Alevilik

Published on Aralık 13th, 2018 | by Avrupa Forum 3

0

Elektrik faturasını Diyanet, asimilasyonun faturasını Aleviler öder – Gülfer Akkaya

Geçtiğimiz günlerde mahkemeden cemevlerinin elektrik faturası ile ilgili karar çıktı.

“Mersin’in Tarsus ilçesindeki Cemevlerinin, diğer ibadethaneler gibi elektrik muafiyeti kapsamına alınması için 2 yıl önce açılanan davada mahkeme Yenice Sıdkı Baba Cemevi’nin elektrik faturasının Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ödenmesine karar verdi.”


Kararda bir ayrıntı var, cemevlerinin elektrik faturalarının da diğer ibadethaneler gibi muafiyet kapsamına alındığını…

Bu kararla cemevleri ibadethane olarak kabul mu edilmiş oluyor? Kararda bu kısım net değil. Muaf edilmekle beraber kim ödeyecek o faturayı sorusunun cevabı Diyanet.

Açıkçası mahkemenin bu kararının gerçek amacı konusunda şüphelerim var. Burada amacın başka olduğunu düşünmeden edemiyor insan.

Özellikle son birkaç yıldır adeta uçuşa geçen Diyanet bütçesine karşı eleştirilerin, itirazların yükseldiği sır değil. Yanı sıra Diyanet başkanına geçilen kıyaklar, sunulan lüks tüketim cabası.

Bu kararla Diyanet’e ve onun bütçesine en üst perdeden itiraz eden Alevilere sus payı mı verilmek isteniyor sorusu akıllara gelmiyor değil. Aynı zamanda bu hamle ile Diyanet, halkın vergilerinden oluşan haksız bütçesini aklamaya çalışıyor. Bunun için Alevileri kullanmaktan çekinmiyor. Nasılsa kanunsuzluk zamanın kanunu. İktidar “Bir süre öderim faturaları, sonra kesirim” diye düşünmüş olabilir. Ki bu da kimseyi şaşırtmaz herhalde.

Yeni seçim yatırımı

O bir süre de seçim yatırımı. Kapıda seçimler var, Alevilerden oy alması lazım. Çokça sıkışık bir dönemden geçiyor. Ne yapacak? Demokratikleşip inançlara saygı duyup eşit görecek değil ya. Parayla oy satın almaya çıkacak.

Kaldı ki faturaları ödemeye devam edecek olsa bile, 100 bini aşkın camii bir o kadar kuran kursunun yanında sayısı yüzlerle ifade edilen cemevlerinin elektrik faturası nedir ki Diyanet için?

Ama durum Aleviler için “elektrik faturasının ödenmesi meselesinden” çok daha derin ve tehlikeli.

Aleviler için bu karar ilkesel ve AKP’nin asimilasyon politikasının parçası olma açısından sorunlu.

İlkesel olarak Alevilerin cemevlerin faturalarını Diyanet’in ödemesi talebi olmamalı. Bu yanlış ve Aleviler açısından sakıncalı taleptir. Aleviler inancın siyasallaştırılmasına karşı durdukları için bugüne dek devletten herhangi bir konuda yardım-destek talep etmediler, kendi inançlarını kendileri yüklendiler, bugünlere getirebildiler. Din işlerine devletin karışmasına karşı mücadele ettiler hep. Bu yüzden Diyanet’e dair Alevilerin tek talebi Diyanet’in lağvedilmesi olabilir. Ki yıllardır Aleviler bunu talep ediyorlar.

Aleviler, devletin din alanında tüm inançlara eşit mesafede olmasını talep eder, onları özellikle para gibi güçlü bir araçla denetim altına alınmasına karşı çıkar. Bugüne dek bu çizgide durdular.

Dedelere maaş konusu da bu açıdan önemli. Seçimlere giderken elektrik faturasını ödeyeceğiz diyen Diyanet aracılığı ile AKP dedelere maaş vereceğini de açıklayabilir. Malum AKP toplulukları maddi temennilerle çevresinde konumlandırmayı “ustaca” uygulayan bir iktidar. Ancak burada da 300-500 dedeye maaş bağlanırken toplumu, yaşamı sürekli olarak İslamileştirmek için çabalayan 150 bin Diyanet kadrosu gözden kaçırılmamalı.

Alevilerin bu siyasi oyunları görüp orada ilk önce inançlarının asimilasyonunu hedefleyen bu taktiklere doğru karşılıklar vermesi gerekir.

Mesele maddi değil

Yenice Sıdkı Baba Cemevi’nin açtığı davayla aslında büyük bir tarihsel kazanım elde edilmiş oldu. Asıl kazanım elektrik faturasını Diyanet’in ödemesi değil, Alevilere yönelik ayrımcılığın hukuken kayıtlara geçmiş olmasıdır. Aleviler hukuken haklı olduklarını bir kez daha ispatlayan bu karara rağmen ibadet yerleri olan cemevlerinin faturalarını kendileri üstlenmeye devam etmeli. Meseleyi “maddi” bir zemine hapsetmek isteyen AKP mahkemelerinin bu kararına karşı, maddi değil ilkesel, politik bir duruş gösterilmeli.

Zaten bu karar, devletin bugüne dek inançlara eşit durmadığının ispatı olarak çoktan tarihteki yerini aldı.

Aleviler “devlet inanç işlerinden elini çeksin” yaklaşımlarına sadık kalmalı ve ne kendi inançlarının, ne de başka inançların inanç mekanlarının halkın bu kadar tepki ile karşıladığı devasa bütçeye sahip bir kurum tarafından ödenmesine razı olmamalılar.

Aleviler her gün daha da yoksullaştırılan halkların hakkı olan toplumsal gelirin, halkı kin ve nefrete teşvik eden bir kuruma verilmesini de, o kurumun varlığını da kabul etmemeli.

Alevi kadın ve erkekler 2019 yılı bütçesinden Diyanet’e ayrılan yüzde 10.4 milyar liralık bütçenin kadınlara ve çocuklara karşı politikalar üreten Diyanet’e değil, erkek ve siyasal İslam’ın saldırıları altında iyice zor duruma düşürülen… Cinsiyetçi devlet ve AKP iktidarı üzerine düşeni yapmadığı için yaşamı elinden alınan, sakat bırakılan, işsizleştirilen, yoksullaştırılan kadınlara ve kadın kurumlarına verilmesini talep etmeli.

Eğer Alevi toplumu kadın ve erkek eşitliğine inanıyorsa, eğer Alevi toplumu rızalık ilkesinden geriye adım atmıyorsa, eğer Alevi toplumu hala demokratik ve kolektif değerlere inanıyorsa halktan zorla, halkı aç bırakma pahasına toplanan vergilerin böyle keyfi dağıtılmasına karşı “bana da” demez. Aksine bunca haksızlığın ortasında kendisi gibi dışlanan, ötekileştirilen, asimile edilen, bedeni, emeği ve kimliği sömürülen kesimlerle yan yana durur.

Haram Lokma

İşçilerin, kadınların, çocukların, sakatların, işsizlerin hakkı olan toplumsal gelire el koyanların uzattığı kırıntıya tenezzül etmez.

Eşitlikçi bir toplum hayalinin teorisini ve pratiğini kuran Baba İshakların, Pir Sultan’ın, Kadıncık Ana’nın, Hace Bektaş Veli’nin, Börklüce’nin, Zarife Hanım ve Alişer’in torunlarına bu yakışmaz.

Aleviler bulundukları her coğrafyada saygı görüyorlarsa böyle bir duruşa sahip oldukları içindir.

Aleviler kazandıkları bu davayı böyle ele almalılar.

Alevlerin AKP’den talebi olmayacak mı? Olacak elbet.

Madem AKP mahkeme kararlarına saygı duyuyor, öyleyse defalarca kazanılan Alevi çocuklarının din derslerine muafiyet kararını uygulasın.

Madem AKP mahkeme kararlarına saygı duyuyor, öyleyse acilen AİHM’im cemevlerini ibadet yeri olarak kabul ettiği karaları uygulasın.

Bu mahkeme kararlarını uygularsa Aleviler açısından epey yol alınmış olacak. Zaten bu sorunların kaynağı bizzat AKP’nin cemevlerini ibadethane kabul etmemesi değil mi?

Bu kararları uygulamak yerine sadece Diyanet bütçesinden elektrik faturalarını ödemeyi kabul etmesi cemevlerini Diyanet’in parçası gibi göstermesi ve Diyaneti de cemevlerinin içine sokması demek olacak. Bu da AKP’nin asimilasyon politikalarının karşılık bulması anlamına gelecek, sıradaki asimilasyon politikaları için ellerini güçlendirecek.

Kısaca Aleviler bu kararı Diyanet üzerinden kabul ederse hesap ortada. Elektrik faturasını Diyanet, asimilasyonun faturasını Aleviler öder.

13.12.2018

Tags: , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑