Kürdistan

Published on Eylül 26th, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

Tarihsel akıl ve Kürtler – Zeynel A. Göçer

Türkiye’deki ekonomimin kötü gidişatı, demokratikleşmenin yerine militarist anlayışın hakim olması, sosyal hukuk devlet anlayışından ziyade keyfiyatın egemenliği, bir dönemdir kimi eski AKP’lilerin yeni parti kurma girişimleri vb. nedenlerden kaynaklı   “AKP ve onun diktatörlük sistemi battı, batıyor, bitti” söylem ve belirlemeleri sosyal medya da çokça görülmeye başlandı. 

Devletin militarist, üniterci, tekçi ve anti-demokratik  anlayışını son 17 yıllık AKP iktidarı ile sınırlandıran, AKP öncesi dönemin anti-demokratik devlet geleneğini yadsıyan bir bakış açısı, kasti olmadığını varsaysak dahi, problemli bir yaklaşımdır. 


Kürt sorunu, azınlık ve demokratik haklar sorunu, temel insan hakları sorunu, ekonominin belirli çevrelere peşkeş çekilmesi, doğanın ve hayvan haklarının korunma sorunu, ilerici, aydın, demokrat, sosyalist ve muhalif, Kürt, Ermeni, vb  kim varsa düşman cephesinde değerlendiren, Sebahattin Ali’nin imhasından başlayarak, Mustafa Suphilere, Denizlerin idamından, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerine kadar, 17 bin failli meçhul vakadan, 30 küsür Kürt halk isyanının bastırılmasından tutun da Van Özalp’ta 33 yoksul köylünün öldürülmesi kadar yığınca anti demokratik uygulamaları sayabiliriz. 

Türkiye’de  yaşayan halklar ve onun aydın, entelektüel düşünsel üretimi içinde bulunan kişi ve örgütler, AKP ve onun daha önceki 96 yıllık türevlerinin yaptırımlarını yorumlamaktan ziyade, kendisi gündem yaratma ve gündemine sahip çıkacak güç ve kapasiteye ulaşmadığı sürece, dün Kemal Atatürk, İsmet inönü, İhsan Sabri İağlayangil, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Alpaslan Türkeş, Devlet Bahçeli, Recep Tayip Erdoğan vb yaptırımlarını yorumladığı gibi, yarın da Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan vb. vb. vb. İsimlerin uygulamalarını yorumlaya devam edeceğe benziyorlar.

Kürtlerin ulus olmaktan kaynaklı demokratik talepleri insani ve evrensel taleplerdir. 

Kazanımlar önemli

Kürtler bu kadar deneyim ve tecrübeden sonra ulusal taleplerinin başarıya ulaşması için kendileri ile ilişkili olan devlet ve devlet adamları ile kendi demokratik hakları uğruna tüm koz ve seçenekleri masaya yatırarak siyaset yapmalıdır. Siyasette salt siyah ve beyaz tercihi görmek toptancı ve eksik bir yaklaşımdır. 

Örneğin Kürtler haklı olarak AKP’nin mevcut uygulamalarını eleştirirken, Kürt sorunun çözümü konusunda diğer partilerin çözüm önerileri nedir? AKP’den farklı bir açılımları  var mı diye  sorgulamalılar. AKP 17 yıl önceki gibi siyaset tarihinden silinebilir de, bu olasılık büyüktür, fakat Kürtlerin ve demokrasi güçlerinin ana sorunu AKP iktidarının devrilmesi midir? Yoksa devlet aygıtının demokratikleşmesi mi olmalıdır? 

Kanımca, Kürtlerin iktidar olma gücü yoksa, geriye kalan en iyi seçenek Kürt sorunun çözümü konusunda duyarlı partiler ile ittifaklar geliştirebilmelidir. 

Başarı biraz da sonuç almaktır. Sonuç alıcı siyaset güven verir. Yoksa  mücadelede sürekli  bedel veren taraf olmanıza rağmen sürekli kaybeden taraf olmaya devam etmek bir dönem sonra moral bozukluğuna ve umutsuzluğun egemen olmasına, hatta tercihlerin değişmesine bile yol açabilir. 

Siyasetin gerginleştiği, şiddet sarmalının yeniden tırmandığı şu günlerde, silahlar susar da diyalog dilinin, hoşgörünün egemen olduğu bir atmosfer yeniden hakim olursa bu topraklarda, özellikle Kürt tarafı  sorumluluk almalı, demokrasi güçlerinin pozitif enerjisini de yanına alarak hamleler yapmak kazanmak ve  kazandırmak birinci seçeneği olmalıdır.

Zeynel A. Göçer 

23 Eylül 2019

Tags: , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑