Yazarlar

Published on Eylül 8th, 2019 | by Avrupa Forum 2

0

Hitler Hristiyan, Erdoğan Müslüman değildir! – Gül Güzel

İnsanlar acaba inançlarına layık olabiliyorlar mı diye çok defa kendimize sorarız. Aynı Adolf Hitler, Recep Tayyip Erdoğan ve benzerleri gibi…

Bu yıl (2019) 1 Eylülde Dünya Barış Günü, milyonlarca insanın çeşitli merkezlerde yaptığı eylemlerle kutlandı. Sokaklardan yükselen ‘’BARIŞ’’ çağrılı sesler her senekinden daha güçlü ve gürdü. Çünkü dünya barışı, kapitalist emperyalizmin ve dikta rejimlerin sömürü savaşları eşliğinde can çekişiyor. Bu yüzden, savaşlara karşıt duruş ve savaşları yürütenlere dair protestolar oldukça anlamlı. Barış talepleri yerindeydi. Ancak savaş karşıtı söylemler, eleştiriler sokak eylemleriyle sınırlı kalmadı. Birçok medya programına katılanların da bu konuda ilginç değerlendirmeleri oldu. Şöyle ki; Alman Hıristiyan inanç temsilcileri de bu tartışmalarda oldukça yeni söylemler ve değerlendirmelerde bulunmaktan çekinmediler. Hitler’in yapmış olduğu katliam ve Polonya’ya saldırarak, 2. Dünya savaşının başlamasına neden olmasını şöyle izah ettiler: “Hitler, Hıristiyan olamaz. Hıristiyan inancımıza göre, savaş başlatmak, işgal etmek, zehirli gaz kullanmak, insanları yakmak, soykırım işlemek suçtur, günahtır. Bunu yapan Hitler asla Hıristiyan olamaz, değildir. Zaten Başkan olduktan hemen sonra 1933’te Kilise üyeliğinden çıkarak, kilise vergisini dahi ödemedi. Aynı şekilde 1935’te Almanya Başkanı olarak yaptığı açıklamayla kendini bütün vergilerden muaf tutarak, ülkesine kazancının vergilerini de ödemedi. Bütün bu nedenlerden dolayı Hitler Hıristiyan değildir, olamaz!’’. Hıristiyan âlemi bu söylemlerle kendini arındırmaya çalışırken, neyi ima ediyor acaba? Peki, bu durumda sormak gerekmez mi; Hitler Hıristiyan değilse, nedir?, Müslüman mıydı? Kastedilmek istenen bu mu?


Erdoğan’ı İslam âlemine sormanın zamanı gelip, geçmiyor mu? Hıristiyan kilisesinin soykırım işleyen Hitleri ret etmesi beraberinde İslam inanç önderlerine şu soruyu getirmiyor mu? ‘’Erdoğan acaba Müslüman mı?’’ Hitler kadar katliam ve soykırım suçu işleyen Erdoğan’ın Hitler’den farkı ne? Müslüman olması mı? O zaman Hıristiyan âleminin Hitler’i ret etmesi gibi İslam aleminin de Erdoğan’ı ret etmesi gerekmez mi? İslam inancına göre de İnsanları katletmek, canlılara zarar vermek, tabiatı tahrip etmek günah değil, mi? O halde İslam âlemi, Erdoğan’ı ne zaman eleştirecek?’ “Erdoğan işlediği bu kadar katliamdan dolayı Müslüman değildir, olamaz’’ diyecek mi? Erdoğan’ın İktidara geldiği 2002 yılından beri bütün Kürdistan coğrafyasında işlediği katliamlar, Hitler’in Yahudi’lere yaptığından eksik kalır bir tarafı var mı? Yoksa İslam inanç önderleri Erdoğan’ı bu şekilde eleştiriyorlar da, bizler mi duymuyoruz?…

Öte yandan, yazımdaki kurgusal mantığın yanı sıra bazı tarihi gerçekler ve ötesine gelince:

Kanımca Hıristiyan din adamlarının Hitler için “Gerçek Hıristiyan değildi” demeleri bahanedir. Tek gerekçeleri, onun Kilise üyeliğinden çıkması ve kilise için gereken vergiyi vermemesi! Ancak bildiğim kadarıyla bazı önemli kiliselerin papazları ve sorumluları Hitler’e savaş sırasında yardım etmiş olduklarıdır. Öte yandan Kilise üyesi olmaması, onun Hıristiyan olmadığını göstermez. Dikkat edersek, genelde bütün Nazi subaylarının üniformalarının iki yakasının arasında kravat yerine büyük bir HAÇ asılıdır. Demek ki Hıristiyanlığı bir simge gibi taşıyorlardı yakalarında. Esasen bütün zalim ve diktatörler, kendileri inanmasalar bile, halkı kandırmak için dini söylem ve değerleri istismar ederler.

Hıristiyanlıkta dünyaya, insana bakış ile hak ve adalet anlayışı yöreden yöreye; insandan insana hatta din adamından diğerine göre değişir. Mesela Latin Amerika’daki Katolik kiliselerinin bir kısmı “Kurtuluşçu” olarak nitelenir. Genelde zalim diktatörlere veya işgalcilere karşı isyancı devrimcilerin ve benzeri mücadeleci hareketlerin yanında yer alırlar.

Aslına bakılırsa bütün dinlerde, özellikle Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam kutsal kitaplarında her zaman genel ahlaki söylemler vardır. Mesela adam öldürmek yasaklanır, adaletsizlik kınanır, haksızlık ve zulme karşı çıkılır. Örneğin Yahudilikte “bir kişiyi öldüren, bütün insanlığı öldürmüş sayılır” denilmesine rağmen günümüzde Filistin halkına zulmedilmesine ve onların katledilmesine en fazla taraftar olan kesim, şimdiki sağcı ve ırkçı Netanyahu hükümetinin fanatik dinci koalisyon ortaklarıdır. Çok az bağnaz Yahudi, işgale karşı çıkmış ve “İsrail Devleti Tevrat öğretilerine ihanet ederek yani kutsal dini kuralları ihlal ederek kurulmuştur”, diye bu Siyonist devleti tanımayı reddederler.
Hıristiyanlık ve İslam da kardeşlik, hak, adalet ve adam katletmeye karşıdır. Ancak pratikte din adına yüzyıllar boyu savaşlar verilmiştir. Haçlı  Seferleri ile İslam’da Cihatçılık bunun tipik örnekleridir. 1980-1988 arasındaki İran ile Irak savaşında her devlet, kendi din adamlarını yanına alarak Allah için savaştıklarını ve karşı taraftaki kafirleri öldürmek suretiyle cennete gideceklerini iddia ederek, toplamda 1 milyondan fazla insanı cephede heba ettiler, bir hiç uğruna ölüme sürüklediler.

AKP ve Erdoğan meselesine gelince; esas olarak İslamcı kesim, kendisinden olmayan ve kendi dini hükmüne/iktidarına karşı çıkan herkesi “fitne, fesat” çıkarmakla itham eder. İslam’da “fitne” aynı zamanda dini iktidara başkaldırı demektir. Dolayısıyla asi/isyancı kesim, kâfir sayılır ki, onun da cezası ölümdür. Keza İslamcı kesimde, din adına hareket eden herkes mutlak doğrudur. Ona karşı çıkan da mutlak yanlıştır; doğru yoldan çıkmıştır. Allah’a isyan etmiştir. Dolayısıyla onlara yapılacak her türlü hile, haksızlık, yolsuzluk, hırsızlık da din uğruna gerçekleştirildiği için helaldir, mubahtır. Günah ve haram değildir. Tipik örneğini İran Molla yönetimiyle Suudi Kral yönetimindeki insanlık dışı uygulamalarda görebiliriz. Kadın-erkek insanları kırbaçlama, kafalarını kılıçla kesme, vinçlerde adam asarak idam etme, İran’daki Kürt katliamları gibi…

Ayrıca bütün dinlerde olduğu gibi İslam adına hareket edenlerin her birinin din yorumu farklıdır. IŞİD, el Kaide, Cihatçılar ve Taliban gibi hareketler katliamları gerçek din uğruna yaptıklarını iddia ederler. AKP yetkilileri de şimdiye kadar yaptıkları yalan söyleme, iftira atma, haksızlık, yolsuzluk, hırsızlık, katliamları kendi din anlayışlarına göre yorumlayıp güya vicdan rahatlatıyorlar.

Tags: , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑