Yazarlar

Published on Ocak 8th, 2020 | by Avrupa Forum 2

0

Sömürgeciliğin fotoğrafları – Hüseyin Şenol

Tüm yandaş medyanın yöneticilerinin, “silahşör” gazetecilerinin, muhabirlerinin, halkların mahkemelerinde hesap vereceği günleri de biz haberleştireceğiz. Halklarımıza ve Metin Göktepe’ye sözümüz olsun…


            Anadolu Ajansı (AA) her devrin, yani sömürgeci Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin  kalemşörü olmaya devam ediyor. Bu işi o kadar pervasız ve titizlikle yapıyor ki, efendilerine hizmette kusur etmiyor. Bunu, kurulduğu yıldan beri yapan AA’nın kuruluş amacı da bu zaten.


Her devrin, hükümetin hizmetinde olan AA, özellikle de devletin sömürgeci yanını sergilemede, duyurmada, borazanı olma hizmetinde görevini hiç aksatmadı. Bu “resmi” haber ajansı, CHP dönemlerinde ve Menderes dönemlerinde de, 12 Eylül Askeri Darbesinde ve 15 Temmuz dahil tüm darbelerde de devletin,cuntacıların ve o dönemdeki ganerallerin kurduğu veya kurdurttuğu hükümetlerin hizmetindeydi.

Anadolu Ajansı, 6 Nisan 1920’de Mustafa Kemal’in isteği ile kuruldu. AA daha başında yalan üzerine kurulmuştı. Amacı, olmayan bir “Kurtuluş Savaşı” hakkındaki haberleri duyurmaktı. 

Ajans, Dersim Katliamı dahil, günümüze kadar süren tüm katliam, soykırım ve sürgünlerde önemli rol oynayarak, sömürgeci devletin önemli sesi oldu.

Kirli savaşların sesi

Üç yıl önce de AA üzerine “TC’nin AA’sı olmak” başlığıyla bir yazı kaleme almış, orda da bu haber ajansının çirkin yüzünü göstermeye çalışmıştım. Devletin Cizre ve çok sayıda Kürt ili ve kasabalarındaki vahşeti ve -ettiği yemin gibi- taş üstünde taş bırakmadığını hep birlikte yaşadık. Daha üç yıl önceydi bu vahşet ve hız kesmeden de devam etti. Hızını ve kinini alamayan sömürgeci devlet, çirkin yüzünü Afrin ve Rojava işgallerinde de gösterdi. Bu yüzün gösterilmesinin en büyük destekçisi de, her daim kendisine hizmette kusur etmeyen kalemşörü olan ajansı AA’ydı.

Bombalanan, yerle bir edilen, kendi tabirleriyle taş üstünde taş bırakılmayan yerleşim yerleriyle ilgi fotoğrafları servis yaparken, AA şu notu düşüyordu: ” Teröristlerin Cizre’ye verdiği zarar ortaya çıktı”

“Teröristlerin” zarar verdiğini iddia ettiği yerlerde, “terörist” dediklerine halk yüzde doksanlar üzerinde oy veriyordu. Vermeye de devam ediyor.

AKP-MHP faşist bloğunun emrinde olan sömürgeci TC’nin ordusu ve polisi, Kürt illerindeki vahşetlerinin ardından Afrin ve Rojava’da da aynı tavrı sergiledi. İşgal öncesinde ve esnasında AA ve sömürgeci medyanın diğer TV, radyo, gazete, internet ve tüm mecraları faşist Erdoğan’ın emrindeydi. Bu yayın kuruluşlarının mensupları, haberlerini verirken, servis ederken sömürgeci dili hiç terketmediler. “Şovları” da ayrı bir iğrençlikteydi.

            Yine seçimlerde sergilediği tavır ve hizmet de hala benliğimizde. Sonuçları manipüle etmekte sürekli yoğun faaliyet gösteren AA, bu hizmetiyle de önemli bir oranda oyların faşist Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin de ortağı olduğu Cumhur İttifakı lehinde “artmasına” hizmet etti. Son yerel seçimlerde İstanbul’da bunu “yeteri kadar” başaramayınca, mega kenti kaybetmek durumunda kaldı. Tabii ki tek neden bu değildi, ama önemli bir faktördü.

            Tüm bunları gerçekleştirebilmesinin en büyük ortamını yaratan, Erdoğan’ın gerçekleştirdiği ve beraber yürüdüğü, ortak olduğu Fethullah Gülen Hareketi’nin üzerine attığı, 2016 yılındaki 15 Temmuz Darbesinde de AA’nın rolü büyüktü. Diğer yandaş medya da buradan “servis” aldığı için aynı görevi gördü. Bu darbenin “Erdoğan darbesi” değil de, “FETÖ’ün darbe gişimi” olarak gösterilmesinde ve kitlelerin bunu bu şekilde görmesinde AA’nın görevi önemliydi. Hem ülke içine hem de diğer dillerde ülke dışına yaptığı servisle bu görevini yerine getirdi.

            “Cumartesi Anneleri”ni sürekli “teröre hizmet edenler” olarak lanse eden bu haber ajansı ve güdümündeki diğer yandaş medya, 4 aydır HDP Diyarbakır Binası önünde oturma eylemi yapan “annelere” her gün “destek” veriyor. 3 Eylül’den beri HDP Diyarbakır binası önünde oturma eylemi yapan, tüm katkı ve desteklere rağmen, sayıları 65-70 aileyi geç(e)meyen annelere Erdoğan’ın emriyle yönlendirmede bulunuluyor. AA, 128 gündür süren bu eyleme ana sayfasında da özel bölümde sürekli haber, yorum ve fotoğraflara yer vererek, servis ederek “algı” operasyonuna destek veriyor.

            Bir de bu eylemin, sürekli terörize ve kriminalize edilmek istenen HDP önünde değil de AKP önünde yapıldığını düşünün, değil bugün itibarıyla 128 gün, 128 saat bile durdurulmazlardı.

            AA, muhalif yayınların susturulmasın ve kapatılmasında da önemli rol oynadı. Yasaklanmalarının nedenini AKP-MHP faşist bloğunun ağzından vererek, algı oprerasyonuna destek verdi.

AA, barış akademisyenlerini “teröre hizmet ediyorlar” şeklinde lanse etti.

Barış akademisyenlerinde olduğu gibi, AA sürekli tetikçi, ihbarcı rolünü sürdürdü.

            Yurt dışındaki Türkiyeli devrimcilerin, yurtsever ve ilericilerin fişlenmesinde rolü büyük, bu “istihbaratçı” haber ajansının.

AA, özellikle de darbeden sonra artan ve binlerce mağduru olan işkence olaylarına da hiç yer vermedi.

AA’nın kirli, tetikçi, muhbir ajanslığına örnekler saymakla bitmez.

Sömürgeciliğin fotoğrafları

            Yazımı daha fazla uzatmamak için, bu yazıyı yazmama vesile olan konuya da biraz değineyim.

            AA, her yıl olduğu gibi, 2019 yılı sonuna doğru Aralık ayında “Yılın Fotoğrafları” oylamasına başlamış, politika, spor, iş dünyası, kültür-sanat gibi çeşitli kişileri davet ederek veya bizzat giderek oylamaya iştirak etmelerini istedi. Sayfasında da, tüm okularının oylamaya katılabileceğini belirtti.

            Oylamaya Erdoğan’dan Bahçeli’ye, Meral Akşener’den Kılıçdaroğlu’na çok sayıda parti lideri de katıldı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu şunu söylemi ilginçti: “Anadolu Ajansı öteden beri fotoğraf konusunda son derece başarılı. Haberler tartışılabilir ama fotoğrafın neresini tartışacaksın? Çünkü bütün gerçekleri, bütün çıplaklığıyla önünüze koyuyor. O kareyi yakalamak zor bir iş.”

            Şimdi “muhalefte” olduğu için haber konusunda biraz sitem eder gibi söz sarfederken, fotoğraflar konusunda ise AA’nın tarafsızlığını dillendiriyor. Yukarıda örneklediğim fotoğrafları görmüyor olmalı Kılıçdaroğlu. Cizre’yi, Sur’u, Afrin’i, Rojava’yı da silahşör gibi fotoğraflayan AA’yı nereye koyuyor?

            Diğerlerinin de oylama sırasında sarf ettikleri sözler, AA’yı yere göğe sığdıramaz tarzdaydı.

3 fotoğrafta da “Kürt sorunu” var

Oylama bittikten sonra AA tarafından açıklanan “Yılın Fotoğrafları” oylaması sonuçlarına göre, haber kategorisinde “Mehmetçik çocukların yüzünü güldürdü”, yaşamda “Beyaz yürüyüş”, sporda ise “Millilerden asker selamı” başlıklı fotoğraflar birinci oldu.

Fotoğraflardan yaşam katagorisinde birinci olan “Beyaz yürüyüş” adlı fotoğrafta, karla yağığı ve tipinin ardınan zor koşullar altında yürüyen, okul yolundaki Kürt çocuklar var. Yer: Iğdır

Haber katagorisinde birinci olan fotoğrafın adı “”Mehmetçik çocukların yüzünü güldürdü”. Suriye’ye yönelik “Barış Pınarı” adı verilen işgalde Türk askeri Kürt çocuğa çikolata şeker ikram ediyor. Toprakları işgal et, halkın çocuklarına da şeker dağıt. Sömürgeciliğin çirkin yüzü. Yer: Tel Halaf

Spor katagorisinde de “Millilerden asker selamı” başlıklı resim birinci oldu(ruldu). Millilerden asker selamı” başlıklı fotoğrafta ise 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri H Grubu maçında Fransa ile karşılaşan Türkiye A Milli Futbol Takımı oyuncularının, Kaan Ayhan’ın attığı gol sonrası asker selamı vermesi yer alıyor. Yani işgale selam…

Karla kaplanan yollarda okula gitmek zorunda kalan Kürt çocukalarının bu durumu sömürge Kürdistan’ın en bilinen gerçeklerinden. Aynı çileyi hastalar ve diğer insanlar da çekiyor.

Tel Halaf’ta çocuklara çikolata dağıtan sömürgeciler, aynı çirkinliği yıllardır Cizre’de ve daha bir çok sömürge kent, kasaba ve köylerde de sergiliyor.

Spor alanında gelen “başarının” faşizme, sömürgeciliğe nasıl da “iyi” geldiğini, Arjantin’nin yanı sıra diğer çok sayıda ülkeden ve tüm dünyadaki örneklerinden biliyoruz.

İşgale, ırkçılığa durulan o selamı o gün olduğu gibi bugün de lanetliyorum.

            Tüm yandaş medya gibi, AA’nın yöneticilerinin, “silahşör” gazetecilerinin, muhabirlerinin, halkların mahkemelerinde hesap vereceği günleri de biz haberleştireceğiz.

            Halklarımıza ve bugün ölüm yıldönümü olan, 8 Ocak 1996 yılında sömürgeci devletin polisleri tarafından dövülerek katledilen, halkın gazetecilerinden Metin Göktepe’ye sözümüz olsun…

08.01.2020

Tags: , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑