Yazarlar

Published on Eylül 27th, 2019 | by Avrupa Forum 2

0

İşte faşizmin anatomisi – A.Mahir

Eylül Ayı, yılın en hayıflandığımız bir parçasıdır. Hoş bizim her yılımıza, her ayımıza ve her günümüze zulüm değmiştir. Kirletilmemiş, yüzüne kara çalınmamış bir zamanımız kalmamış gibi. Dünya Barış Günü de olmasa, neredeyse bu ayı takvimimizden silecektik. Yat kalk buna dua et Eylül!

Çok absürd şeyler oluyor yaşamımızada. Hani barış gelsin diye Hülya Hanımın, yavuz Beyin de kalkıp Diyarıbekirde, HDP önündeki icazetli eyleme destek çıkması, göz yaşartıcı cinsten bir davranış! Hep ağladık! Rant bekçileriyle, çıkar ilişkisi yaşayan zevatın, Gerilla annelerinin evlat aşkında ortaklık kurabilecek son insanlar olduğu açıktır. Kumar borçları yüzünden devlete esir alınmış, sanatçı müsvettelerinin ince bir annelik duygusuyla akrabalık kurması, hiç mümkün olabilir mi?


Ülkede siyasetin garabet sayfaları bir hayli kabardı. Cahil mi cahil bakanlarıyla bir ülke yönetmeye kalkmanın, sonunda tökezleyeceği açıktır da, uzatmaları oynarken, siyaset erbabının çok kalitesiz, en vahşi yöntemler uygulayarak iktidar sürdürme, paraya ulaşmak için ülkenin kıyılarını, derelerini, dağ ve bayırını hunharca talan etmeye atılması hiç bir etikle, insanlıkla bağdaşmayan ibretlik örnekler olarak bir yerlere yazılacaktır.

Kurucu kadrolarını neredeyse tümden yitirmiş bir iktidarın can havliyle muhalefet odaklarına saldırması, kemiğe değmiş bıçağın acısıyla bilinçsizce çırpınması, AKP’nin sonunu çoktan haber veriyor. Sinekten yağ çıkartmayı deniyorlar artık. HDP’ye yapılan saldırılarda asla bir demokratik teamül, ya da evrensel ilke gözetilmemekte, cümle insanların gözü önünde kaba kuvvetle bir hareket sindirilmek, yetmedi felç edilmek istenmektedir.

Görülen odur ki, AKP ülkenin yumuşak karnından yararlanarak, zaten Kürt allerjisiyle zehirlenmiş sıradan insanların onayına yatmakta, bu kanunsuz, vicdansız ve faşizan saldırıları kitlelere yedirmektedir. Bir melun yakıştırmayla, HDP’yi terörle ilişkilendirerek, ülkenin en gelişkin, en düzeyli, en birikimli insanlarının oluşturduğu muhalefet odağını boğmak istemektedir. Kısmen CHP, ama İyi Parti ve bir takım olarak, devletin tüm partileri bu kıyıma seyirci kalmayı yeğlemektedir.

HDP’yi devletin eşitlemeye çabaladığı terör yandaşlığıyla suçlamanın asla tutar dalı yoktur. Devlet söylemine kendini uyarlamış hiç bir siyaset bağımsız olamaz. Oysa ülkenin gereksindiği siyaset hattı, tam da buradan oluşturulabilir. Ötekileştirenlerin edebiyat koridorlarında volta atanlardan, bu ülkeye bir fayda gelmeyecektir. Bağımsız, sol evrensel değerleriyle mündemiç, halkların kardeşliğine vurgun, barış ve kardeşliğin hümanist kuruculuğuna açık bir hareketi, ülkenin en geri dinamikleriyle, siyasal İslam ve ırkçılıkla sarıp yoketmeye çalışmak, gerçekte bölücülüğün ve de vatan hainliğinin tam da daniskasıdır.

İddia edebiliriz ki, bu haksız, hukuksuz ağır saldırılar altında HDP’yi ortadan kaldırdığınız koşullarda, geride kalan muhalefet güçlerine hiç soluk aldırtmayacak bir sonuç, bizleri beklemektedir. Faşizmin daha beter örnekleriyle toplumu zaptürapt altına almak, bu yoldan kolaylaştırılmış olacaktır.

Ülkenin temel normlarını insanileştirmek, demokratik bir iklimde, barış ve kardeşlik içinde birlikte yaşama arzusundan daha sahici bir politika olabilir mi? Ülkenin gereksindiği asıl yenilik bu olmalıdır. Buna ulaşma olanaklarını ortadan kaldırmak isteyenlerin mavallarına kanıp, yürekli bir muhalefete sırt çevirmek, onu boğmaya kalkmak, kendi bindiği dalı kesmekle eş anlamlıdır. Bu, Faşizm karşısında kitlelerin daha kolay yutulan bir lokmaya dönüşmesi demek olacaktır.

Yeri gelmişken söyleyelim ki, terör tanımınız baştan aşağı yalan, hile ve sahtekarlık kokuyor. Kalkıp da, zaten terörün en katmerlisini halka uygulamış, bombalarla çocukların hayatlarını söndürmüş, ölü gençleri panzerlerin arkasına bağlayıp sokaklarda sürütmüş, öldürdüğü yaşlı kadını bile sokakta çürümeye bırakmış bir zihniyet terör dersi veriyor.

Halkın özgürlük istemlerine, Anadil çağrılarına, barış ve kardeşlik haykırışına 1 asırdır ateşle, kan ve gözyaşıyla karşı koymuş bir devletin, dikte ettirmeye çalıştığı söyleme evet demek, teslimiyetin, kimliksizliğin, kişiliksizliğin ta kendisi olmaktadır. Her isteği idamla, zındanla, ölümle karşılayanların terör babında söyleyecek bir sözü olamaz. Terörizm devletin uyguladığı zulümdür. Elbette ki, gençlerin buna verdiği bir yanıt olacaktı! Dün başka bir örgütle, bugün başka, ama yarın daha başka bir örgütle, halk kendisine dayatılan soykırıma razı olmayacağını göstermektedir.

Aralarında kan olan bu davada, iki silahlı taraf vardır. Biri diğerinin yarattığı sonuçtur. Silahsız bir çözüme tam yaklaşmışken, tekrar silaha geri dönmek devletin tercihi ile olmuştur. Bahane edilen olaylarda, meclis soruşturmasına iktidar evet oyu vermeyerek, metazori bir politikayı seçmiştir. Kimmiş terörist? Şiddeti istemiyor olmamız, suçlu tarafı işaret etmemize engel olduğu zaman, ne samimiyetten, ne insanlıktan dem vuramayız!

HDP sivil bir harekettir. Kendi kurumsal kimliği vardır. Devletin yanlışından kaynaklı, inkar ve reddin toplumu getirdiği sapakta, barışa evrilmeyi bir erdem olarak algılayan, bütün çabası barış ve kardeşlik olan, ülkeyi demokratik değerlere çekmekte en cesur ilkelerle işleyen, binlerce insanını esir verdiği halde, hiç bir şiddet eylemine tevessül etmeyen bir partiyi siz terörle ilişkilendirirseniz, hem nalına hem mıhına vurmuş olursunuz. Kasıtlı olmadan bu suçlamayı yapanları uyarmak istiyoruz. Devlet zaten ayrıştırmaktan medet ummakta, siyasal ikbalini çatışkılardan sağlamak istemektedir.

İşte Faşizmin anatomisi!

Tags: ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑