Kadın

Published on Eylül 2nd, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

Patriyarkanın 13. Cuma’yı kadınlardan çalıp uğursuz ilan edişi – Kimberly Lawson

Patriyarkal düzenden önce 13. Cuma Tanrıçaların günü olarak bilinirdi. Hepimizin içinde yaşayan Divine Feminine’e* adanmış bir ibadet günüydü ve yaratılış, ölüm ve yeniden doğuş döngüsüne saygıyı ifade ederdi.

13. Cuma kötü şansla ilişkilendirilmeden ve yok olmaya direnen korku filmleri için bir fırsat haline gelmeden önce feminen enerjiyi kutsamak adına ayinlerin yapıldığı önemli bir gün olarak görülürdü.


Kuzey Karolina’dan Gine Spriggs, hem Cuma gününün hem de 13 sayısının anlamlarının, negatif çağrışımlar yapacak şekilde değiştirilmesinden patriyarkal dinleri sorumlu tutar. Özellikle 13 sayısıyla ilgili olan bir miti Spriggs şöyle açıklıyor: “Bu mit, 13 kişi bir masada yemek yedikten sonraki bir yıl içinde, içlerinden birinin öleceğini söyler. Mitin kaynağını ise, Son Akşam Yemeği isimli tabloda da tasvir edildiği gibi, İsa’nın 12 havari ile birlikte yediği yemek oluşturuyor. Zaten tasvirin bu şekilde adlandırılmasının sebebi, İsa’nın yemekten kısa bir süre sonra ölmüş olmasıdır.”

Spriggs sözlerine şöyle devam ediyor: “Cuma günü ise, iddiaya göre, Havva’nın Adem’e yasak elmayı verdiği gündür; Adem’in cennetten kovulduğu, öldüğü ve ölü bedeninin yakıldığı gün. Aynı zamanda İsa’nın öldüğü gün de bir Cuma günüdür.”

Los Angeles merkezli Forever Conscious sitesinin kurucusu Tanaaz Chubb ise şunları söylüyor: “Patriyarkal düzenden önce, 13. Cuma Tanrıçaların günü olarak bilinirdi. Hepimizin içinde yaşayan Divine Feminine’e adanmış bir ibadet günüydü ve yaratılış, ölüm ve yeniden doğuş döngüsüne saygıyı ifade ederdi.”

Spriggs, Chubb’a katılıyor ve şunları ekliyor: “13, kadınların bir yıl içindeki ortalama âdet döngüsünün sayısıdır ve dişil bir ifadedir. Aynı zamanda ayın yıllık döngülerinin sayısıdır ve bu döngüler dünyevi dinler tarafından dişil olarak görülür.”

Chubb’ın ifade ettiğine göre, “Toplum daha patriyarkal bir hal almadan önce âdet dönemindeki kadının ilahi ve büyülü güçleri olduğu kabul edilirdi. Sezgisel ve psişik mesajlar sunmaya dair bütün bilgeliği ve yeteneği herkes tarafından kabul edilirdi. Ne zaman ki toplum daha patriyarkal bir hal aldı, o zaman kadınlar âdet dönemlerinden utanmaya ve yeni bir hayat yaratabilmek gibi insanı hayrete düşüren bu yeteneklerini görmezden gelmeye başladılar. Bu tutum, 13. Cuma’nın şanssız bir gün olduğuna dair inancın sürdürülmesine sebep oldu.”

Spriggs, patriyarka tarafından uğursuz ilan edilen 13. Cuma’dan korkmak yerine aşkın tanrıçası Venüs’ün ve 13. Cuma’nın getirebileceği tüm iyi enerjiyi kucaklamayı önerir: “Pembe giyinin, iç çamaşırı da olabilir, pembe çiçekler satın alın, pembe bir mum yakın, gül yaprağı çayı için ya da pembe kuvars taşı taşıyın.”

Spriggs şu sözlerle bitiriyor: “Annem her zaman bana her 13. Cuma’da başına iyi şeyler geldiğini söylerdi. Bugünlerde Tanrıçaların enerjisi iki katına çıkar. Sadece doğru koşulların, kimyaların, ögelerin ve enerjilerin şanslı karışımını hissedin ve kendi sihrinizi kullanın.”

Kaynak

(*) Burada bahsedilen Divine Feminine şunu ifade etmektedir: Her insan, içinde hem maskülen hem de feminen olarak sınıflandırılan enerjiler taşır. Divine Feminine de bu enerjilerden feminen olanları temsil eden tanrıçadır.

Çeviren: Gizem Doğan / https://dunyadanceviri.wordpress.com

Tags: , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑