Sömürgecilik

Published on Ekim 14th, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

Türk Sömürgeciliği Yenilecektir! – Niyazi Aytaç

Türk sömürgeciliğinin amacı Ortadoğu’daki kaos ortamından yararlanarak toprak işgal etmektir. Bu işgal hareketi sadece Erdoğan’ın sıkıştığı için başvurduğu bir macera değildir.

Erdoğan’ın gırtlağına kadar hırsızlık, yolsuzluk ve Kürd kanına bulaşmış olması, Türk sömürgeciliğinin Erdoğan eliyle kanlı bir savaşa girmesini kolaylaştırmıştır. Yoksa bugün Erdoğan gibi bir hırsız değil de, Kılıçdaroğlu gibi bir Hızır Paşa da hükümetin başında olsaydı sistem bu işgalden geri durmayacaktı.


Ama yenilen Türk sömürgeciliği olacaktır. Daha ilk günden başlayarak dünya halkları nezdinde Türk militarizmi mahkum olmuştur. Türk devletinin makyavelist diplomasinin özü olan uluslararası güçleri kandırma faaliyetleri ilk günden iflas etmiştir. ROJAVA diplomasisi, Hitit ve Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerden günümüz burjuva diplomasinin toplamından daha hızlı ve etkili bir sonuç otaya çıkarmıştır. Tarihte 20’ye yakın dili konuşmasıyla övünülen Alman kökenli İngiliz diplomat Ernest Satow’dan da tartışılmaz bir üstünlüğe sahiptir; dünyanın yaklaşık tüm dillerini konuşmaktadır; bunun adı halkların haklı diplomasisidir. Dünyanın birçok Başkenti ve önemli merkezlerinde milyonlar ROJAVA işgaline karşı sesini yükseltti.

ROJAVA’daki direniş sadece Türk ve diğer bölgesel sömürgeci güçleri değil, büyük emperyalist güçlerin uğursuz emellerini de halklar nezdinde teşhir etmeyi başarmıştır. ROJAVA’daki devrimci güçleri, resmî tarihin köhnemiş ideolojik algılarından hareketle, emperyalizmle özellikle de ABD emperyalizmi ile işbirliği içinde göstermeye çalışan zavallılar, sadece ne idüğü belirsiz gevezeler değildir; Perinçekgiller örneğinde olduğu gibi çoğu ırkçı- faşist odaklardır. Onlar hayali olarak yarattıkları “anti- emperyalizm” kumunu eşeleye dursunlar, şu tartışma götürmez bir olgudur: Ne Türk ne Arap ne Pers milliyetçiliği tarihi boyunca ROJAVA’daki devrimci güçlerin kısa zaman içinde teşhir ettiği kadar ABD emperyalizmini halklar nezdinde, (buna ABD halkı da dahil) teşhir edememişlerdir. ABD dahil bütün dünya halkları şu sıralar ABD’nin “ihanetini” konuşmaktadır. Bu ROJAVA’ daki mücadelenin sonucudur. ROJAVA’daki devrimci güçler emperyalistler arasındaki çelişkilerden yararlanmasını bildikleri gibi demokrasiden yana tüm güçlerle birlikte hareket etme kabiliyetini de göstermişlerdir.

Türk sömürgeciliğinin çok uzak olmayacak bir sürede yenilmesi kaçınılmazdır. Ancak bugün ivedi olan her biri bir Cihan parçası ROJAVA savaşçılarının önemli bir kesiminin imha olma tehlikesidir. İşte bu durum rehaveti kaldırmaz. Herhangi bir toprak parçasının kontrolünden ziyade bu devrimci dinamiğin imha olmasını önlemek taktik, “diplomatik”  tüm tartışma ve eylemselliklerin merkezinde olmak zorundadır.

ROJAVA işgaline karşı mücadele bir çok alanda kitlelerin hareketlenmesine önemli bir ivme kazandırmış olsa da, sistemi yıkma güç ve perspektifinden çok uzaktır. Sol hareketin belli çevrelerde kümelenmesi, eski söylem ve alışkanlıklardan kurtulamaması, Kürd özgürlük hareketine karşı önemli bir kesimin hayırhah bir tutum içinde olması; özellikle mütedeyyin kitlelerin sürekli sistem partilerinin insafına terk edilmesi gerçeği, sisteme sürekli kendini yeniden ihya etme fırsatını sunmaktadır. Bu durum kanımca GEÇİŞ TALEPLERİ etrafında bir tartışmayı önemli kılmaktadır. Böylesi bir çaba mücadelenin yakın hedefleri açısından önemli bir motivasyon ve yeni olanaklar yaratabilir.

14.10.2019

Tags: , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑