Yazarlar

Published on Aralık 1st, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

Fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar her şey emeğin olacak – Zeynel A. Göçer

Yazının başlığında öne çıkarttığım bu slogan, Teslim Töre, dolayısıyla da TKEP ( Türkiye Komünist Emek Partisi ) tarafından yaratılmıştı. Bugün kamuoyuna mal olan bu slogan, 80 yıllık ömrünün en az 60 yılını halkların özgürlük, demokrasi, devrim ve sosyalizm mücadelesi vererek geçiren Teslim Töre’nin 24 Kasım 2019 tarihinde yaşama gözlerini yummasından sonra ilk defa bu kadar farklı siyasi yapılanmalar ve kitleler tarafından kabul gördü.

“Fabrikalar tarlalar siyasi iktidar her şey emeğin olacak “sloganı, üretenin de, yönetenin de işçi, emekçi geniş halk yığınları olması gerektiğini işaret ediyor.


Burjuva siyasetinin dışında, sosyalist bir mücadele stratejisi hedefi içinde bulunan siyasi iddia sahibi kişi ve organizasyonların mücadele tarzları da, attıkları slogan da, siyasi misyon ve hedeflerine uygun olmak zorunda. Deyim yerindeyse, teori ve pratiğin uyumlu olması gerekir. Kullanılan jargon ve atılan sloganlar o kişinin ve yapının siyasal kimliğinin bir prototipini oluşturur.

Teslim Töre ve onun en yakın arkadaşlarından biri olan Merkez komite üyesi Abdullah Karabulut (Uzun Doktor,Yusuf Ali ) gibi komünistleri diğerlerinden ayıran temel özelliklerinden belki de en önemlisi yaşamlarının son anına kadar halkların toplumsal kurtuluşu için ailelerini, çocuklarını dahi geride bırakarak yaşamlarını devrimci mücadeleye adamış olmalarıdır.

Theodor Adorno ‘nun “yanlış bir hayat doğru yaşanmaz “ tespitinden hareketle yanlış strateji veya daha ufak düzlemde, kimi yanlış tespit ve uygulamaların da doğru ve pozitif düzeyde karşılık bulmayacağı aşikar.

Dolayısıyla, gerek Bern ‘de gerekse de İstanbul’daki cenaze töreninde geniş kitlelerce sahiplenen “Fabrikalar tarlalar siyasi iktidar her şey emeğin olacak” sloganı, siyasal hedef anlamında karşılığı olan bir belirlemedir.

Peki her doğru belirleme ve tespit toplum tarafından hak ettiği karşılığı buluyor mu?

Galile‘nin dünya yuvarlaktır tespitine karşılık ,canı ile ödemiştir ama, dünyanın yuvarlak oluşuna ve dönmeye devam etmesi de Galile’nin haklılığının göstergesidir. Yani doğru tespit, kendi dönemi içerisinde hak ettiği değeri bulmasa da zaman içerisinde hak ettiği yeri alıyor.

Teslim Törenin Kürt kimliği

Teslim Töre Malatya Akçadağlı bir Kürt’tü. Ama O Kürt ve Türk halklarının ortak mücadelesinin gerekliliğinden hareketle, bu yönde bir mücadele perspektifi geliştirmeye çalıştı. Aynı zamanda Kürtlerin ayrı bir ulus olmaktan kaynaklı ayrı örgütlenmesinin de gerekliliğinden hareketle KKP’nin (Kürdistan Komünist Partisi) kurulmasının zeminine ciddi katkı sundu.

Kanaatim; Teslim Töre başından itibaren bugüne kadar içinde yer aldığı siyasi yapılanmalarda değil de, bir Kürt siyasal partisinin içinde yer alsaydı, ulusal ve sınıfsal mücadeleye bu kadar faydalı olamazdı.

Dolayısıyla onun Kürt coğrafyasında doğmuş olmasına rağmen, daha çok Türk ve Kürt halklarının ortak örgütlenmesinden yana tavır alması mücadelesine zarar vermedi. Bilakis her iki ulusun sosyalist değerlerinin buluşmasına ciddi katkı sundu.

Teslim Töre yoldaşın sık sık vurguladığı “momenti yakalamak” deyimi, bir diğer anlamda subjektif çaba ile objektif koşulların buluşmasıdır.

Yıllarca sol-sosyalistlerin birliği için, enternasyonalist kişiliğine de uygun davranarak, anti- kapitalist çaba söylem ve eylem içerisinde oldu. Bu çabalara kimi yapılanmalar tarafından burun kıvrıldı ama gelinen aşamada bir çok siyasal yapılanma özeleştiri içerisinde bunun ezikliğini yaşayarak dile getirmekte.

Teslim Töre ve yoldaşlarının Türkiye ve Kürdistan sosyalistlerine bu anlamda bile olsa ciddi bir katkı sundukları aşikar.

“Ben” merkezci, az olsun benim olsun yaklaşımı içinde bulunan kimi sol yapılar 1980 öncesi de terazinin topuzunu o kadar kaçırmıştı ki, devlete, faşist odaklara, insan ve doğa düşmanı kişi ve kurumlara yöneleceğine, diğer sosyalist yapı ve bireyleri hedef haline getirmişti.

Ne olduğu neye ve kime hizmet ettiği belli olmayan bu sorumsuz yaklaşımlarla yüzleşmeyen siyasal yapılar, 1980 darbesinden sonra 39 yıl geçmesine rağmen halen kitleler açısından güven tazeleyememişlerdir.

Teslim Töre ve TKEP geleneği eli sosyalistlerin kanına değmemiş sayılı örgütlerden biridir. Nice insan gerek grupsal, gerekse de tekil olarak ayrılmasına rağmen, TKEP geleneği yoldaşlarına yan gözle bakmamıştır. Bu yönüyle de sosyalistlerin örnek alacağı yapılardan biridir.

TKEP geleneğinin yetiştirdiği bir çok kadro ve isim Türkiye ve Kürdistan siyasetine yön veren öncü kadrolar düzeyindedir. Bu da başka bir gurur ve onur duyulacak övünç kaynağıdır.

Teslim Töre’nin gerek İsviçre’nin başkenti Bern’de, gerekse de İstanbul’daki cenaze töreninde öne çıkan ana mesaj kanımca; siyaset sosyolojisinin gereği, gelinen değişim ve dönüşümüne uygun davranmanın gerektiğinin bilince çıkarılmasıdır.

Sosyalistler farklı görüşlere sahip olsalar dahi, ortak hedef ve amaçta güç birlikteliklerinin kaçınılmazlığı dün olduğu kadar bugün de kendisini dayatmaktadır.

Zeynel A. Göçer

30.11.2019

Tags: , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑