Yazarlar

Published on Ocak 25th, 2020 | by Avrupa Forum 2

0

Gece düşen deprem çığlığı – Hilmi Toy

Güne açılan pencereden başlıyor hayat. Yollarda sis, zamanda yolculuk, aklımda binbir fikir.

Deprem vurdu memleketin üçte birini dün gece. Evleri, yolları, dağı taşı sarsmadı sadece, insanları, insanlığı da sarstı.


Bu düzenin, bu vahşi sistemin doymak bilmez kar hırsı için doğayı tahrip edip yağma talan edilmesine sert tepki verdi deprem. Doğanın dengesiyle oynamanın sonucuna bir tepki, bir yanıttır. Depreme dayanıklı olmayan çarpık yapılanma da bunu tetikliyor. Dağları, taşları oyup, taş ocakları, maden ocakları açmanın, dereleri kurutup barajlar kurarak santraller yapmanın sonuçlarına doğanın kanunu bu, tepkisini verir. Ateşle, suyla, depremle oynanmaz.

Ne yazık ki, depremden en çok zararı ve kaybı işçisi, emekçisi, yoksulu görüyor, zengine bir şey yok. Doğayı tahrip edenler, doğayla oynayıp dengesini bozanlar, depreme dayanıklı yapılanma yapmayanlar yine en az zararla atlatıyor depremi. Depreminde adaleti yok. Depreminde terazisi bozuk.

Korku, panik, kaygı ve telaş içinde bir gece geçirdi memleketin üçte biri dün gece. Zemherinin ortasında buz kesen soğukta sabahladı çoğu. Kapılarını ölümün çaldığı insanlar yüreklerini dağladı. “kimse yok mu?”, “ses, ses” sesleri duyulmak istendi gece boyu. Geceyi uykusuz geçirdi halkımız. Geceyi kaygılı yaşadı.

Gecenin deprem sancısında doğdu gün bugün. Gün depremle başladı. “düşmüşte gölgesi, çökmüşte sisi, şu karşıki dağlar anayurdumdur. Genç idi, tez idi, sıra bilmezdi, bize bu ateşten çokça pay düştü”. Sıra bilmeyen, zaman bilmeyen, kar kış demeyen depremden bize yine çokça pay düştü. Çokça geçmiş olsun kardeşler, çokça geçmiş olsun dostlar. Halkların acısını en iyi ve en güzel yine halkların dayanışması sarar.

Güne dayanışmanın güzelliği, dayanışmanın inceliği düşsün.


Tags:


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑