Tel Örgüleri Tel Örgüleri - Ayşe Sökülmez

Genel

Published on Eylül 21st, 2015 | by Avrupa Forum 10

0

Tel Örgüleri – Ayşe Sökülmez

 

Ayşe Sökülmez

 

Tel Örgüleri

 

Erkek çocuklarının çizgili kısa pantolan giymediği genelde

kızlarında kırmızı rugan ayakkabılarının olmadığı bir coğrafyanın,

ben diyeyim yüz siz deyin binyıl,

bir başkası

tanıklığımın son otuz kırk yılı desin.

Hiç bir Allah’ın kulunun dayanabileceği acıların yaşandığı bir cografyanın

bilinen ve bilinmeyen acı çekmiş yürekleri

uğruna canların heba edildiği futursuzca,

vahşi ve vicdansızca

yapılan onca vahşetin

küçük bir tanığı olduğumu farz edin.

Genelede yazarken mutlaka sevdiğim müzikler dinlerim.

Bu gün dinlemeyeceğim!

Dinlemeyeceğim zira hafizama kazınan bu güne kadar gördüğüm gelmiş geçmiş tüm fotoğraflar beynimi yoruyor acayip bir şekilde.

Yeryüzünde yazılmayan hiç birşey yok demişti sevdiğim bir dostum.

Düşündüm doğru!

Herşey herşey yazıldı dünya varolduğundan beri.

Yazılanlara sonradan siyah beyaz,

şimdilerde çok çok ilkel o zamana göre ileri bir teknoloji değil ama buluş olarak tek tuk Fotoğraf kareleri eklendiğinde

çoğumuzun kimbilir henüz bilmem kaç göbek varlığı bile yoktu.

Yok yok konuyu uzatmama  gerek yok!

Herkes alsın son model dijital bilmem hangi teknoloji oyuncaklarını eline.

Çekilmedik hiç bir kare bırakmadan,

bilmem kadraj meagapiksel uzaklık yakınlık ve zomlamalarla herkes çeksin şimdi

ve anında paylaşılan..

Henüz yenmemiş yemeye hazır yemekler,

üstsüz porteleler,

plajda profiller o biçim

tekne uçak illa ki son model arabalar

pastaneler

oteller

kaplıcalar

köyler…

Yoksulluk varsallık..

Gelmeyin oralara!

Tel örgüler…

Tel örgülere yapışmış bedenler…

Ve tek kare,

öbür tarafa geçen bir çocuk elinde küçük plastik bir bardak

ağzı kurumuş gerek yok konuşmasına hatta

su…

Çektiniz mi?

Gene belki tel örgülere dikkat edin

oraya takılan kağıtlar rüzgardan savrulmuş pamuk yün artıkları

buğday başakları tütün yaprakları..

tülbentler…

Çektiniz mi?

Biraz daha zomlayın…

Yağmur yağdı yagacak belki havada yağmur tanesi ve bir

genç

ağzı gözü kapalı puşili..

Kadrajı iyi ayarlarsanız beride bakın bakın,

bakın bakın yalınayak,

omuzuna sırtlamış iki  kardeşini bir de…

Çektik…

Nöbette bir asker.

Korkak ürkek körpecik.

Henüz yeni kınalanmış kınalı bir kuzu.

Onu da çekelim..

Toz duman..

Tozu mutlaka çekin!

Dumanla birlikte çekilen makbul.

Siyah beyaz zaten.

Uğraşmasın kimse,

grinin tonu belki yakalanır.

Çektiklerimizi düşündüm gene.

Bu zaman bu vakitte fotoğraflar çok etkili.

Ağlamaklı hepsi.

Şimdilerde…

Altına üstüne arkasına hiç bir not düşmeye gerek bıraktırmayacak teknik ve teknolojide ileri.

Dijital hepsi.

Göze batarcasına.

Al kırmızı bir bayrak bir tabut,

tabuta bir eliyle yaslanmış öbur eliyle

ey sayınlar sayın olmayan henüzler,

yüzsüzler aymazlar kendini bilmez olur olmaz,

ey tozu dumanı çeken

ey siz

size diyorum

tel örgüleri çekmeyin artık.

O ne öyle haykıran kardeşi de çekmeyin!

Hani cenazede kardeşine doyamayan vardı ya!

Hani yumruklarını sıkmıştı,

biz o fotoğrafa bakarken dişlerimizi sıktık.

Ağladık bir çoğumuz hani.

Toprak damlı evlerin ağıtlarını da çektik.

Al bayraklı hepsi.

Yoksulluklarına fotoğraflar yetmedi,

hikayeler yazıldı her akşam bildik tanıdık,

masalsı,

yeter artık deyip sonradan acıkıp gidip birşeyler yediğimiz unutuğumuz,

başka bir yeni kareye kadar uykulara daldığımız evlerimizde derin uyur uyanık uykulara daldık.

Kumlara sere serpe uyumuş sanki gene mini minicik bir yavrucak..

çekmeyin!

Gene de çekmeyin diyordu birileri.

Birileri ağlamıyordu,

birileri,

durmadan para sayıyordu…

Tel örgülerin ordan canlı kanlı fotograflar düşüyordu ajanslara,

birde sahile,

kumsallara.

Yarı çıplak profillerle aynı karede can cekişenler de kadraja alınıp dünyaya yayılıyordu anında.

Erkek çocuklarının çizgili kısa pantolan giymediği genelde

kızlarında kırmızı rugan ayakkabılarının olmadığı bir coğrafyanın,

ben diyeyim yüz siz deyin binyil,

bir başkası

tanıklığımın son otuz kırk yılı desin.

Hiç bir Allah’ın kulunun dayanabileceği acıların yaşandığı bir cografyanın

bilinen ve bilinmeyen acı çekmiş yürekleri

ugruna canların heba edildiği futursuzca,

vahşi ve vicdansızca

yapılan onca vahşetin

küçük birer tanığıyız şimdi hepimiz..

Barışla kalın!

 

 

Tags: , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑