fbpx

Türkiye

Published on Haziran 3rd, 2020 | by Avrupa Forum 1

0

Meclisin ilk işi Bekçi Yasası’nı görüşmek oldu: Yeni kolluk bekçiler

Meclisin ilk işi bekçilere geniş yetkiler veren yasa teklifini görüşmek oldu. Teklif, belirsizliklerle dolu. Partili Cumhurbaşkanının yeni kolluğu bekçiler olacak.

Yargının “Bekçi kimlik soramaz” kararları üzerine harekete geçen AKP, bekçilere gözaltı ve kimlik sorma yetkisi veren kanun teklifini Meclis Genel Kuruluna getirdi. Bekçilere geniş yetkiler veren yasa teklifi belirsizliklerle dolu. Konuyu yakından takip eden CHP Milletvekili İbrahim Kaboğlu bu belirsizliklerin derin ayrışmalara ve kargaşaya neden olacağına vurgu yaparken, teklif ile partili Cumhurbaşkanı’nın yeni kolluğunun bekçiler olacağına dikkat çekiyor. 

Koronavirüs nedeniyle ara verilen Meclis çalışmaları Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi”  görüşmeleri ile başladı. CHP ve HDP’nin şerh düştüğü 18 maddelik teklif görüşmelerinin bu hafta tamamlanması bekleniyor. 

“Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi” hakkında CHP Anayasa Komisyonu Başkanı İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, bu yasa teklifi için ‘parti kolluğu’ denilebileceğini duyurdu. Yazılı açıklama yapan Kaboğlu özellikle bekçilere tanınan geniş ve keyfiliğe açık yetkilerin devletin bireylerin hayat tarzına müdahale etmesi riskini içerdiğini vurguladı.

Kaboğlu teklifin belirsizliklerle dolu olduğunu belirterek, bu belirsizliklerin ayrışma ve çatışmayı getireceğini söyledi. Kaboğlu teklif ile bekçiler, polis ve jandarma içinde ve dışında adeta 3. bir silahlı kolluk olacak ve verilen görev ve yetkiler yelpazesinde de, idari ve adli kolluk ötesinde, yerel yönetimlerin yetkilerini, hatta yurttaş hak ve sorumluluklarını da kapsamına alarak, “görev+yetki+sorumluluk” zinciri bakımından Anayasa’ya açık aykırılıklar oluşturacağını söyledi.

Meçhul, belirsiz, öngörülemez

TBMM Anayasa Komisyonu CHP Sözcüsü Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu belirsizlikler nedeniyle bekçilerin keyfi davranma ihtimalini şöyle açıkladı: 

  • “Teklifteki birçok düzenleme; hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine aykırıdır ve keyfidurumlar yaratmaya elverişlidir. Madde 5/1-b, “Yardıma ihtiyaç duyduğu değerlendirilen” kadın ve çocukları, kimsesizleri, engellileri ve acizleri en yakın genel kolluk birimlerine teslim etmenin, bekçinin görevi olduğunu düzenlemekte. Oysa kanunda kullanılan bu ibare belirsizdir ve bekçilerin keyfi davranışlarına sebep olabilecektir. 
  • Kamu düzenini bozacak mahiyetteki gösteri, yürüyüş ve karışıklıkların önlenmesi amacıyla bekçilere önleyici tedbir alma yetkisi veren madde 6/1-ç‘de, keyfi sonuçlar doğurabilecektir. Neyin kamu düzenini bozacak mahiyette olduğunun ve hak sınırlayıcı olabilecek tedbirleri gerektirdiğinin tespiti, bir yardımcı kolluk mensubuna bırakılamaz. Yine bu düzenlemedeki “karışıklık” sözcüğünün anlamı da belirsiz olup, keyfi bekçi uygulamalarına yol açabilecektir. 
  • Bekçinin, madde 6-1-g’de düzenlenen, halkın sükun ve istirahatini bozanları ve başkalarını rahatsız edenleri engellemek şeklindeki görevindeki “Engellemek” sözcüğünün ne tür tedbirleri içerebileceği belirsizdir ve keyfi uygulamalara yol açabilecektir. 
  • Yine istisnai bir yetki olan kimlik sorma yetkisinin, 7. madde aracılığıyla yardımcı kolluk mensuplarına kadar genişletilmesi, keyfi durumlara yol açabilecektir. Bekçinin, madde 7/1-a’da düzenlenen ve durdurma yetkisini kullanabileceği bir durum olan “Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek” ölçüsü de belirsizdir. Bekçinin suç veya kabahatin işleneceğini hangi ölçüye göre saptayacağı öngörülemezdir. 
  • Madde 7/2, makul bir sebebin bulunması halinde bekçinin durdurma yetkisini kullanabileceğini belirtmekte. Asli genel kolluk olan polisin makul sebebi belirleme yetkisine ilişkin olarak Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu m.4/A-ç’de koyulmuş ölçütler, kanun teklifinde yardımcı kolluk için öngörülmemiştir. Bekçinin durdurma yetkisinin polisinkinden büyük olması bir çelişki ve tutarsızlıktır.
  • Madde 7/3 aracılığıyla bekçiye verilen, kimliğini ispatla(ma)yan kişiyi tutma yetkisi, Anayasa m.19’da düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına aykırıdır. 
  • Madde 7/6, belirli durumlarda, bekçiye, durdurulan kişi üzerinde el ile dıştan kontrol yetkisi vermekte. Silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunup bulunmadığının tespiti için el ile dıştan kontrol, kişinin üstünü aramaktır. Bekçilere verilen bu el ile dıştan kontrol yetkisi, üst arama için hakim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri koşulunu öngören Anayasa m.20/2’ye aykırıdır.” 

Silah kullanma yetkisi

Yasanın getirdiği yetkilerden biri de silah kullanmaya ilişkin, CHP’li Kaboğlu bu durumun da belirsiz ve muğlak olduğuna dikkat çekerek görevin her an kötüye kullanıma açık ve Anayasa’ya özellikle md.19 ve 20’ye olduğuna dikkat çekti. Kaboğlu düzenlemenin 9. maddesine atıf yaparak şöyle devam etti: “Çarşı ve mahalle bekçileri 4/7/1934 ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 16 ncı maddesinde belirtilen zor ve silah kullanma yetkisini haizdir”. 

Bilindiği üzere, md.16, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun en sorunlu maddelerinin başında geldiği halde, burada sıralanan yetkilerin bekçilere aynen verilmesi, yaşam hakkı açısından ciddi risklere yol açabilecek. 

Kaynak: Evrensel

Tags: , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑