fbpx

Yazarlar

Published on Temmuz 10th, 2020 | by Avrupa Forum 3

0

Gezi Gülüşlü Çocuk! – Hilmi Toy

Asi Şehrin Asi Çocuğu Gezi Gülüşlü Ali İsmail Korkmaz’a…

Altı yıl önce bugün yazmıştım. Aile ziyareti için Hatay – Samandağ’daydım. ‘Evvel Temmuz’ festivali vardı Samandağ sahilinde. Ve festival kapsamında bir çok kültürel, sosyal, siyasal panel, söyleşi programlar vardı. Ortadoğu üzerine panelde Yazar Faik Bulut ile ilk orada tanışmıştık. Filistin’in efsane kadın gerillası Leyla Halid ile de tanışmak, güne hatıra fotoğrafı bırakmakta orada oldu ilk kez. Altı yıl önceydi bugün. Ali İsmail adına ailesinin ve dostlarının çabasıyla ‘Ali İsmail Vakfı’ kuruluş çalışmalarının müjdesini de orada almıştım. Altı yıl önce söze “Bir yıl oldu hainler, katiller hayattan kopardılar onu. Dallarını kırdılar körpe fidanın.

O şimdi 19 yaşında. Yedi yıl oldu aramızdan kopardılar. Insanı, insanlığı utandıran eller. O hep 19 yaşında. Güzel gülüşlü çocuk. Gezi gülüşlü çocuk. Ne kadar da çabuk geçti zaman. Bekledik, gözledik, gelmedin, geziciler özledi, biz özledik. Çıka geldi bir yıl, tarihin yıl yaprağını çevirdi” diyerek başlamışım. 

Şimdi 7. yılındayız. Yürekte acımız kaldı geride, bilinçte öfkemiz. Yine de Anılara kapanmayacak gözlerimiz. Düşlerimizi çalamayacaklar bizden. Umutlarımızı asla! 

Bugün günlerden Ali İsmail, korkmazlığı yazıyor adını. Yüreği avuçlarında bir Arap uşağı. Adaleti bu dünyanın, adaleti bu sistemin. Sen ‘Vurmayın ölüyorum!’ dedin 7 yıl önce ara bir sokakta, Amerika’da George Floyd ‘Nefes alamıyorum!’ dedi cadde ortasında. Genç ölümlere yoldaş oluyor insanlarımız. Nevin Koçoğlu’nun dediği gibi genç ölümler için ‘avucunda su taşıdı kuşlar’. Bir baştan bir başa genç ölümler mezarlığı “Kahramanlık destanı” yazanların ellerinde memleket. Adaleti, güvenliği, güvenilirliliği bu kadar bu dünyanın. 

Dün olduğu gibi bu günde Anaların gözleri yaşlı, ama yaslı değil. Anaların öfkesi dinmez, ama umutsuz değil. Günler sahibsiz değil, analar adaletin nöbetinde, avukatlar savunmanın adalet nöbetinde, mesleğin onurunu savunuyorlar, günlerin sahibi olarak sorarlar birgün. Kanayan yaraları sarılır o gün. Çünkü, yarın başka olacak mutlaka. Tarihin hükmünü yarınlar yazacak. 

“Çocuklar uyurken susulur, vurulurken, ölürken değil” demişti bir bilge insan. Susmanın günü değil, adalet için, adaletli olmak için. Onurlu olmak için susmanın günü değil. Gezi’den dünyanın tüm ezilen halklarına, işgal ve imhaya, yokluğa yoksulluğa, her türden ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı mücadele edenlere, direnenlere bir el uzatmalı şimdi. Dayanışmanın inceliği gösterilmeli bugün.

10 Temmuz, Bugün günlerden Ali İsmail, o hep 19 yaşında. “Büyümez ölü çocuklar” demişti Nazım Usta. Büyümez Aliler, ama hep yaşarlar umutla, özlemle mücadelemizde.

Yaşa be çocuk, yaşa hep 19 yaşında. Uyandır senden büyükleri, uyandır senden küçükleri. Düşmanı utandir.

Altı yıl önce yazarak seslenmiştim sana. “Birinci yılında Hatay’dayız Ali’m. Sana geldik bizde ailecek. Büyük bir aileydik Hatay Amfi Tiyatro’da. Tıklım tıklım her yaştan, her cinsten, her kesimden binlerce insan. Bugün günlerden Ali İsmail, anısına kalkıyor ellerimiz yukarı, yumruklarimiz sıkılı. 

Birinci yılında Hatay’da anma gecesindeyiz Ali İsmail’in. ‘Ali İsmail Vakfı’nın kuruluşu duyuruluyor. Ailenin onurlu duruşunu, çabasını ayakta alkışlıyor insanlar. Böylece Geceyi gündüz eyliyorsun Ali’m. Aileleriniz gelmişti her biri bir mücadelenin kardeş şehrinden. Analar, babalar çok vakurdular sahnede. Onurla dimdik ayakta durdular. Sözleri sese, sesleri söze yol açtı. Binler ayakta alkışladı, selamladı önce sizleri sonra ailelerinizi. Gururla andılar adlarınızı. Katlinize sebeb olanları lanetlediler hep birlikte. Asi kentin asi çoçukları, Asinin yiğitleri binler olup gelmişti. Hüzün vardı gecede, duygu yüklüydü”.

Gecede siz vardınız, gecede özlem, gecede direniş. Anılan kendi direnişimizin generalleriydi. Aklıma Filistin intifadasındaki İsrail siyonistlerinin işgaline karşı taş atan Filistinli çocuklar geldi. Yaser Arafat onlar için ‘Taş Generaller’ demişti. Direniş Generalleri. Sizin gibi.

ocukların Aziz Dedesi, Aziz Nesin bir şiirinde “Ölsemde çocuklar, çok ölsem de size ölüm hiç kalmasa” diye yazmıştı. Evet ölüm bitsede şu memlekette, ölüm kalmasa asi yüreklilere. Gecede şiir vardı kendi dilinden Alim, gece de türkü vardı senin dilinden. İlle de umut vardı gecede, ille de direnç vardı genç yüreklerle… Derler ya hani ‘kimi ölür toprağa gömülür, kimi de yüreklere’. Sen ve senin gibiler yüreklere gömülüp yaşayansınız. Çünkü “Bir çocuğun gülüşünü görüyorum nereye baksam” Turgut Uyar’ın dediği gibi Gezi gülüşlü Ali’m. Sezai Sarıoğlu yazmış senin için, senin dilinden; ‘Hiç uzağa gitmedim, ölüm çalmadı beni… Birbirimizi hatırlayalım, iyileştirici olalım’ diye. Hatırlatan bir Gezi’sin, iyileştiren bir Gezi sen ve senin gibiler bu halkın bağrında alnında bordo gül taşıyarak. 

Gündüzü geceye yol eyliyorsun. Yürüyoruz kol kola birlikte. Anılarınız yolumuza ışık bilesiniz.

Tags:


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑