Avrupa

Published on Nisan 3rd, 2018 | by Avrupa Forum 3

0

SYKP Avrupa 5. Genel Toplantısını gerçekleştirdi

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Avrupa örgütü 5. Genel Toplantısını 30 Mart-1 Nisan 2018 tarihlerinde Almanya’nın Tübingen şehrinde gerçekleştirdi.

9-10 Haziran 2018 tarihinde yapılacak SYKP 2. Olağan Kongresi öncesi gerçekleştirilen SYKP Avrupa Genel ToplantısınaAvrupa’nın çeşitli ülkelerinden SYKP üyelerinin yanı sıra Türkiye’den Merkez Yürütme Kurulu üyeleri de katıldılar.


Yayınlanan sonuç bildirgesinde toplantıda Avrupa’dan Ortadoğu’ya, ABD’den Çin’e, Rusya’dan Türkiye’ye siyasal gelişmelerin değerlendirildiğ belirtilerek toplantının ana temalarından birinin de SYKP Avrupa’nın geçtiğimiz yıl Ekim ayında başlattığı “Erkek Egemenliğe ve Heteroseksizme karşı mücadele” kampanyası olduğu vurgulandı.

Yapılan siyasal değerlendirmelerde dünya kapitalizminin ekonomik ve siyasal olarak içinde bulunduğu krizi aşamamasının da sonucu olarak egemenlerin kontrolü kaybetmemek ve karlılık oranlarını düşürmemek için daha sağ/otoriter iktidarların tercih ettiğine dikkat çekiliyor. Emperyalist kamplar arası vesayet savaşlarında, özellikle Ortadoğu’da, aradaki güçlerin erimekte olduğu vurgulanarak büyük güçlerin karşı karşıya gelme ihtimalinin daha da yükseldiğnin altı çiziliyor.

SYKP Avrupa açıklamasında en son Afrin işgalinde yaşananların hem NATO’cu hem de Şangay işbirliği güçlerinin dertlerinin halkların özgürlüğü ve demokrasi olmadığını bir kez daha tüm açıklığıyla ortaya koyduğunu belirtiyor. ABD, Rusya ve bölge iktidarları açısından da örselenmiş, hatta mümkünse iradesi kırılmış bir Kürt Özgürlük Hareketi’nin tercih edildiği belirtilerek emperyalist-kapitalist güçlerin Türk devletinin bütün gücü ve tekniğiyle, her türlü kirli ittifaklarıyla Rojava’ya saldırmasına göz yumduğna dikkat çekiliyor.

Egemenlerin mevcut kaotik durumu ezilenlerin ve emekçilerin mücadele etmeden teslim olmalarını sağlayacak şekilde kullandıkları belirtilen sonuç metninde, ezilenlerin kendi kaderlerine razı olmalarını sağlamak istedikleri vurgulanırken bu sürecin sonunda nasıl bir tablonun çıkacağının tamamen bu süreçte kimin nasıl davrandığına, direnip direnmediğine, kendine güvenip güvenmediğine bağlı olduğu belirtiliyor.

Weltfrauenkonferenz (Dünya Kadın Konferansı), Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF), Avrupa Partizan ve Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Avrupa Örgütü’nün yazılı mesajla selamladığı SYKP Avrupa 5. Genel toplantısında yeni dönemde görev yapmak üzere Avrupa Eşsözcüleri olarak Duygu Yıldız, Memduh Özdemir, Avrupa Koordinasyon üyeleri olarak Fahriye Usta, Hüseyin Şenol, Döne Açıkgöz, Burhan Kaçar ve Tuncay Yılmaz seçildiler.

SYKP Avrupa’nın yayınladığı sonuç bildirgesinin tam metni şöyle:

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Avrupa örgütü olarak 5. Genel Toplantımızı 30 Mart-1 Nisan 2018 tarihlerinde Almanya’nın Tübingen şehrinde gerçekleştirdik.

9-10 Haziran 2018 tarihinde yapılacak SYKP 2. Olağan Kongresi öncesinde tamamladığımız Avrupa Genel Toplantımıza Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden parti üyelerimiz ve Türkiye’den de Merkez Yürütme Kurulu üyelerimiz katıldı.

Avrupa’dan Ortadoğu’ya, ABD’den Çin’e, Rusya’dan Türkiye’ye siyasal gelişmeleri değerlendirdiğimiz toplantımızın ana temalarından biri de “Erkek Egemenliğe ve Heteroseksizme karşı mücadele” kampanyamızdı.

Üç günlük toplantının ilk sunumunda karma örgütlerde erkek egemenliğe karşı mücadele konusu işlendi. Bu konuda en etkili adımın kadınların kendi aralarında örgütlülüklerini sağlayarak feminist hareketin genel kazanımlarını da arkalarına alıp parti içinde ve dışında örgütlü mücadele vermeleri olduğuna vurgu yapıldı. 15-16 Haziran 2018’de gerçekleşcek SYKP Avrupa Kadın Meclisi kampı için geniş katılım kararı alındı. Ayrıca bu oturumda partili erkek yoldaşların tutumları irdelenerek, kadın kazanımlarına riayet etmeleri, özel olanın politik olduğu belirlemesini unutmamaları yönünde uyarılar yapıldı. SYKP Avrupa Kadın Meclisi’nin önerisiyle erkek yoldaşların kendi aralarında “erk”eklikleriyle yüzleşme toplantıları yapmaları benimsendi.

Toplantımızda SYKP MYK Üyelerinin sunumlarıyla başlayan siyasal durum değerlendirmesinde Mahir Sayın Ortadoğu, Mehmet Ali Ayan ise Avrupa’daki gelişmeler üzerine sunumlar gerçekleştirdiler.

Yapılan değerlendirmelerde dünya kapitalizminin ekonomik ve siyasal olarak içinde bulunduğu krizi aşamamasının da sonucu olarak egemenlerin kontrolü kaybetmemek ve karlılık oranlarını düşürmemek için daha sağ/otoriter iktidarların tercih ettiğine dikkat çektik. Emperyalist kamplar arası vesayet savaşlarında, özellikle Ortadoğu’da, aradaki güçler erimekte ve büyük güçlerin karşı karşıya gelme ihtimali daha da yükselmekte.

Genel olarak Afganistan’dan Mısır’a, Irak’tan Suriye’ye yaşanan süreçte ABD arzu ettiği gibi bir “Yeni Ortadoğu” yaratamayınca “yönetilemez bir Ortadoğu” döneminin kapısını aralamakta. Libya’da somut pratiği yaşanan bu durum Yemen’de, Suriye’de ve mümkünse ABD’nin Rusya ve İran’a inisiyatif/avantaj kaybettiği her alanda devreye sokulmak istenmekte.

En son Afrin işgalinde yaşananlar hem NATO’cu hem de Şangay işbirliği güçlerinin dertlerinin halkların özgürlüğü ve demokrasi olmadığını bir kez daha tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Afrin’de Kürt Halkı sömürgeci Türk devletine karşı yalnız bırakılmış, adeta kurban edilmek istenmiştir. 59 günlük direniş boyunca dünya halklarından komünistler, sosyalistler, feministler, anarşistler ve demokratlar dışında hiçbir kapitalist sistem gücü Afrin halkının yanında yer almamıştır. Bu eşitsiz savaşta halkını ve savaşçılarını kırdırmak istemeyen Kürt Özgürlük Hareketi haklı olarak geri çekilmiş ancak bu tablonun oluşmasında doğrudan payı olan güçlerle girdiği/girmek zorunda kaldığı ilişkiler dolayısıyla ardında büyük kaygılar bırakmıştır. Belli ki Türk devleti bölgedeki çelişkileri sonuna kadar kullanarak Kürt Özgürlük hareketinin alanını daraltmak, mümkünse bitirmek istemekte. Hem ABD, hem Rusya ve bölge iktidarları açısından da örselenmiş, hatta mümkünse iradesi kırılmış bir Kürt Özgürlük Hareketi tercih edilmekte, Türk devletinin bütün gücü ve tekniğiyle, her türlü kirli ittifaklarıyla Rojava’ya saldırmasına göz yumulmakta. Sahada açıktan kendini gösteren ABD, Rusya ve Fransa kurtla yiyip kuzuyla ağlaşan tutumlar sergilemekte, Almanya, İngiltere, İran gibi güçler ise geri planda ama aktif olarak Türk devletinin Kürtlere karşı saldırılarına destek olmakta.

Ortadoğu’daki bu tablo Türkiye’de koşar adım inşa edilen faşizmin güçlenmesine destek veren savaş politikalarının önünü açmakta, sadece diktatörlüğünün son çivisini çakmaya uğraşan Erdoğan/AKP değil Kılıçdaroğlu’nun CHP’si de tam boy savaş politikalarını desteklemekte. Düzen güçlerinin hiç biri faşizmin zeminini güçlendiren savaş cenderesine itiraz etmeyerek aslında kendi sonlarını da hazırlamakta.

Erdoğan ve şürekâsı boylarınca içine battıkları hırsızlık, haydutluk, hukuksuzluk, katillik ve savaş suçlarından kurtulabilmenin tek yolu, eski statüko güçleri Kürt Özgürlük hareketini bitirmenin imkanı, sermaye ise karına kar katmanın, işçi sınıfının mücadeleyi yükseltmesinin önüne takoz koymanın derdiyle Türkiye tarihinin bugüne kadar gördüğü en berbat oligarşik bloğunu oluşturmuş durumdalar. Her ne kadar çıkar uzlaşıları onları yanyana getirmiş olsa da bu bloğun çatlamaz, sarsılmaz, yıkılmaz bir istikrar kazandığı da söylenemez. Bir yandan çıkar ortaklıklarıyla iktidar bloğunun dışında kalan güçlere var güçleriyle saldırırken, diğer yandan da bir sonraki hamlede birbirlerini yemenin hazırlıklarını yapmaktan imtina etmemekteler.

Bu gidişattan memnun olmayan halk güçleri, işçiler, emekçiler, devrimciler, demokratlar, kadınlar, Aleviler, Kürtler ne yazık ki bu güne kadar güçlü bir demokrasi cephesi yaratmayı başaramadı. Erdoğan’ın elini kolunu sallayarak ve her türlü seviyesizliği kullanarak gerçekleştirdiği saldırılar daha çok da bu tablodan cesaret almaktadır.

Demokrasi güçleri güçlü bir blok oluşturmayı başaramasa da Erdoğan/AKP faşizmine de teslim olmamıştır. Dönem dönem birbirine değen ama asıl olarak her dinamiğin, kümeleşmenin kendi ekseninde yürüttüğü parçalı mücadele faşizme yürüyüşünün dengesini bozmakta, hedeflerini ve planlamalarını yeniden yeniden belirleme zorunluluğu yaratmakta.

İslami tonu baskın bir faşizmin kendilerine ne vaat ettiğini çok iyi bilen kadınlar AKP gericiliğiyle adeta dişe diş mücadele etmekte. Her türlü baskı ve sindirme çabasına rağmen sokakları terk etmeyen ve kızkardeş dayanışmasını bırakmayan kadınlar en son 8 Mart’ta bir kez daha bu gidişatın nasıl durdurulabileceğine ilişkin bir işaret fişeği oldular.

Hakeza kopartılan Afrin vaveylasına rağmen Newroz’da alanları dolduran Kürt Halkı da bir kez daha “buradayız, direniyoruz” bayrağını kaldırdı.

Şimdi tam hız hazırlıkları süren 1 Mayıs da işçi sınıfı ve diğer ezilenlerin bu gidişata güçlü bir itirazının tamamlayıcısı olacaktır.

Egemenler bütün bu kaotik durumu ezilenlerin ve emekçilerin mücadele etmeden teslim olmalarını sağlayacak şekilde kullanmak, kendi kaderlerine razı olmalarını sağlamak istiyorlar. Oysa bu sürecin sonunda nasıl bir tablonun çıkacağı tamamen bu süreçte kimin nasıl davrandığına, direnip direnmediğine, kendine güvenip güvenmediğine bağlı olacaktır.

SYKP Avrupa olarak Türkiye’de faşizmin kurumsallaşması, Ortadoğu’da kaosun kalıcılaşması ve Avrupa’da ırkçı, sağcı, neoliberal iktidarların dayatmalarına karşı var gücümüzle enternasyonal mücadeleyi büyütmek için çabalayacağız.

Türkiye’de HDK/HDP, Avrupa’da HDK Avrupa’yla Kürdün özgürlük mücadelesiyle Suriyelinin göç dramını, kadınların eşitlik talepleriyle işçi sınıfının sömürüsüz bir dünya özlemini gerçekleştirmek için mücadelemizi büyüteceğiz. İttifak politikalarımızı gerici, tıkayıcı, felçleştirici statükoların korunması için değil, demokratik ve devrimci mücadelenin geliştirilmesine göre belirleyecek ve geliştireceğiz.

Kadınların ülkede, Rojava’da ve tüm dünyada en zor koşullar altında sürdürdükleri mücadeleleri rehber edinerek “Faşimze karşı kadınca direneceğiz” sloganımızın hakkını vermeye gayret edeceğiz. 2 Haziran 2018’de İsviçre’nin Basel şehrinde gerçekleştireceğimiz “Faşizme ve Erkek Egemenliğe Kadınca direniyoruz” mitingi SYKP Avrupa için bu konuda önemli bir pratik olacaktır.  

SYKP Avrupa 5. Genel toplantımız örgütsel yapısını da bu belirlemelere uygun olarak yenilemiş, yeni dönemde görev yapmak üzere Avrupa Eşsözcüleri olarak Duygu Yıldız, Memduh Özdemir, Avrupa Koordinasyon üyeleri olarak Fahriye Usta, Hüseyin Şenol, Döne Açıkgöz, Burhan Kaçar ve Tuncay Yılmaz’ı seçmiştir.

Kongremize yazılı ve sözlü olarak gönderdikleri mesajlarla bizlere destek veren Weltfrauenkonferenz (Dünya Kadın Konferansı), Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF), Avrupa Partizan ve Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Avrupa Örgütü olmak üzere tüm dostlarımızı eşit, özgür ve adil yarınları kurmanın yolunun birlikte mücadele ve devrimci dayanışmadan geçtiğinin bilinciyle selamlıyoruz.

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Avrupa

03.04.2018

 

 

Tags: , , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑