Sömürgecilik

Published on Ekim 11th, 2019 | by Avrupa Forum 14

0

Rojava işgali ve direniş – Yiğit Yirmibeş

AKP-MHP faşist iktidar bloğu tüm dünyanın sessizce izlediği 1 aylık süre zarfında bütün hazırlıklarını tamamlayarak Rojava’yı işgal savaşına 9 Ekim tarihinde başladı. Savaş kapsamında ilk gün uçaklar, obüsler ve roketatarlar kullanıldı, gece saatlerinde ise zırhlı birlikler cihatçı çetelerle birlikte sınırı geçerek karadan giriş yaptı.

İlk müdahale edilecek kentlerin Tel-Abyad, Serekaniye ve Kobane olacağı duyurulmuşken çatışmalar Tel-Abyad, Serekaniye, Kamişlo ve Derik’te yoğunlaştı. TSK ve Cihatçı çetelerin esas hedef olan 30 km derinliğe ulaşma çabasında ilk etapta Tel-Abyad ve Serekaniye kontrol altına alınıp roket ve havan saldırıları menzilinden çıkarak güvenli bir alan kazanma planı yapılıyor.


Şekil 1: Rojava Bölgesi, Lacivert Semboller Türk Hareketlilikleri, Sarı Semboller SDG Hareketlilikleri

En doğudan başlayacak olursak Derik merkezi ve etrafındaki köyler uçak ve obüslerle bombalanıyor fakat henüz bir kara müdahalesi gerçekleşmedi. Cizre’nin Katran Köyü’nde bulunan şarapnel parçaları bombalamaların karşılıklı olduğunu anlatıyor. Ayrıca 10 Ekim tarihinde Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) bir askeri pozisyonu imha ettiği bilgisi de geçildi. Esad yanlısı medya ise Haseke yakınlarında Saida petrol bölgesinin TSK tarafından bombalandığını bildirdi.

Kamişlo ve Nusaybin bölgesinden ise ilk sivil ölüm haberleri geldi. TSK şehrin doğu bölgelerini bombalamaya devam ediyor. Sınır kapısında şiddetli çatışmalar yaşansa da sınırın ötesine geçilemedi. Kamışlo’nun biraz batısında yer alan Amude seyrek şekilde bombalanıyor.

Şekil 2: Nusaybin-Kamışlo Sınırı

En fazla yığınak yapılan cephelerden biri olan Ceylanpınar ise en sıcak bölgelerden. TSK ve Cihatçı çeteler şehrin doğu ve batısından sınırı yaklaşık 4 km geçebildiler. Tepelik bölgeleri de bulunan Serekaniye’de TSK Keşif uçakları ağır silah noktalarını bombalıyor. Şehir merkezinden edinilen bilgiye göre TSK bombalamalarından yararlanmaya çalışan bir IŞİD hücresi faaliyete geçmek üzereyken yakalandı. AKP-MHP faşist iktidarının her hareketi dolaylı dolaysız IŞİD ile paralel çıkarlara dayanmaya devam ediyor.

Serekaniye’nin doğusunda sınır geçişleri, örülen duvarların kaldırılması ile mümkün oldu. Basına yansıyan fotoğrafta cihatçı çeteler ve TSK mensupları kol kola. TSK sınır geçişinden sonra Aluk köyünü kontrol etmeye başladığını bildirdi. Fakat yoğun çatışmalar sürüyor. Bölgedeki su istasyonu da bombalandı ve hizmet dışı bırakıldı.

Şekil 3: Ceylanpınar – Serekaniye Cephesi

Serekaniye’nin batısında ise ilk Türk askerinin ölüm haberi geldi. Türk destekli cihatçı çeteler Kaşto, Tel-Halef ve Tel-Arkam köyünü ele geçirdiklerini duyurdu. Şehrin batısındaki duvarların da kaldırılarak sınır geçişlerinin artırılmaya çalışıldığı biliniyor. Türk ordusunun derine inebildiği noktalar ise bu köyler ve etrafındaki araziler. Ayrıca Tel-Abyad-Serekaniye bağlantı yollarının da kesildiği iddia ediliyor.

En yoğun çatışmaların yaşandığı bölge ise Akçakale Tel-Abyad bölgesi. Tel-Abyad da Serekaniye’ye benzer bir taktikle doğu ve batıdan sızmalarla kuşatılmaya çalışılmakta. Uçaklar bu bölgede şehir merkezini ve çok daha güneye inerek Hammam isimli Türkmen köyünü bombaladılar. Ayrıca daha güneyde IŞİD’li tutukluların bulunduğu 93. Tugay Askeri üssü Türk savaş uçakları tarafından bombalandı. Twitter’da @mustefabali hesabından yapılan duyuruya göre en tehlikeli cihatçılar bu üste tutuluyormuş. Sanıyoruz ki AKP-MHP faşist iktidarının onlara ihtiyacı var ve orada çıkacak bir kargaşa anında IŞİD’li çetelerin üsten kaçarak tekrar toparlanması isteniyor.

Şekil 4 : Akçakale – Tel-Abyad Cephesi

Savaşın en kirli hali bu bölgede. Kent merkezlerinde karşılıklı bombardımanlar oldukça yoğun ve çok sayıda sivil ölümden söz ediliyor. En az 20 kişinin ise saldırılarda yaralandığı bildiriliyor. Türk zırhlı araçlarının sınır kapısından şehre girdiği bildiriliyor ama bu bilgi teyit edilemedi. Türk ordusu ve çeteler yoğun saldırılarla kapıyı geçmeyi denediler ama başarılı olamadılar. Uçak bombardımanları şehrin batı tarafında yoğunlaşsa da bütün şehirden dumanlar yükseliyor. Bunun keşif uçaklarından gizlenme mi yoksa yoğun bombalama sonucu mu olduğu ise çok net değil. Ayrıca kentte elektrik kesintilerinin yoğunlaştığı bildiriliyor.

10 Ekim sabahı Tel-Abyad’ın doğusunda kara operasyonu başlamıştı. Türk ordusu boşaltılan Tabatin ve Maşrefe köylerine girdi. Bu bölgede yani Tel-Abyad Suluk arasında 8 km derinlikte bir üs planlanıyor. Güneye inilirken bazı çiftlik ve köylerin kontrolünün ele geçtiği bildiriliyor. SDG Arıkan deresi önünde Türk ordusunu ve cihatçı çeteleri durdurdu. Fakat derenin batı tarafından ağır makineli tüfek desteğiyle bazı zırhlı araçların sınırı geçtiği bilgisi var.

Tel-Abyad’ın batı kırsalında Durbia Köyü yakınlarında da duvarlar sökülerek sınır geçildi ve Türk ordusu destekli cihatçılar boşaltılan Tel-Fender köyünü işgal etti. El-Yabisah köyüne ilerleyen cihatçılar ve SDG arasında yoğun çatışmalar yaşandı ve bir zırhlı aracın imha olduğu bilgisi verildi.

SDG bu bölgeye Deyr ez Zor, Rakka, Tabka, Haseke ve Menbiç’den devasa takviyeler göndermeye devam ediyor. IŞİD ise Erdoğan’ın planıyla paralel bir şekilde Rakka yakınlarındaki Mansura’da bir saldırı gerçekleştirdi.

Bölgede sivillerin toplu göçü sürerken, uçakların sivil konvoyları da vurduğu ve 3 sivilin öldüğü bildirildi. Kızıl Haç’ın açıklamasına göre son 24 saatte 64 bin insan yerlerinden edilmiş. Saldırı bu boyutta devam ettiği takdirde bu sayının 300 bine çıkmasından endişe ediliyor.

Kobane’de ise sessizlik sürüyor. İlginç bir şekilde ABD Kobane şehir merkezinde 6 adet zırhlı araçla devriye atıyor. Bu durumda Kobane’ye bir süre daha saldırı olmayacak gibi görünüyor. Kobane’nin batısında Fırat nehri üzerinde ise SDG Karkamış ve Cerablus’u ateş altına aldı. 7 askeri bölgenin tahrip edildiği bilgisi var. TSK ve cihatçılar ise nehrin karşı kıyısındaki köylere top atışı düzenliyor.

Şekil 5: Kobane, Cerablus, Menbiç, Tel-Rıfat

Fırat’ın batısında Menbiç’e batıdan saldırılar sürüyor. Cihatçılar batıda köy bombalarken, kuzey batıda Arap Hasan cephesinden ilerlemeye çalışıyor. El-Bab ve Tel-Rıfat’ta ise ağır makinalı tüfekler ve top atışlarıyla çatışmalar düşük yoğunluklu devam ediyor.

Cephedeki 2 günlük bilançoda üstünlük sağlayan bir taraf yok ama 50 bin’e yakın askeri gücüyle SDG temkinli bir şekilde işgale karşı topraklarını korumayı sürdürüyor. Diplomasi tarafında ise bütün dünyaya tam bir riyakarlık hakim. Emperyal güçler ipleri elinden saldı ve azgın Türk faşist blokunun manevralarını izliyor. İçerideki muhalifleri avutmak için her ülke uyduruk yaptırım haberlerini basına sızdırıyor. Uluslararası basın da Türk yetkililerin “Bu bir savaş değil terörle mücadele” safsatasını yaygınlaştırmakla meşgul.

Toprakları yeminli ırkçılar ve cihatçı katiller eliyle açıkça işgal edilmek istenen Kürt halkı ise direniyor. Ve yüzünü sola dönmüş dünya halklarının desteği dışında kimseden de bir beklentileri yok.

(Haritalar için kaynak : ttps://syria.liveuamap.com/?fbclid=IwAR3GNHmlPpH_hVFaEZJ9epDE3spWDJvfFTNSu143CCZAAldETw-aMYQh3RI)


Tags: , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑