fbpx

Yazarlar

Published on Mayıs 27th, 2020 | by Avrupa Forum 1

0

Korona uygulamaları karşıtlarının eylemlerine ilişkin bir izlenim – Enver Enli

“Haklarımıza ve özgürlüğümüze saygı gösterilmesi için nöbetteyiz” diyen Korona uygulamaları karşıtlarının gösterisi 23 Mayıs 2020 Pazar günü polisin yoğun güvenlik önlemleri altında Mannheim Marktplatz’da bir kez daha gerçekleşti.

Toplumun hemen her kesiminden katılımın olduğu eylemde, kentin yoksulları ilk göze çarpanlardı. Mannheim Hristiyan Topluğu temsilcileri, Waldhof Mannheim Futbol Kulübü Taraftarları, Komplo Teorici Gruplar, Meditasyon grupları ve toplumun dışlanmış kesimleri ve sokakta yaşayayanlar, alkol ve uyuşturucu bağımlılarından oluşan öfkeli insanlar topluluğu, “nöbet” adını verdikleri eylemi bu hafta sonu da gerçekleştirdiler.

Geçtiğimiz haftalardaki eylemlere göre gözle görülür bir düşüş vardı eylemde. 100 civarı insan katıldı. Başını sağcı, faşist grupların çektiği eylemcileri protesto etmek için daha önceki haftalarda antifaşist gruplar, demokratik göçmen örgütleri ve diğer sol grup ve partiler alanın çevresinde hazır bulunurlardı. Ancak bu eylemde karşıt gösteri gerçekleşmedi. Daha doğrusu eylemden son anda haberdar olundu.

Marktplatz Meydanı’nda çalışmakta olan işçiler telefon ederek haberdar ettiler beni. Arayan arkadaş meydanın polisle dolduğunu görünce “her taraf polis dolu neler oluyor” diyerek aradı. Koştum tabi hemen, evim eylem alanına çok yakın çünkü…

Söylenenler doğruydu Marktplatz Meydanına yaklaşırken eylemciler değil polis barikatlarıydı ilk göze çarpan, alana girdiğim de herşey ortadaydı. Evet bu eylemi yönlendirenler Alman aşırı sağcı gruplardı inisiyatif onlarda ve eylemi organize eden ve yönlendiren de onlardı. Bir kısmı alanın dışından kalabalığı izlemekle meşguldüler…

Bu grupların ilk eylemine 1 Mayıs’ta tanık oldum. 1 Mayıs kutlamaları bittikten sonra yaklaşık 25-30 kişilik grup meydanda maskesiz ve mesafe kurallarına uymadan meditasyon yapıyorlardı. Görünümleri hiç de Nazilere ya da diğer sağcı tiplere benzemiyordu. Bildiğimiz Budist kıyafetli meditasyon gruplarıydı işte…

Sonra izlediğim ikinci eylemde ise katılım tavan yapmıştı. İlk defa bu kadar sağcıyı görmüştüm Marktplatz Meydanı’nda.

Peki ne istiyor bu gruplar?

Tabi ki burada devletin yaratmış olduğu belirsizlik ortamının ciddi payı var. Eylemin yasal organizatörü olarak görünen Patrick S. aslında bir çocuk bakıcısı ve Korona önlemleri nedeniyle ekonominin “duvara çarptığı” görüşünde. Kimsenin bu karantina sürecinin sonuçlarını öngöremeyeceğini ve toplumun bundan haberdar edilmesini gerektiğini belirtiyor konuşmalarında.

Mannheim Hristiyan Topluluğu’nun papazı Kristina Parow ise konuşmasında, Almanya’daki insanların temel haklarının tehdit altında olduğunu belirterek politikacıların vatandaşların kişisel hak ve özgürlüklerine karşı daha sorumlu davranması gerektiğini söylüyor. Kristina Parow aşıların ücretsiz olması gerektiğini de vurgulayarak ifade özgürlüğü ve eğitim hakkına dikkat çekiyor.

Konuşmacıların buraya kadar konuştukları normal. Ancak konuşmalar esnasında “maskeye hayır, maskeleri çıkartın atın, korona virüsüne inanmıyoruz” şeklinde nara atan azımsanmayacak sayıda insan da gözden kaçırılmamalı. Bu insanlar salgından dolayı ölen insanlardan bir haberdi sanki.

Yine yapılan konuşmalarda “bizler hiçbir gruba dahil değiliz, tarafsızız” denilmesine rağmen, vücutlarının çeşitli yerlerinde aşırı saçı grupların amblemlerinin olduğu dövme ve değişik sembollerle giyinmiş gruplar alanda epey aktiflerdi. Ve sık sık sloganlarla ayaklanma çağrıları yapmaktan da geri durmadılar…

Bu arada alanda epey miktarda saroş ve içki içmekte olan insan olduğunu ve çevreden bunların fotoğrafları çekilince de organizatörlerin içki içenleri uyardığını da belirteyim. Tabi pek de etkili olduğu söylenemez bu uyarıların…

Bir yandan ücretsiz aşı çağrılarının yapıldığı eylemde, asi karşıtı gruplarında itirazları dikkat çekiciydi…

Buradan güçlü bir sağ hareket çıkacağını sanmıyorum. Ancak yine de bizlere iş düşüyor. Benim görüşüm bu grupların bu cesareti bulması, demokratik kamuoyunun ve antifaşist, sol ve sosyalist yapılanmaların yeterince halkla buluşmasından kaynaklanıyor. Daha etkili bir aydınlatma faaliyetinin örgütlemesi gerekiyor. Çünkü eyleme katılanların büyük çoğunluğu yoksul kesimler, doğru bilgiye ve yönlendirmeye ulaşamadıklarından bu grupların etrafına gidiyorlar. Unutmayalım ki, denize düşen yılana sarılırmış…

Enver Enli / Mannheim

27.05.2020

Tags: ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑