fbpx

İlerici Enternasyonal

Published on Mayıs 30th, 2020 | by Avrupa Forum 2

0

Görevimiz makineyi işlemez hale getirmek – Arundhati Roy

Hindistanlı yazar, gazeteci, eylemci ve İlerici Enternasyonal’in de Konsey üyesi olan Roy’un Covid-19 ve süper-gözetim devleti üzerine yazısı:

Korona virüs salgını kapitalizm makinesini gıcırdayarak duraklama noktasına getirdi.

İnsan soyu kısa süreliğine hapsolur ve hatta Kuzey kutbu üzerindeki ozon tabakasında rekor büyüklükte bir delik açılırken, dünya bize iyileşme yeteneğinin işaretini verdi. Hastalık ve zayiat anlarımızda bile onun sahneye koyduğu gösteri karşısında müşterek nefesimizi hayranlıkla tutmaktan kendimizi alamıyoruz. Fakat tüm bunlara son verecek planlar hazırlanmakta. Örneğin Hindistan’da, tam da şu son birkaç gün içinde, bir kaplan koruma alanının büyük bölümü onlarca milyon Hindu hacıyı çeken bir dini toplantı (Kumbh Mela) için devredilmek üzere. Assam’daki bir fil koruma alanı kömür madenciliği için tahsis ediliyor ve Arunachal Pradesh’teki binlerce dönümlük el değmemiş Himalaya ormanı yeni bir hidroelektrik barajının gölü için suyla doldurulmak üzere işaretlendi. Bu arada ABD Başkanı Trump da, altta kalacak değil ya, ayda madenciliğe izin veren bir başkanlık kararnamesi imzaladı.

Korona virüsünün insan vücuduna girip mevcut hastalıkları ağırlaştırmasına çok benzer bir şekilde, o [kapitalizm] da ülkelere ve toplumlara girerek yapısal sakatlık ve hastalıkları büyüttü. Adaletsizliği, mezhepçiliği, ırkçılığı, kastçılığı ve hepsinin ötesinde de sınıf eşitsizliğini derinleştirdi. 

Yoksulların acısına kayıtsız kalmış ve hatta bu acıyı arttırma yönünde işlemiş olan devlet yapıları şimdi yoksullar arasındaki hastalığın zenginler için de sahici bir tehdit oluşturduğu gerçeğini ele almak zorunda. Şu an itibarıyla hiçbir güvenlik duvarı yok. Ama yakın zamanda bir güvenlik duvarı ortaya çıkacak. Belki de aşı biçiminde. Güçlü olanlar kalabalığa dirsek atarak musluğa doğru ilerleyecek ve eski oyun -en zenginlerin hayatta kalması- tümüyle yeniden başlayacak. Halihazırda dünya tahayyül edilemeyecek ölçekte iş kayıplarına tanık oluyor. Bunu Uluslararası İşçi Bayramı’nda, Chicago’daki Haymarket Katliamı’ndan ve işçilerin 8 saatlik işgünü mücadelesinden 131 yıl sonra yazıyorum. Bugün Hindistan sanayii, işçi haklarından geriye kalan çok az şeyi de ortadan kaldırsın ve 12 saatlik işgününe izin versin diye hükümete baskı yapıyor.

Tam da şu anda, hepimiz tecritteyken, onlar satranç taşlarını oldukça hızlı oynatıyor. Korona virüsü otoriter devletlere bir hediye gibi geldi. Ülkeden ülkeye -Bolivya, Filipinler, Hong Kong, Türkiye, Hindistan- hükumetler bu tecriti eleştiricilerine karşı harekete geçmek için kullanıyor. Hindistan’da hükümet karşıtı protestoların başlıca simaları olarak görülen öğrenciler, aktivistler, akademisyenler ve hukukçular kendilerini yıllarca cezaevinde tutabilecek zalimane bir anti-terör yasası uyarınca tutuklanmakta. Hükumetin Hindu milliyetçisi gündemine hizmet etmiş olanlar ise, işledikleri suçlar ne kadar vahşi ve korkunç olursa olsun, terfi ettirilmekte, pohpohlanmakta ve kayırılmakta.

Küresel salgınlar yeni değil. Ancak Dijital Çağ’da bu bir ilk. Ulusal düzeydeki otoriterler ile uluslararası felaket kapitalistleri ve veri madencileri arasıda bir çıkar yakınlaşmasına tanık oluyoruz. Burada, Hindistan’da, her şey hızla olup bitiyor. Facebook, Hindistan’ın en büyük cep telefonu ağı olan Jio’yla anlaşma imzalayıp şirketin 400 milyonluk WhatsApp kullanıcı tabanına ortak oldu. Bill Gates, her ne protokolü için kollar sıvandıysa şüphesiz ondan kâr yığmayı umarak, Başbakan Modi’ye övgüler yağdırıyor. Modi’nin tavsiyesi ile gözetim/sağlık uygulaması Arogya Setu şimdiden 60 milyonu aşkın kişi tarafından indirilmiş durumda. Kamu çalışanları için zorunlu kılındı zaten. Devlet memurları ayrıca, kamu denetimine tabi tutulmayacak gizemli PM CARES Fonu’na bir yevmiyelerini bağışlamak zorunda bırakıldı.

Korona öncesinde Gözetim Devletine doğru uyurgezer bir şekilde gidiyordu isek, şimdi her şeyden -mahremiyetimizden, haysiyetimizden ve bağımsızlığımızdan- vazgeçmemizin, denetlenmeye ve mikro ölçekte yönetilmeye izin vermemizin istendiği bir süper-gözetim devletinin kollarına doğru panik halinde koşuyoruz. Hemen harekete geçmezsek, tecrit kaldırıldıktan sonra da sonsuza dek hapsedileceğiz.

Bu makineyi nasıl işlemez hale getiririz? Görevimiz işte budur.

Kaynak: Progressive International (11.05.2020)

Çeviren: Mehmet Ali Ayan

Tags: , , , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑