fbpx

Sınıf Hareketi

Published on Mart 30th, 2020 | by Avrupa Forum 3

0

Kızıl Dere Son Değil! – Hilmi Toy

48. Yılında Onlar’ı Anarken, Onlar’ı Aramak Bugün

Yıllar sonra Onları anmak. Mahir’lerden Ömer’lere, Denizin çocuklarıyla Dağların çocuklarının bir siperde yoldaşlaşmasını hatırlamak yani. Taa o zamanlar. Mahir’lik işte. Ömer’in Ayna’sı, yada Ayna’nın Ömer’i. Maltepe’den Kızıldere’ye uzanan Tünelin öyküsü ile Kızıldere’den bugüne görünen tünelin ucu.

Sahi bugün Nerede bulabiliriz Onları?

Galiba bugün devrim mi, değil mi? Reform mu, devrim mi? Tartışmalarının tam da orta yerinde bulabiliriz: Devrimlerin ve devrimciliğin siperinde.

Haa ne dersiniz? Benim aklıma başka yer gelmiyor, daha başka şey de bugün. Bu günler, sanki o günlerin, o zamanların iz düşümü.

Çünkü bugün 30 Mart. Kızıldere son değil. Siperden sipere “Dönmeye değil ölmeye geldik” şiarını bayraklaştırmışlardı.

48 yıl önce liseliydik biz, “Onlar Ölmediler” deyip, “Kızıldere son değil, mücadeleye devam” diye haykırdığımızda. 48 yıldan sonra bugün de o günün Liselileri ile bu günün Liselileri aynı coşkuyla haykırıyor, Anılarına saygıyı sunuyoruz.

Deme ki, “Kızıldere son” olmamış. Siperden sipere selam söylemekte. Siperde yoldaş olup, yoldaş siperlerde dövüşen, düşen olmakta yaşıyor, yaşatılıyorlar.

“Dil sürçer, söz uçar, eylem olur, amaç hasıl olur, tarihe miras yazılır, yazı kalır, tarih olur” derler.

48 yıl sonra Onlar’ı Anarken, Onları Aramak Bugün

30 Mart Kızıldere. Bir direniş manifestosu. Bir siper yoldaşlığı örneği. “Dönmeye değil ölmeye geldik” derler Mahir ve yoldaşları. Türkülere, marşlara sığmaz, ad olurlar, ün olurlar. Bir davaya adanmışlığın, siperde yoldaşlığın 30 Mart’ı olurlar tarihin görkemli sayfasında. “Zulüm sığmaz iken köye şehire, bize mezar oldu kan Kızıldere. Yavuklu yerine çıplak mavzere, sarıldık ey halkım unutma bizi”.

Denizlerin idamını engellemek amaçlı birleşerek önce Maltepe hapishanesinden firar edip sonra ömürlerini Firari kıldılar. Yerin altında ölümü utandıran bir miras bıraktılar. Kürdü, Lazı, Türkü ile Devrimci dayanışma adına görülmemiş olanın ilk tohumunu ektiler ve sonrasında yeşerten, yaşatan oldular bu topraklarda.

Ömer’in mücadele yoldaşı anısına bir yazı yazmıştı. Geçtiğimiz 2018 yılı 30 Mart’ı anısına Hüseyin Esentürk adlı bir arkadaş. Piro da paylaşmıştı. Bende günün anlam ve önemine ilişkin bu güzel yazıyı okuyunca tünelin ömrü nereye çıkar, onları nerede aramalı sorusu geldi o gün aklıma. Tünelin ucu bugün nereye çıkar diye sordum kendime. Mahkemede Hakimin Mahir’e Tünelden çıkarttığınız toprağı ne yaptınız sorusunu sorduğu, Mahir’inde Topraksız köylülere dağıttık” yanıtını verdiği söylenir.

İşçilerin, emekçilerin, topraksız köylülerin kurtuluşu için mücadeleye adanmış ömürler olarak verilen yanıt tamda bunu ifade ediyor. Amaçlarını betimliyor. Maltepe’den Kızıldere’ye uzanan Tünelin öyküsü ile Maltepe’den Kızıldere’ye görünen tünelin ucu buraya çıkıyor işte.

12 MART 1971 Askeri faşist cuntasına karşı 71 devrimci hareketinin seçkin önderlerindendir Mahirler. Eylemleri de öyle. “Devrim mi reformizm mi?” İkilemine devrimci bir yanıt, devrimci bir çıkıştır 71 Devrimci hareketi. 50 yıllık ‘SOL’ saflardaki sağcılığa, pasifizme, parlamenterizme, kısacası reformizme karşı Deniz’lerde, Mahir’lerde ve İbrahim Kaypakkaya’larda cisimleşen 71 devrimci önderliği ve devrimci çıkışı, gerçek anlamda SOL bir yanıttır.

Karl Marx Gotha Programı’nın Eleştirisi adlı kitabında Engels’le birlikte kaleme aldıkları mektupta “İleriye doğru atılan her adım, her gerçek ilerleme bir düzine programdan daha önemlidir…” derler. 71 devrimci hareketininde çıkışı 50 yıllık pasifizme, sağcılığa, reformizme, parlamenterizme karşı ileriye doğru attıkları bir adım, devrim için gerçek bir ilerlemedir.

O günün özgül koşullarında birbirlerinden farklı ideolojik, siyasi çizgilere sahip olup, farklı kulvarlarda yürüyor olsalarda, birbirleriyle her alan ve siyasal konularda eşitlenmeseler de onları birleştiren ortak yönleri ileri atılan bir adım, gerçek bir ilerlemeyi temsil ediyor oluşlarıdır. Birbirleri için aynı siperde ölümü paylaşmaları, hatta kendi varlık koşullarını feda etmek uğruna birbirleri için ölüme gidişleri de bunu öğretmektedir.

Bu önemli bir mirastır devrimci, sosyalist hareket için. Bu mirası yaşatmakta, ileri taşımakta devrimci, sosyalist hareketin omuzlarında taşımaları gereken önemli bir sorumluluktur. “miras yedi” olunmak istenmiyorsa bu sorumluluğu yerine getirme onurunu göstermelidir. Bu coğrafyada “miras yediler” çoktur. Kızıldere onlara en güzel devrimci yanıttır aynı zamanda. Dün olduğu gibi bu günde…

30 Mart’ta bir tarihtir yazılan bu coğrafyada. Açılan Mart kapısıdır tarihe. Bu nedenle an gelir Mart kapıdan baktırır, günü gelir elbet bir gün hesap sorulur. Gelenekten geleceğe yürürken, dün olduğu gibi bugün de “Dere bizim evimiz, Suyu alın terimiz, Söyle nedendir Dere, Vurulur gençlerimiz?” derken Kızıldere hesabını hatırlatır bizlere. Anılarına saygıyla…

Tags: , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑