Yazarlar

Published on Ocak 5th, 2020 | by Avrupa Forum 3

0

Libya tezkeresi, Süleymani suikastı vs… – Hamza Demir*

Neden Devlet ve hükümet Libya´ya asker gönderiyor?

Devletin ve hükümetin Suriye politikasını esas olarak ne belirliyor?


Devlet ve hükümet neden nerdeyse varlığından beri işbirliği yaptığı Bati (Avrupa ve ABD) ile ciddi sürtüşmeler yaşıyor?

Devletin ve hükümetin son yıllarda mahalle kabadayısı gibi elinde silah sağa sola naralar atması akılsızlığından mı ileri geliyor? Ya da bu durum sadece ”dikkatleri dışarı çevirmek” olarak açıklanabilinir mi?

Türkiye´de izlenen dış ve iç politika dünyadaki genel durumdan ayrı düşünülebilinir mi?

Birbirine çok benzerlikleri olan ABD´de Trump´ın, Rusya`da Putin´in, İngiltere’de Johnson´un, Türkiye´de Erdoğan’ın vb. secimler sonucu iktidar olması tesadüf mü?

Böylesi ”ilginç politik figürleri” halkın önemli bir bölümü neden destekliyor?
….
Politika eninde sonunda bir sınıflar mücadelesi ise, her parti/hükümet ve devlete egemen olan güçlerin dayandığı bir sınıf varsa, yukarıda sözü edilen kişiler, onların partileri hangi sınıflara/güçlere dayanıyor? Bu sınıfların/güçlerin ortak özelliği var mı, varsa neler?

Savaşlar ile savaşan devletlerin rejimleri (Emperyalist-faşist-değişik biçimlerde diktatörlük) arasında doğrudan bağ var mıdır? İkinci dünya savaşının ana aktörleri Almanya ve İtalya’daki faşizm ve sebep oldukları dünya savaşı sadece Hitler veya Musolini’nin akıldışı gibi görünen milliyetçiliği/ırkçılığı ile açıklanabilinir mi?

Komintern´in Faşizmin Tahlili kitabında Dimitrov faşizmin sınıfsal kimliğini hatırladığım kadar şöyle tarif etmiştir: “Faşizm, sermayenin en acımasız, en şoven, en saldırgan, en zorba kesiminin diktatörlüğüdür”

İkinci Dünya savaşı öncesi faşizm için yapılan bu belirlemeyi şimdiki zamana uyarlayarak ”Ölümüne rekabet savaşı yürütülen zamanımızın global dünyasında, büyük tekellerin en söven, en saldırgan, en zorba, em amansız kesimlerinin politik ve askeri kesimleri öne çıkıyor, yönetimleri ele geçiriyor. Bu ülkelerin gerçek efendileri, sahnede gözüken politik/ askeri figürler değil, onların efendisi ve kader ortaklığına girdiği silah-inşaat-petrol vs tekelleridir.” denilebilinir mi?

Bence denilebilinir.

Bu kesimin bir ortak özelliği de, geleneksel burjuva demokratik devlet geleneklerini, kanunlarını, ”ahlak ve görgüsünü”, doğayı vb. bu kendileri için yaşamsal savaşlarında bir engel olarak görmeleri ve hiç umursamamaları. ”Kazanmak için yapılan her şey mubahtır” bunların ortak ”business” pusulaları.

ABD´de Trump´ı, Rusya´da Putin´i, İngiltere´de Johnson´u ve Türkiye´de Erdoğan’ı destekleyen sermaye sınıfları yukarıda tarif edilen ortak özelliklere sahiptir.

Bunları destekleyen halkın bu tercihleri ise bence global kapitalizmin krizinin sonuçları olarak yaşadığı ekonomik-sosyal kötüleşmenin bireylerde yarattığı endişe, korku, bencillik (içe kapanma /paylaşmama isteği) duygularını milliyetçilik ya da dincilik-mezhepçilik üst kimliğine sığınarak yaşaması olarak açıklanabilinir.

Bu koşullardaki bir dünyada bazı tahlilciler tarafından ”alt emperyalist” bir ülke olarak tarif edilen Türkiye´nin ”kabadayılık gösterileri/davranışları bu genel resim içerisinde daha bir anlaşılır: Türkiye´nin açgözlü sermayesi paylaşım savaşında payını almak istiyor.

Yani bu AKP´nin nostaljik ”Osmanlıcığı”, İslamcı ideolojisi gereği giriştiği bir maceracılık değil. Yeni Osmanlıcılık, yayılmacı sermayenin propaganda kılıfı.

Türkiye´de tekelci sermayenin çıkarları, AKP´nin çıkarları (hem iktidarda kalmak için hem de o sermayenin bir kesiminin temsilcisi olarak ) hem de devletin ”ebedi” sahibi olmak isteyen ezeli sahiplerinden geleneksel Pan-Türkçü ”ittihat ve Terakki” damarının çıkarları çakışıyor. Elbirliğiyle şimdiki politikalarını yürütüyorlar.

Hem Türkiye´de hem dünyada sosyalist alternatifin somut olarak var olmaması ne büyük bir trajedi insanlık için! İnsanlar, en son Süleymani suikastında olduğu gibi İran’ın kanlı Molla rejimi ile kanlı ABD emperyalizmi arasında tercihe zorlanıyorlar.

5 Ocak 2020

* Geçen dönem İsveç Sol Partisi’nde milletvekilliği yapan Hamza Demir hala partisinin Väst bölgesi politik sekreteri olarak çalışmaktadır.

Tags: , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑