Yazarlar

Published on Temmuz 1st, 2019 | by Avrupa Forum 2

0

İmamoğlu’nun duası ve laiklik – Erdal Boyoğlu

Osmanlı İslam-Türk resmi ideolojisinden kopuş yapmak kolay değildir… Laiklik adı altında müslümanların kutsalı olan duaları siyaset meydanına çevirenlerin başı Mustafa Kemal’dir. Tek dini hakim kılıp diyanet işleri kuran Mustafa Kemal’in tek dinli laiklik anlayışıdır . hani laiklik diyorlardı ya, hani her inanca eşitiz diyorlardı ya, laik bir devlet olduğunu söyleyenler acaba devlet makamlarında Alevi‘nin, Hiristiyan‘ın, Ezidi‘nin, Ortodoks‘un, Musevi‘nin Zerdüşt‘ün, Şamanist‘in, ve Ateist‘in inancına hitap eden duygunun, düşüncenin ve inancın rituelleri neden yoktur? Bu rituelleri inkar edenler niçin sorgulanmıyor? Kendine insanım diyenler bu haksızlığı hiç kendilerine sordular mı? Laiklik adına yapılan haksızlıklara vicdanları rahat mı?
Neden laiklik uygulanmadı/uygulanmıyor?
Alevilerin inançlarını gösteren ve tanıtan lokma dağıtımını gören duyan var mı?
Bu laik devlet bir gün olsun devletin kurumlarına Semah çekenleri çağırdılar mı? devlet kurumuna Cem kültürünü tanıtmak için hiç davet ettiler mi, bunu duyan gören varmı?
1930 yılında Ankarada ‘mum söndü’ oyununu sergileyenler halkında bir yasal işlem yapılamadığı gibi bu ırkçı ve ayrımcı tiyatro oyunu 1964 yılına kadar devam etmesi sözümona laik bir devletin denetiminde oynandı. (Bu oyunu istanbul üniversitesinde okuyan devrimci öğrenciler engellemiştir)
İslam dinine bütün kapılar açılırken devlet aygıtının bütün olanakları kullanırken bunun adı din ve vicdan özgürlüğü ve de laiklik mi oluyor? Laiklik anlayışı din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması değil mi?
T.C devletinin tek din anlayışı dinler arası ne vicdan ne de eşitliktir. Bunun adı laiklik değildir. Bunun adı dinlere ve inançlara saygısızlıktır. Bunun adı ırkçılık ve ayrımcılık değil mi?
Mustafa kemal diyanet işleri adına tribünleri oynamıştır. Dualarla islami önceleyen bir anlayışı devletin resmi kapılarından içeri sokmuştur. Dini kendi amaçlarına alet etmesi anlaşılır bir laiklik anlayışı değildir.
Laikliği merak eden var mı?
“Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din, ne de bir mezhep kabulüne zorlayabilir. Din ve mezhep, hiçbir zaman siyaset aracı olarak kullanılamaz.” diyen Mustafa Kemal gerçekten bunu uyguladı mı?
Yoksa Devlet kurumlarında islam dininin dışında olan farklılıklara karşı uyguladığı haksızlıklarla mı siyasetini belirledi? Laiklik adına din ve devlet işlerini kurumlaşan Diyanet işlerine havale etmesini nasıl açıklayabiliriz. İslam inancı devlet yönetiminde kamu alanlarında rol oynaması nasıl algılanmalıdır?
Laik olan T.C devleti (!); İslam inancı ile ayrımcılık yaptı. İslam diniyle kamusal alanda ibadet yapması farklılıkların inancına haksızlık değil miydi? T.C anayasa’sın da islamın dışında olan Alevi‘nin, Hiristiyan‘ın, Ezidi‘nin, Ortodoks‘un, Musevi‘nin Zerdüşt‘ün, Şamanist‘in, ve Ateist‘in inanç hakkını vermeyen, kamusal alanda bu inançlara hiç bir hak tanımayan bu devlete laik devlet diyebilir miyiz?
Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması değil miydi? Laiklik, dini inançların devlet yönetiminde ve siyasette rol oynamaması esasına dayanmıyor muydu?
Hani çok acılar yaşanmıştı, Laiklik uygulaması olmadığı için çok acılar çekmiş farklılıklar var. Bu kötülüklerin zararlarını görmüş inançlar var. Dolayısıyla Mustafa Kemal‘in laiklik söylemi ilkesizlikliktir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ayrımcı temel ilkelerinden biri olarak benimsemiştir.
Oysa laiklikliğin, temel ayrıntılarına baktığımız da, devlet yönetimine dini kural ve görüşlerin karıştırılmaması yanın da, toplum da din ve vicdan özgürlüğünün sağlanması, din ve mezhepleri ne olursa olsun farklılıklara eşit davranılması değil miydi?
Oysa Laiklik, toplumda düşünce ve inanç ayrılıklarının düşmanlığa dönüşmesini önleyen anlayışın temel güvencesidir. vatandaşları hoşgörülü davranmaya yönelten, bu nedenle ülkede birlik ve beraberliği sağlayan temel unsurlardan biridir.
Oysa laiklik, dinsizlik, din düşmanlığı, dine baskı, dine saygısızlık değildir. Tam tersine farklılıklara saygıdır. Farklılıkların inanç haklarını korumaktır.
Oysa laiklik, her türlü dini çıkar hesaplarından uzak tutulmasıdır. Din ile siyasete alet edilmemesidir.
İmamoğlu, Mustafa Kemal’in yolundan gidiyor. İmamoğlu’nun dualı görüntüleri kamu alanlarında poz vermesi şaşılacak bir durum değildir ve olmamalıdır.

Tags:


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑