Suriye

Published on Ekim 9th, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

Savaş ve barış – Zeynel A. Göçer

Türkiye, Suriye’deki gelişmelere karşın düne kadar Rusya ile ortaklık yapıyorken, bugün de ABD ile Fırat’ın doğusuna girmek için anlaşmış durumda. ABD; “ Suriye’ye girmene izin veriyorum ama kendi askerlerinle bu operasyonu yapacaksın” diyor. Askerlerini çekme kararı alıp tutuklu binlerce IŞİD’li ailenin sorumluluğunu da devrederek topu Türkiye’ye atmış durumda.

Bu durumun sonucu olarak, Kürt ve Türk askeri güçleri belki de ilk defa fiziki bir savaşın da startını vermiş olacaklar. Uzun yıllardır övünerek anlatılan “Kürt sorununun çözümsüzlüğüne rağmen Türkiye eski Yugoslavya olmadı” teorisinin de belki sonuna geliniyor.


Türkiye askeri güçlerinin Suriye sınırını geçerek 38 km derinlik ve 430 km uzunluğundaki bölgenin 105 km’sini kontrol altına almayı hedeflediği söyleniyor. ABD başkanı Trump’ın Türkiye ye “belirlenen sınırın dışına çıkma, yoksa kötü olur” söylemleri bu 105 km alanla ilgilidir.

Hedef; Kürtlerin kontrolündeki bölgeyi Kürtlerden arındırarak, yerlerine Sünni Arap ve Işid’çi aileleri yerleştirmek ve böylece demografik, siyasi ve ekonomik yapıda ciddi değişiklikler yapmak.

Hedeflenenler ve olası gelişmeler

1-Kanımca “Büyük Türkiye”nin “Osmanlılık ruhunu” manevi anlamda dünyaya göstermek başta olmak üzere, Irak, İran Türkiye ve diğer parçalardaki Kürtlere de “ayağınızı denk alın” mesajı verilmek istenmekte.

2- Yıpranan 17 yıllık AKP iktidarı bu savaşla iç gündeme yönelik tepkilerin bastırılmasını hedeflediği gibi, AKP içindeki istifaların da önünü kesmiş olacak ve tek adam rejimine devam edilebilecektir.

3- Başta Türkiye olmak üzere İran ve Suriye yönetimi Rojava’daki Kürt yerel yönetimini lağvederek, Kürtlerin yerine Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Suriyelilerin bir kısmını ve yaklaşık 70 bin IŞİD‘li ailenin konumlandırılması planlanıyor. Bu yolla Kürtlerin siyasal, yönetsel egemenliğini kırmayı hedefleniyor

İran Türkiye’ye operasyon için her türlü ittifaka hazır olduğunu şimdiden beyan etmiş durumda. Suriye ise, Kürtlere bırakmak zorunda kaldığı toprakların yeniden Araplara geçmesi adına, topraklarının işgal edilmesine, tıpkı Afrin’de olduğu gibi, sesini çıkarmayacağa benziyor.

4-Türkiye’nin ilerici, sol, sosyalist, devrimci güçlerinin her zaman olduğu gibi bugün de “savaşa hayır” diyenler tarafında yer alacaklarından kuşkum yok. Esas olarak tüm olanaklar kullanılarak Türkiye kamuoyunun gerçekleri görmesi sağlanmalı. Türkiye halkları artık bu savaşa girmekle, nice fakir, fukara, emekçi askerini bir hiç uğruna kaybedeceğini görmeli. Nice ailenin evine ateş düşecek, ekonomideki kötü gidişat daha da dibe vuracak. Döviz kurları, enflasyon rakamlarını fırlayacak, işsizlik ve yoksulluk sokağa daha çok yansıyacak…

Savaş bu defa salt Kürtlerin değil, Türklerin de canına da mal olacak. Türk halkı bu savaşa dur demelidir. Yozgat’tan, Balıkesir’den, Kayseri’den, Bartın’dan, Mersin’den, Adana’dan, İstanbul’dan, Osmaniye’den yani her bölgeden insanlar sınıra akın etmeli ve evlatlarının bir hiç uğruna ölümüne sesiz kalmamalı. İkinci bir Kore’ye hayır demelidir.

5- Kürtler ise kendilerini yöneten ülke “sahipleri” ile iyi ilişkiler kurmak adına “Biz devlet istemezük” noktasına takılıp Ortadoğu’nun en eski ve en çok bedel veren halklarının başında gelmesine rağmen oyunu kuralına göre oynamamaya devam etmektedirler.

Güney Kürtlerinin bağımsızlık referandumunda ABD, Rusya, İran, Türkiye nasıl ki Kürtleri yalnız bıraktıysa, Rojava’ya yönelik düşünülen operasyonda da Kürtler yine yalnız kalmış durumda.

Büyüğünden küçüğüne tüm Kürt aktörleri ve barıştan yana olan güçler bu realiteyi görerek hareket etmeli, “piyon “ rolüne razı olmamalı. Doğu, Batı, Kuzey ve Güney Kürtleri bu büyük oyun karşısında sırt sırta vermelidir.

Örneğin bu sefer Güney Kürtleri emperyalistlerin onayını beklemeden dayanışma reflekslerini geliştirmelidir. Rojava Kürtleri de “siz gelmeyin” darlığında davranmamalılar. Dönem ve koşulların ortaya çıkardığı ihtiyaçlar siyasal rekabet sınırlarını bir tarafa bırakmayı çoktan zorunlu kılmış durumda.

Bu savaş durdurulamazsa; kimlerin kazanacağını şimdiden söylemek erken ama kaybeden tarafın Kürdü, Türkü, Arabı, Farsıyla emekçi halklar olacağı kesindir.

Zeynel A. Göçer

8.10.2019

Tags: , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑