fbpx

Halklar ve İnançlar

Published on Nisan 24th, 2020 | by Avrupa Forum 2

0

Soykırım sürecinde 2 dergah, 3 postnişin portresi – Mahsuni Gül

Bilindiği üzere, 1915 Soykırım süreci birçok yerde yaşandı.

Bu süreç yaşanırken gerek Konya’da bulunan Mevlevi Dergahı postnişinlerinin ve gerekse de Ankara’da bulunan Hacı Bayram Veli Dergahı Postnişini’nin tavırları nasıl oldu? Her iki Dergahın postnişinleri bu süreçte Ermenileri korudular mı, yoksa bilfiil ya da kısmen yer aldılar mı?

Bu konuya kısmen değinen önemli çalışmalar az da olsa vardır (1).

Konuya değinen eserlerden ilki Burçin Gerçek’in Akıntıya Karşı adlı eseridir.

Burçin Gerçek’in eserine değinmeden önce şu hususu belirtmek gerek.

Birçok eserde gerek Konya’da ve gerekse de Ankara’da yaşanan 1915 sürecine detaylı olarak değinildiği için burada sadece Konya’da bulunan Mevlevi Dergahı Postnişinlerinin ve Ankara’da bulunan Hacı Bayram Veli Dergahı Postnişini’nin tavırlarına değinilmeye çalışılacaktır.

Burçin Gerçek eserinde konuya ilişkin olarak çeşitli kaynakların yanı sıra Simon Arakelyan’ın Ankara Vukuatı adlı eserinden alıntılar yapar. Simon Arakelyan’ın eseri ise Ankara Vukuatı Menfilik Hatıralarım adıyla Aras Yayınları tarafından yayınlanmıştır.

Gerçek, 1915’te gerek Mevlevi Dergahı Postnişinlerinin ve gerekse de Hacı Bayram Veli Dergahı Postnişininin tavırlarına ilişkin olarak şu bilgileri aktarır özetle:

Mevlevi Dergahı Postnişini Abdülhalim Çelebi, 1915 Soykırım sürecinde yaşanan gelişmelerden dolayı endişelidir. Çünkü bu süreçte kendisi İttihat Terakki Cemiyeti tarafından azledilmiş, resmi herhangi bir yetkiden yoksun bırakılarak yerine İttihatçıların görüşlerini paylaşan ve kendisi de İttihat Terakki Cemiyeti mensubu olan Veled Çelebi getirilmiştir.

Aslında Abdülhalim Çelebi’nin yerine Veled Çelebi’nin getirilmesi tesadüf değildir. Özünde, Halep ve Konya Valisi Celal Bey’in alınıp, İTC murahhası Ferid Bey’in (nam-ı diğer Hamal Ferid) getirilmesinin bir yansımasıdır.

Çünkü Halep ve Konya Valisi Celal Bey’in görevden alınarak  –ki, Burçin Gerçek çalışmasında Celal Bey’in bu süreçte emirlere karşı gelen devlet görevlilerinin sembolü olduğunu aktarır- Ferid Bey’in Konya’ya gönderilmesiyle ipler tamamen onun eline geçmiş, Hamal Ferid de İttihat Terakki Cemiyeti’nin politikasını Konya’da hayata geçirmiştir.

Yani Konya’da Halep ve Konya Valisi Celal Bey Ermenileri koruduğu için tasfiye edilmiş Hamal Ferid’in İTC politikalarını uygulama iklimi oluşturulmuştur. Ferid Bey, hem Konya’daki İttihat Terakki Cemiyeti’nin sorumlu sekreteri ve hem de Konya tehcirini organize eden ekibin başındaki kişidir.

Burçin Gerçek eserinde özetle Abdülhalim Çelebi’nin gerek 1909’da ve gerekse de 1915 Soykırım sürecinde Ermenileri koruduğunun altını çizer ve Abdülhalim Çelebi’nin konuya ilişkin şu sözlerini aktarır:

“… Gelmiş geçmiş tüm ecdadım tarikatımızın esası olan insanlık alemine hizmet davasına tamamen uymuş ve Hıristiyan unsurları daima himayesine alarak onları birçok mezalimden kurtarmıştır. Pederim ve benim de ecdadımızın bu yolundan kıl ucu kadar sapmamış olduğumuz asrımızda bulunan Hıristiyan unsurların tasdik etmeleriyle apaçık görülecektir” (2)

Burçin Gerçek eserinde Abdülhalim Çelebi’nin yerine getirilen Veled Çelebi’nin ve Hacı Bayram Veli Dergahı Şeyhinin de bu süreçte hükümetin çizgisine uyarak kendilerinden yardım isteyen Ermenileri reddettikleri bilgisini aktarır.

Gerçek’in eserinde adını aktarmadığı Hacı Bayram Veli Dergahı Şeyhi’nin kim olduğuna değinen kaynaklar vardır.

Bu kaynaklardan biri Postnişinin biyografyasıdır. Biyografyaya göre [o sırada] Hacı Bayram Veli Dergahı Postnişini Şemseddin Bayramoğlu’dur (3).

Diğer bir kaynak ise, TDV İslam Ansiklopedi’sinde yer alan, Fuat Bayramoğlu’nun ve Nihat Azamat’ın birlikte kaleme aldıkları  Bayramiyye adlı makaledir. Bu makalede yer alan bilgiye göre Dergah’ın yirmi yedinci ve son Şeyhi Şemseddin Bayramoğlu Efendi’dir (4).

Şemseddin Bayramoğlu’na değinen eserler Soykırım sürecindeki rolüne değinmemektedir. Bu durum Veled Çelebi ve Abdülhalim Çelebi için de geçerlidir. Burçin Gerçek’in eseri bu anlamda önemlidir.

Sait Çetinoğlu, “Exterminators Yok Ediciler ve Erdemli Müslümanlar” adlı çalışmasında Patrik Zaven’in Exterminators listesinde belirttiği şekliyle Şemseddin’in vilayet meclisi üyesi olduğu bilgisini aktarır.

Sait Çetinoğlu, bir başka makalesinde Şemseddin Bayramoğlu hakkında daha detaylı bilgiler aktarır. Konunun bilince çıkması için ve önemine binaen Çetinoğlu’nun bu makalesini aktarmakta yarar var: “… SOYKIRIM SÜRECİNDE BİR ŞEYH PORTRESİ Şeyh Şemseddin (Bayramoğlu) 1884 – 1945

Patrik Zaven’in ünlü Ermeni Soykırımında “Exterminator/ Yokediciler listesinin 47. Numarasında Tayyib efendi’nin oğlu, Ankara mebusu, Şemseddin Efendi kayıtlıdır.

Patrik Zaven’in iller bazında tehciri yöneten ve soykırıma katılanlar listesinde, “Ankara’nın tehciri” başlıklı bölümünde Şemseddin Efendi’nin altı bir kez daha çizilir:

“Ankara’daki Ermenilere yönelik tehcir ve mezalimden sorumlu kişi polis müdürü Behaeddin Bey’dir. Meslektaşları onun başkanlığındaki komisyonun üyeleridir” sözlerinden sonra, 1. Sırada “Şemseddin, vilayet meclisi üyesi” sayılmaktadır.

“O kadar ki, İttihat ve Terakki’nin Katib-i Mesulü ve Teşkilat-ı Mahsusa yöneticisi Necati bey’e (Hasan Necati Kurtuluş) Şemseddin Bey’den sonra yer verilmektedir.

“Bu Şemseddin Efendi, “Ankara Hacı Bayram Veli Dergahı Postnişini” Şeyh Şemseddin’den başkası değildir.

“Şeyh Şemseddin, Kemalist dönemde Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti Üyeliğine getirilmiş, başarıları onu BMM I. Dönem Ankara Milletvekilliğine taşımıştır.

“Şeyhin kısa biyografisinden sonra sorabiliriz:

“Soykırım sürecinde Dergahların rolleri neydi?

“Not: (bir vesile ile Şeyhi bulmamı sağlayan M. Gül’e teşekkürler).” (5)

Sait Çetinoğlu’nun makalesinde yer verdiği bilgiler Şemseddin Bayramoğlu’nun biyografisindeki bilgilerle de örtüşmektedir görüldüğü gibi.

Raymond Kevorkian da “Ermeni Soykırımı” adlı eserinde Şemseddin’in Yerel İttihat Kulübü ve İl Genel Meclisi Üyesi olduğu bilgisini aktarır. Fakat Hacı Bayram Veli Dergahı Postnişini olduğu bilgisini aktarmaz (6)

Fatma Müge Göçek de “Denial Of Violence” adlı İngilizce eserinde yer verdiği listede “Religious Sheikh” (Dini Şeyh) olarak Şemseddin Bayramoğlu’nun adını Ali Fuat Cebesoy’dan sonra aktarır (7).

Şemseddin Bayramoğlu’nun Soykırım Süreci’ndeki rolüne değinen diğer önemli bir eser ise Taylan Özgür ve Zeliha Etöz’ün birlikte kaleme aldıkları 1916 Ankara Yangını adlı eserdir. Eserde şu bilgilere yer verilmiştir:

İngiliz belgelerine göre Ankara’da gerçekleşen süreç Polis Müdürü Bahattin Bey komutasında, aralarında Şemseddin Bayramoğlu’nun da yer aldığı 8 kişilik bir heyet tarafından yürütülmüştür.” (8) Burada yer alan isimler kimi farklılıklara rağmen genel olarak diğer eserlerdeki bilgilerle de örtüşmektedir.

Devamla, Orhan Selim Kocahanoğlu’nun “İttihat Terakki’nin Sorgulanması ve Yargılanması Divan-ı Harb-i Örfi Muhakemesi” adlı eserden, sorgulamaları yapılan Ankara Mebusu Şeyh Tayyip Efendi’nin, Patrikhane ve İngiliz belgelerine göre tehcir ve taktil’den sorumlu Hacı Bayram Dergahı Postnişini Şemseddin Bayramoğlu’nun babası olduğu bilgisi aktarılmıştır (9) Bu bilgi de, gerek Patrik Zaven ve Sait Çetinoğlu’nun ve gerekse de Şemseddin Bayramoğlu’nun biyografisinde verilen bilgilerle örtüşmektedir.

“Belgeler” başlıklı bölümün “Ankara’da Emval-İ Metruke Nasıl Yağma Edildi” alt başlıklı kısmında da Şemseddin Bayramoğlu’nun adı Polis Müdürü Bahattin Bey’den sonra 2. kişi olarak geçer (10). Bu da yukarıda aktarılan bilgiyle örtüşmektedir.

Son olarak, burada kısa da olsa Burçin Gerçek’in eserinde kaynak olarak aktardığı Simon Arakelyan’ın “1915 Enkare Vukuatı” adlı eserindeki Hacı Bayram Veli Dergahı Şeyhi’ne de değinmekte yarar var. 

Aras Yayınları tarafından yayınlanan Ankara Vukuatı Menfilik Hatıralarım adlı eserinde Simon Arakelyan Şemseddin Efendi’den birkaç yerde söz eder. Arakelyan’ın aktardığına göre Şehzade Şemseddin Efendi İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne mensup ve Ankara tehcirinin uygulanmasında aktif olarak yer alan [bir] kişidir. Tehcirin her aşamasında belirgin rol alır.

Arakelyan Şehzade Şemseddin Efendi’yle ilgili olarak kimi olayların yanı sıra şöyle bir anısını da aktarır:

“… Arabaya bindiriliyordum ki Şemseddin Efendi gözüme ilişti. Allahaısmarladık. Nihat Bey’e selam söyleyiniz” dedim. “Merak etme, istasyona gidiyorsunuz, trene bineceksiniz” dedi. “Nereye gittiğimizi biliyorum, siz onu merak etmeyiniz” dedim. “İstasyona gideceksiniz” diyerek benimle alay etmek istemiş olmalıydı. Fakat bu alay pek acı, bilhassa durumun vahameti düşünüldüğünde, pek yersiz ve basbayağı iğrençti. Zaten Şemseddin Efendi’nin hapishane kapısında durarak insanları bağlatmış olması çirkin bir hareketti. Çünkü cemaatin büyük bir kısmını tanıyordu, birçoğuyla da ahbaptı. Ne tür bir hissiyatın etkisiyle böyle iğrenç bir vazifeyi üstlenmişti? Acaba Vali Atıf veya Polis Müdürü Bahattin’e yaranmak mı istemişti?” (11)

Görüldüğü gibi Şehzade Şemseddin İttihat Terakki Cemiyeti’nin büyük bir kısmını tanımaktadır ve birçoğuyla da ahbaptır. Çünkü kendisi de İttihat Terakki üyesidir.

Şehzade Şemseddin’in böyle iğrenç bir vazifeyi üstlenmiş olmasında şaşılacak bir yan yoktur ve Vali Atıf ve Polis Müdürü Bahattin’e yaranmak gibi bir durum da yoktur. Çünkü Şehzade Şemseddin sıradan birisi değildir ve Polis Müdürü Bahattin Bey de anımsanacağı üzere 1915 Ankara [soykırım] sürecini yürüten heyetin en başındaki isimdir. Bahattin Bey’den sonra gelen 2. isimse Hacı Bayram Veli Dergahı Postnişini Şemseddin Bayramoğlu’dur.

Sait Çetinoğlu’nun makalesinde sormuş olduğu “Soykırım sürecinde Dergahların rolleri neydi?” sorusu 1915’te Dergahların rollerinin bilince çıkarılması açısından son derece önemli bir sorudur.

Bu anlamda şu sorular da sorulmalı ve yanıtları bulunmalıdır.

1915 yaşanırken Alevi Ocaklarının, Dergahların ve Hacı Bektaş Postnişinlerinin tavırları ne olmuştur?

Keza 1915 yaşanırken Sünni, Nakşibendi, Halidi… v.b. dergah şeyhlerinin tavırları ne olmuştur?

Abdülhalim Çelebi gibi Ermenileri korumuşlar mıdır yoksa Veled Çelebi ve Şemseddin Bayramoğlu gibi hükümetin çizgisine uyarak kendilerinden yardım isteyen Ermenileri reddetmişler midir?

Kaynak : Rojnameya Newroz 06.02.2020

______________________________________________________________________________

  1. Bu konuya kısmen değinen ve erişilebilen kaynaklar şunlardır: Burçin Gerçek, Akıntıya Karşı; Taylan Esin-Zeliha Etöz, 1916 Ankara Yangını; Simon Arakelyan, Ankara Vukuatı Menfilik Hatıralarım; Sait Çetinoğlu, Exterminators Yok Ediciler ve Erdemli Müslümanlar; v.b.
  2. Burçin Gerçek, Akıntıya Karşı, Sayfa 47, 31, 50, 55
  3. https://www.biyografya.com/biyografi/2142
  4. TDV İslam Ansiklopedisi, Fuat Bayramoğlu-Nihat Azamat, Bayramiyye
  5. Sait Çetinoğlu, Exterminators: Yok Ediciler ve Erdemli Müslümanlar, Sayfa 168, ve, https://www.facebook.com/sait.cetinoglu
  6. Raymond Kevorkian, Ermeni Soykırımı, Sayfa 703
  7. Fatma Müge Göçek, Denial Of Violence, Sayfa 505
  8. Taylan Esin-Zeliha Etöz, 1916 Ankara Yangını, Sayfa 165, 274.
  9. a.g.e. içinde, Sayfa 196
  10. a.g.e.
  11. Simon Arakelyan, Ankara Vukuatı Menfilik Hatıralarım, Sayfa 54, 83.

Tags: , , , , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑