Caravaggio, Rönesans’ın aksine insanı tanrısallaştırmıyor, tanrıyı insanlaştırıyordu. Belki de bundan dolayıdır kilise resim siparişlerini artık ona değil, kopyacı sanatçılara yaptırıyordu. Caravaggio ise kendinin amatör kopyalarına verip veriştiriyor onları aşağılıyordu. Sonunda biri onu mahkemeye verdi ve suçlu bulundu. Caravaggio artık tehlikeli bir profil çiziyordu. Roma’nın varoşlarında yaşam savaşı canını sıkan herhangi birini rahatlıkla ölümle tehdit edebiliyordu.

İLK CİNAYET Roma’nın en sevilen hayat kadınlarından olan Leda, Caravaggio’nun gözdesiydi. Resimlerinin çoğunda model olarak Leda’yı kulanırdı. Ancak Leda’ya aşık biri daha vardı, Mariano..Caravaggio tarafından düelloya davet edilen Mariano düello davetini reddettikten birkaç gün sonra sokakta bıçaklı bir saldırıya uğrayarak öldürüldü. (6 Mayıs 1606) Cinayetin failinin kim olduğu konusunda hiçkimsenin bir şüphesi yoktu. Bir süre sonra yine bir kadına olan aşkı nedeniyle Ranuccio Cinayetin failinin kim olduğu konusunda da hiçkimsenin bir şüphesi yoktu. Bir süre sonra yine bir kadına olan aşkı nedeniyle Ranuccio Tomassoni adında bir adama meydan okudu. Ve girdikleri düelloda Tomassoni’yi vahşice katletti. Caravaggio artık Roma’da başına ödül konulmuş aranılan bir katildi. Bu nedenle Roma’da daha fazla kalamazdı. Sürgün yeri olan Malta’ya kaçarak San Juan Şövalyeleri’ne katılmayı başardı. Bundan böyle burjuva sınıfından oluşan San Juan Şövalyeleri’nin koruması altında olacaktı. Aslında böyle bir berduş ve katilin San Juan Şövalyeler’ine katılması söz konusu dahi olamazdı. Fakat dünya, Caravaggio’nun adını damgasını vurduğu yeni sanat anlayışı olan Barok’u çoktan duymuştu. İnsanlar ona saygı duyuyordu. Ne var ki Caravaggio artık eli kanlı bir katildi. Burada da rahat durmayacak şövalyelerden birini öldürecek ve hapse atılacaktı. Bir mucize eseri hapisten kaçmayı başaran Caravaggio, kendisi ve çalışmalarını Sicilya’ya götürecek bir gemiye bindi. SON BAŞYAPIT Resimde gördüğünüz Canavar Golyad’ın kellesini eline almış kahraman Davud’un resmidir. Başı kesik canavar olarak resmedilen yüz ise Caravaggio’nun kendi yüzüdür. Sanatçı bu konu üzerine yaptığı resimlerin bir çoğunda kesik kafa olarak kendi portresini kullanmıştır. Bu resminde vermek istediği mesaj; başına ödül koyan Roma’ya kendi elleriyle başını teslim etme tavsiriyle affedilmek istediğiydi.

Caravaggio artık Napoli’dedir, fakat kimse onu büyük bir yetenek olarak görmüyordur. Birgün meyhane çıkışında bir saldırıya uğrar ve ağır bir şekilde yaralanır. Bugün bile halen azmettiricisinin kim olduğu bilinmemektedir. Şövalyeler mi yoksa Caravaggio tarafından öldürülen kişilerin yakınları mı? Planlı bir şekilde gerçekleşen bu saldırının ardından mucizevi bir şekilde hayatta kalan ressam artık evine dönebilir ve yeni bir hayata başlayabilirdi. Roma’ya ulaşmak için denz yolunu kullanan Caravaggio çalışmalarını ve kendisini götüren gemiye bindi. Kötü günlerin sonuna gelmiş, pişmanlık ve acı ile geçen sürgün artık bitmişti. Palo Laziale yakınlarında karaya inip elindeki belgelerin geçerlilik sürelerini kontrol ettirmesi gerekiyordu. Fakat görevliler affedildiği haberini almamış ya da başka bir suçluya benzettikleri için onu yeniden hapse attılar. Bir süre sonra Roma tarafından affedildiği ortaya çıkan Caravaggio serbest bırakıldı. İçinde çalışmalarının bulunduğu gemi çoktan yola çıkmıştır. Caravaggio binemediği gemiyi yakalamak için yollara düşer ve çok geçmeden de bataklık bir arazide sıtmaya yakalanır. Yakınlardaki bir hastaneye yatırılır, fakat durumunun ağırlaşması nedeniyle öldüğü düşünülmektedir. Bir rivayete göre de, Porto Ercole’de gemisine ulaşamadan, ordaki askerlerle bir sorun yaşadığı ve orada öldürüldüğü söylenmektedir. Sanatı ile dünyayı sarsmaya devam eden Caravaggio’nun ne şekilde öldüğü bugün bile bir sırdır. Bununla birlikte yeryüzünde sanatla uğraşıp Caravaggio’ya hayran olmayacak birini bulmak ise oldukça zordur.


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑