İsviçre

Published on Ekim 1st, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

PDA/ POP ve 20 Ekim 2019 İsviçre parlamento seçimleri – Zeynel A. Göçer

İsviçre nüfusunun yüzde 23.3’nü yabancılar oluşturuyor. Bu aynı zamanda şu anlama geliyor; İsviçre’de yaşayan her 5 kişiden biri yabancı (Ausländer, Migrant )

Reel siyaset yapan her politikacı bu gerçekliği göz önünde bulundurarak siyaset yapmak durumunda. Bu reel sosyolojiyi es veya pas geçen popülist yaklaşımlar dönemsel olarak kimi kazanımlar elde edecek olsa da, uzun erimli siyasette kaybedecektir. Böyle bir yaklaşım isabetli ve haklı analizlerden uzak düşeceği gibi toplumsal ve bilimsel olarak da hatalı tespitlere ulaşacaktır.


İsviçre’de yaklaşan 20 Ekim 2019 parlamento ve senato seçimlerinde 200 parlamenter ve 46 senatör seçilecek.

Bu seçimlere giderken kendisini Marksist ve Anti-kapitalist olarak ifade eden PDA/ POP’un ( İsviçre Emek Partisi ) seçim stratejisini kısaca değerlendirmek isterim.

Bir defa şu hakkı teslim ederek başlamak gerekir; 500 yıldır savaş görmemiş, 4 resmi dili olan, 50 bin dolar kişi başına düşen milli gelire sahip bir ülkede halen Marksist olarak iddia sahibi olmaya devam etmek, emek sermaye çelişkisinden, işçi sınıfının genel çıkarlarından bahsetmek, asgari ücretin 4500 frank olmasını istemek, sağlık sigortasının tek kasada toplanmasını ve ailelerin gelir durumuna göre belirlemesini talep etmek cesur ve doğru bir yaklaşımdır.

Bir çok göçmenin de PDA/POP’u desteklemeleri Marksist, sosyalist olmasından kaynaklıdır. Türkiyeli sosyalist partilerden SYKP, PDA/POP ile en fazla iş ve güç birliği yapan partilerin başında geliyor. PDA/POP’un yeniden yapılandırılmasında SYKP’nin ve özellikle de PDA / POP’un gençlik örgütlenmesinde SYKP’li gençlerin  ciddi bir rol üstlendiklerini söylemek abartı olmaz sanırım.

Önümüzdeki seçimlerde SYKP ve birçok başka siyasal çevrenin üye ve taraftarları PDA/ POP’un listelerinden aday olarak PDA’yı daha görünür ve güçlü bir parti haline getirmeye çalışmaktalar.

Birden fazla ulus kimliğine sahip bir çok göçmenin PDA / POP’u destekleme çabaları ve İsviçre vatandaşlık haklarını yerine getirme çabaları karşısında, PDA/ POP bu seçimlerde sağcı, yabancı düşmanı partilerin eleştirilerini üzerlerine çekmemek için, “Göçmenlik sorununu” seçim kampanyası boyunca “özellikle” işlenmeyeceğini belirtiyor.

Bu kararı tümüyle yanlış ve stratejik olarak ise hatalı, hatta baltayı kendi ayağına vuran bir karar olarak nitelendirmek isabetsiz olmayacaktır.

Bu karar aynı zamanda Türkiyeli, Kürdistanlı ve başka ulus göçmenlerin PDA/POP’a sempati ile bakma şevklerini kırmasına bile yol açabilir kanaatindeyim.

PDA /POP yabancı düşmanı, sağcı, faşist parti ve kişilerin tepkisini almamak için, göçmenlerin sorunlarını ele almama anlayışından ziyade, kendi yanlışlarını, partiyi küçülten kararlarını, gettolaşma anlayışlarını sorgulamalıdır. 1947 yılında kurulan ve yüzde 5,1 oy oranı ile 7 milletvekilliğinden en son yapılan 2015 genel seçimlerindeki yüzde 0 ,4 oy oranına nasıl düştüğünü analiz etmeli, sürekli kan kaybeden bir hasta durumundan kurtulmanın yollarını aramalıdır.

Bu kan kaybını salt sosyalist sistemin yıkılışı ve neo liberal anlayışın egemen olması ile açıklamak işin kolaycılığına kaçmaktır.

PDA / POP için yaptığım bu eleştiri diğer partilerin daha iyi ve göçmen sorununda daha duyarlı oldukları anlamı çıkmasın sakın. Ancak, kanaatim odur ki, göçmenler için kullanılan “Getto” kavramını başta PDA/ POP olmak üzere kimi başka İsviçreli partiler içinde kullanmak yanlış olmayacaktır.

Zeynel A. Göçer

30 Eylül 2019

Tags: , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑