fbpx

Yazarlar

Published on Aralık 24th, 2019 | by Avrupa Forum 1

0

Teslim Töre’nin ardından – Fatma İrier

Kimisi “Ünlü Sol Terörist” dedi O’na. Kimisi “ Efsanevi Firari” başlığını attı.

Kimi gazeteler ise “TKEP Genel Sekreteri Teslim Töre 20 yıl sonra yakalandı” manşetini kullandı.

Sene 1993’dü. Neden çok önemli sene 1993. Çünkü O, 3 Mayıs 1993 gününe kadar devletin elinde sadece bir “robot resim”den ibaretti. İllegal örgütlenmenin, yeraltı direniş kavgasının kitaplara, romanlara konu olacak derslerinin, tarihinin adeta mimarıydı. 12 Eylül baskınlarında bazıları ele geçen yeraltı mahzenlerini inceleyen kolluk güçleri, “bunların mimarı kimmiş lan” diye hayretlerini gizlememişlerdi. Bizim tarafta ise, kiminin “Önderi”, kiminin “Yoldaşı”, kiminin “Efsane Lider” idi. Kimisinin “ihtiyar delikanlısı” idi. “Drej” idi kimine göre. Kısa süren dağ gerilla hareketine katılan THKO’ nun şehirden gelen militanları için ise bir “mucize”ydi. Ekmeklerini, sularını, halkla bağlarını, silahlarını sağlayan, dağda nasıl yürüneceğini öğreten “köylü devrimciydi”. Yıllarca yakalamak için peşinde koşturan Emekli Binbaşı Yılmaz Erkekoğlu’ na göre Yunan mitolojisinden fırlamış “Apollon gibi adam”dı. 23 yıldır polisi peşinden koşturmuştu. İdeolojik muarızları da boş durmamıştı o yıllarda. “Bulgar ajanı” diye başlık atmıştı Perinçek ajanının yayını. “Diktatör” deyivermişti eski yol arkadaşlarından bazıları. (Onlar cümlelerini hatırlıyordur) “Kendini bilerek yakalattı” iftirasına bile başvurmuşlardı. Hatta hızını alamayıp “artist” deyiverenler çıkmıştı içlerinden.

Devlet (mi?), Devletle zaten ilk gençlik yıllarından beri hiç barışık olmadığı için; kolluk, güvenlik ve yargı güçlerince THKO’ nun “firari sanığı” idi, “kaçak”tı, “THKO eylemcilerinden biri”idi, “sol terörist” “anarşist” idi.

İstihbarat örgütleri de eksik kalmadı. Firari koşullarından faydalanarak, O’nun la ilgili iftira ve yalanlar servis ettiler. M. Ali Ağca gibi bir ülkücü maşaya ifadesinde “beni Filistin’de Teslim Töre eğitti” dedirttiler. Mossad, Mit, CIA, “Ağca komplosuna” Teslim Töre’ yi dâhil etmeye çalıştılar. Hatta, zamanın çok okunan köşe yazarları Örsan Öymen ve Uğur Mumcu bile, istihbarat servislerinin bu kurgusunu köşelerinde makaleleştirdiler. (Uğur Mumcu , Teslim Töre’nin kendi elyazısıyla yoldaşları kanalıyla gönderdiği tekzip mektubundan bir iki bölüm yayınlamıştı yine de basın namusu ve ahlakı gereği.)

Yani kısacası, hakkında çok şey söylendi, çok şey yazıldı ve çizildi Teslim Töre’ nin. Seveni de çoktu, nefret edeni de. Dostu da çoktu, düşmanı da. Ama saygı duyanı her zaman daha çok oldu. Dostu da, düşmanı da “saygı duyduğunu” bir şekilde belirtmeden geçemedi.

Çünkü O, Anadolu mertliğini çok özümsemiş ve hayatının her evresinde özenle uygulamış bir insandı. Düşmanına bile asla “namert”lik etmedi. Anadolu topraklarının ilk siyasal isyancısı Şeyh Bedreddin’in “soylu amaçlara, soylu araçlarla varılır” prensibine daima bağlı kaldı.

“İşkence gördünüz mü?”

Bu noktanın daha iyi anlaşılması için küçük bir aktarım yapmak gerekli. 1993 Mayıs’ında gözaltına alınıp 17 gün süren sorgudan sonra basının önüne çıkartıldığında, gazetecilerin “işkence gördünüz mü?” sorusuna, “doğrudan fiziki işkence görmedim” cevabı sol çevrelerde çok tartışmaya, tepkiye neden olmuştu.

O , bu eleştirilere cevap verirken (odak dergisi Haziran 1993) şöyle demişti:

“Poliste ve MİT’ deki sorguda bana işkence yapılmamış olduğunu açıklamamın bir suç gibi algılanmasını anlayabilmiş değilim. Bu, Türkiye’de işkence olmadığı, sorgu sisteminin kendisinin işkenceci olmadığı anlamına gelmiyor. Bu açıklama benim kendimle ilgili gerçekleri gizleme ya da tersyüz etme gibi bir tavıra tenezzül etmememden kaynaklanıyor. Polisin neden işkenceye başvurmadığı ise benim değil polisin sorunu. Basının sorduğu soruya ‘bana iz bırakmayan işkence yaptılar beni konuşturmaya çalıştılar ama direndim, konuşmadım, düşmanı çılgına çevirdim’ deseydim, polisin aksi iddialarına rağmen toplumun önemli bir kesimi polise değil bana inanırdı. Ne varki bu bana göre basitlik, ucuz kahramanlık olurdu. Bana göre bir devrimci düşmana karşı da mert olmalıdır. Ben düşmanıma karşı bile müfterilik yapmayı doğru bulmuyorum. Bana ne kadar kızarsanız kızın, kişiliğim budur” diye yanıtlamıştı.

Halkların devrim mücadelesinde bir ulu çınar

Koca bir ömrü mücadeleye adamış, bir devrimci lideri birkaç cümlede özetlemek zor tabii ki. Hangi tarihi kesiti ele alsak, diğer kesitler eksik kalır korkusu da var bu arada.

Sonuncusundan başlayarak tanıtmaya çalışalım;

* 1 nolu DGM savcısının iddianamesinin deyişiyle, “ Yasadışı Türkiye Komünist Emek Partisinin kurucusu ve lideri olan Teslim Töre, mevcut parlamenter düzeni zor yoluyla yıkmak amacıyla örgüt kurmak” suçu nedeniyle “idam talebiyle” yargılanmış, 1993 den 2001 e kadar Bayrampaşa cezaevinde hükümsüz bir şekilde tutuklu olarak ceza yatmıştır. F tipi direnişlerini, “hayata dönüş operasyonu” adlı cezaevi katliamlarını yasamış ve dava sürerken tahliyesi gerçekleştikten 2 yıl sonra 2003 yılında siyasi sürgün olarak İsviçre’ye gitmek zorunda kalmıştır.

Sürgün yıllarında da daima ülkeye dönüş hayaliyle yaşadığı Avrupa’da mücadelesini, makaleleriyle, paneller, eylemler ve konuşmalarla sürdürmüştür. Taki, amansız ve zamansız hastalık onu yakalayana kadar.

* 1939 yılında Malatya’nın Akçadağ İlçesi Gölpınar köyünde doğan Teslim Töre, anne tarafı Türk, baba tarafı Kürt olan bir ailede büyüdü. Ulusal kimliği sorulduğunda “dayılarım Türk, amcalarım Kürt” diye cevap verdi hep, ama o aslında bir dünyalıydı. Bir enternasyonalist sosyalist idi. Özgürlük ve eşitlik mücadelesi serüvenine ilk adımını kendi köyünde, köhnemiş, geri toplumsal geleneklere başkaldırarak attığında, 14-15 yaşlarında bir köy delikanlısıydı. Sömürünün, baskının, zulmün demirden bir ağ gibi toplumu sarıp ezdiğini görür, köyünden dışarıya çıktıkça. Kendi yaşıtlarına göre okumaya yazmaya öğrenmeye meraklı biridir. Toplumu kuşatan gericilik, baskı ve sömürü ağının ipucunu ele geçirmek için bulduğu her kitabı, dergiyi, gazeteyi içer gibi okur. Bölgede Maraşlı Çolak Dede diye bilinen bir halk filozofundan “Marks diye birinin kitaplarının var olduğunu” öğrenir daha ortaokul çağlarında. Bir zamanlar öğretmen okullarında ders kitabı olarak okutulan “Felsefenin Temel İlkeleri” adlı kitaba ulaştığında ise, aradığı birçok soruya cevap bulmanın çocuksu sevinci içindedir.

Önünde açılan başı ve sonu olmayan evren perspektifi içinde kendini bulmaya, yerini belirlemeye çabalar. Bundan sonrasında onurlu bir kavganın içinde, çileli ve zor bir yolculuğu son nefesine dek ara vermeden sürdürmüştür.

* Sömürünün kaynağı, sınıflar mücadelesi, değiştirme ve dönüştürmenin anahtarı bilincinde netleştikçe, insanlık ve özgürlük kavgasının önündeki engeller, fiziksel baskılar da bir bir ortaya çıkmaya başlar. Girdiği mücadele yolu onu 1960 yıllarda TİP ile buluşturur. TİP nin Malatya’ da örgütlenmesinde ve gelişmesinde etkin bir görev üstlenir. TİP Akçadağ İlçe Başkanlığını yürütür. Doğuda “haşhaş mitingleri” nin örgütlenmesinde, yerel “Haşhaş” gazetesinin çıkartılmasında aktif görev alır. Hem pratikteki aktif faaliyeti, hem de çeşitli bildiriler ve yerel gazetedeki makaleleriyle bölgede kısa sürede geniş bir çevreye ulaşır. Halkın kendi saflarından çıkmış bir kitle önderi dir artık. Bildiriler ve makaleler yüzünden sık sık karakola çağrılır. Kaba dayak, gerekçesiz gözaltılar yaşamaya başlar.

* TİP nin içinde Mihri Belli önderliğindeki MDD (Milli Demokratik Devrim) hareketi içinde yer alır, Mahir, Sinan, Hüseyin ve Deniz’lerle birlikte. İlk başlarda MDD hareketini daha militan ve gençliğin dinamizmine daha uygun bir çıkış olarak görürler. Ancak kısa bir süre sonra, “ordu gençlik el ele milli demokratik cephede” sloganında özetlenen MDD hareketinin ordudan “sol cunta” beklentisinden bunalmaya başlayan gençlik olarak yeni arayışlar içine girerler.

Devlet ve sivil faşistler saldırılarını yoğunlaştırmış, gençler sokak ortalarında kurşunlanır olmuş, üniversitelerde işgaller, boykotlar çatışmalar yoğunlaşmış, “faili meçhul” cinayetler işlenmeye başlamıştır. Taylan Özgür’ ün polis tarafından güpegündüz öldürülmesi TİP ve MDD çevresindeki gençlik üzerinde bomba etkisi yapar. Ya köşe başlarında kurşunlanacaklar ya da, karşı devrimle mücadelenin başka yolunu deneyeceklerdir.

Dağa hazırlık

Gizliden hazırlıklar başlar. Dağa çıkacaklar, kırlardan şehirleri kuşatacak bir gerilla hareketi başlatacaklardır. Latin Amerika gerilla mücadele deneyleri, Filistin devrim mücadelesi ve Filistin eğitim kampları gençliğin önünde yeni bir alan açmıştır. THKO ve THKP/C kurulur aynı dönemde.

Teslim Töre’nin de o yıllarda son yasal mücadelesi, 1969 seçimlerinde, TİP nin içindeki MDD muhalefeti tarafından Malatya’da “Bağımsız sosyalist aday” olarak gösterilmesi ve seçim çalışması olmuştur.

* 1970 li yılların başında Hüseyin İnan, Sinan Cemgil, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan öncülüğünde kurulan THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) nun örgütlenmesinde, bölgede lojistik sağlanmasında aktif sorumluluk üstlenir. İlk hareket için Nurhak dağının seçilmesi Teslim Töre’nin bölgede geniş halk ilişkileri ve kitle önderi olmasındandır.

* 12 Mart 1971 darbesi ile asker, kılıcını solun, devrimci örgütlerin üstünde sallar. THKO nun kurucu kadrolarının bir kısmı Nurhak dağında kurşunlanır. (Sinan Cemgil, Kadir Manga, Alpaslan Özdoğan). Bir kısmı yaralı yakalanır, bazıları teslim olur. Bir kısmı sınırın öte yakasına Suriye topraklarındaki Filistin kamplarına geçer. Teslim Töre, Filistin’e geçen kadrolarındandır. Teslim Töre, geriye kalan güçleri toparlayıp yeni silahlar ve kadrolar temin edip Denizlerin idamını durdurmak için çırpınırlar. General kaçırma, uçak kaçırma vb. gibi eylemler de başarısız olunca, amaçlarına ulaşamazlar.

THKP/C nin kurucu önderi Mahir Çayan ve diğer militanları Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını durdurmak amacıyla başvurdukları büyük bir eylem sonucu Kızıldere’ de katledilir. Kimileri yakalanır. Ve Dağ Hareketi yenik düşer.

Bir gecede ağaran saçlar

* Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan idam edilir. 6 Mayıs 1972.

Teslim Töre, yoldaşlarının kısa sürede peş peşe kaybıyla yaşadığı derin acı ile saçlarının bir gecede ağardığını görür, daha 33 yaşındayken. Sonraki yıllarda ona “ihtiyar” denmesinin sebebi budur.

* 1973 yılında Filistin’den bir kaç yoldaşıyla birlikte gizlice Türkiye’ye döner. Antep, Adıyaman, Malatya üçgeninde önceden varolan halk ilişkileriyle örgütü yeniden toparlama, dağılan ilişkilerle yeniden bağ kurma çalışmasına başlar. Köylüleri, işçileri örgütler. Bu arada bir yandan da THKO nun aldığı yenilginin nedenlerini, yaşanan süreci araştırma, sonuçlar çıkarma, analizler yapmaya uğraşmaktadır.”1974 Affı” ile zindandan çıkan THKO nun kadroları ile bir araya gelir, yeniden nasıl devam edilmeli konusunda yapılan tartışmalar sonucunda ortak noktada buluşamazlar. İllegal olarak basımını yaptıkları “Yoldaş” dergisinde bir grup THKO lu arkadaşı “Sovyet Sosyal Emperyalizmi” tezini savunan yazılarla yeni sürece başlamayı kararlaştırınca, (sonradan Halkın Kurtuluşu hareketi olarak bilinen) geçici merkez komitesinde azınlıkta kalan Teslim Töre ve yoldaşları (birbiriyle çatışmasızlık ve şiddete başvurulmaması anlaşması yaparak) ayrılırlar. THKO ikiye bölünür. Teslim Töre’nin kaleme aldığı diğer yoldaşlarının redakte ettiği “Mücadelede Birliği” başlıklı bir broşür yayınlarlar. “sosyal emperyalizm” tezine karşıdırlar.

Teslim Töre ve yoldaşları, Türk ve Kürt halklarının birleşik örgütlenmesi ve birlikte mücadelesini savunurlar. Dağlardan şehirleri kuşatma stratejisi yerine işçi sınıfının örgütlenmesi, işçi sınıfına dayalı yoksul köylülerin ittifakını esas alan Bolşevik parti tarzı bir parti kurulmasını hedefleyerek, “THKO/MB Mücadele Birliği” adıyla örgütlenme faaliyetini sürdürür.

1973 – 1976 yılları arası dönemin önemli bir bölümünü Gaziantep, Adıyaman, Maraş ve köylerinde, köylülerin işçilerin örgütlenmesiyle ve kurduğu yeraltı mahzenlerinde silahlı bir direniş militanı, lideri olarak geçirir.

Yasal siyasette Emeğin Birliği Dergisi yayınlanır. Dergi, FABRİKALAR TARLALAR SİYASİ İKTİDAR HERŞEY EMEĞİN OLACAK sloganını başa yazar, Töre Yoldaş bu sloganın bizzat yaratıcısıdır. Sınıf partisi yaratılması yazıları, diğer sol örgütlerle tartışma dizileri ve komünistler arasında ve solda birlik çağrılarıyla Emeğin Birliği Türk ve Kürt halklarının işçi ve emekçilerinin yoksul köylülerin ve gençliğin örgütlenmesinde önemli bir sürecin adı olur. Sol perspektifte birlik çalışmaları yürütülür. “Birlik Yolu” dergisi çıkarılır.

* Nisan 1980 yılında illegal bir şekilde 90 delege ile gerçekleştirilen Kongreyle TKEP (Türkiye Komünist Emek Partisi) kurulur.

Teslim Töre, işçi ve emekçi köylü ağırlıklı kurulan TKEP’nin, Kurucu Genel Sekreteri seçilir. 1 Mayıs 1980 yılında TKEP kuruluşunu birçok ilde ve özellikle işçi kenti olarak hedeflediği İstanbul’un işçi ağırlıklı ilçe ve semtlerinde düzenlediği korsan eylemlerle duyurur.

12 Eylül faşist cuntası geldiğinde, bir süre daha yasadışı olarak Türkiye’de örgütlenme ve mücadelesini devam ettiren Töre, partinin kararıyla yeniden yurtdışına, Ortadoğu’daki ilişkiler üzerinden Filistin kamplarına çıkarılır. 1981 ile 1988 yılları arasında Filistin’de kalır. 1988 yılında yeniden yasadışı olarak Türkiye’ye gelir. 1993 TKEP ne yönelik merkezi operasyonda yakalanana kadar, toplamda tam 23 yıl illegal mücadele ve örgütlenme destanı yazılmasının aktif militanıdır Teslim Töre.

Bir doksanın üzerindeki upuzun boyu, iri yapılı gövdesi, halkın içinden yetişen bir kitle önderi olmasıyla, gittiği her yerde kısa sürede insanların güvenini ve sevgisini kazanan bir örgütçüdür. Teslim TÖRE.

Bir omzunda silahı, sırt çantasında kitapları, yeraltı mahzenlerinde oluşturduğu kütüphaneleriyle durmadan okumak, yazmak, öğrenmek merakı, Marksist bilinci ve ezilen halkların işçi sınıfının birlikte mücadelesiyle kapitalist- emperyalist sistemin yıkılabileceğine duyduğu güvenle, özgürlüğe, barışa, demokrasiye, eşitliğe ve sosyalist geleceğe dair sürekli geliştirip büyüttüğü inançla ömrünün de upuzun bölümünü devrim için mücadele etmekle geçirmiştir.

Türkiye halklarının yüreğinde, Kürt ve Türk devrimcilerinin bilincinde, her zaman efsanevi bir komünist lider olarak yaşamaya devam edecektir, O.

Fatma İrier / 24.11.2019

Tags: , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑