Yazarlar

Published on Şubat 20th, 2020 | by Avrupa Forum 2

0

Ya ırkçılık ve faşizm, ya sosyalizm! – Hilmi Toy

Almanya’nın Hanau kentinde peş peşe iki kafeye ırkçı, faşist silahlı saldırı yapıldı. Saldırı sonucu 11 insan yaşamını yitirdi, çok sayıda da yaralı var.

Belleğimiz unutmasın, belleğimizden silinmesin. Son yıllarda özellikle Avrupa’da, en büyük nüfusa sahip Almanya’da ırkçılık ve faşizm gelişiyor. Kitle tabanında yükseliş var. Buna paralel olarak da hiç olmadığı kadar ırkçılar ve faşistler hem sokaklarda boy gösteriyor, kendine meşrutiyet alanları açıyor, hem de saldırılarda artış yaşatıyor. Seçim sonuçları bunun en bariz göstergesi. Yasal zeminde yürüyüş ve mitinglerine izin veriliyor, salonların kapıları açılıyor. Propaganda yapmalarına sınırsız izin veriliyor. Parlamento kürsülerini işgal ediyor, sandelye sayılarını arttırıyor. Thüringen Eyaletinin seçim sonuçları en son örnek.


Irkçı ve faşist güçler, parti ve örgütler için Tüm bu gelişmeleri koşullayan, yolları temizleyen, kapıları açan elbette Almanya’nın devlet politikası, burjuvazinin ırkçı faşist partileri ve kesimleri yedekleme tutumları, çıkardıkları yasalar, uygulamalardır.

Toplumun en zayıf karnı, en örgütsüz kesimi göçmenlerdir. Hemen hemen tüm egemen burjuvazi ve siyasi temsilcileri olan partiler şu ya da bu nedenle, şu ya da bu düzeyde göçmenler üzerinden, göçmenlere yönelik ırkçı, ayrımcı, düşmanca propaganda yapıp, politika oluşturuyorlar. Göçmenler tüm bu kesimlerin elinde önemli bir seçim malzemesi. Kimi örtülü, kimi açıktan “vur abalıya” diyor. Kendilerinin kaynaklık ettiği, sebep olduğu tüm kötülüklerin, olumsuzlukların, hatta suçların sorumlusu göçmenler olarak gösteriliyor, bu algıyla yönlendiriliyor toplum.

İşte bu kirli, ırkçı, ayrımcı, faşist politika ve uygulamaların sonucu bu tür saldırıların önü arkası kesilmiyor. Bunlardan bağımsız, soyut ele almamak gerekir. Birlikte düşünüp değerlendirmek zorundayız. Yoksa doğru anlaşılamayacağı gibi, doğru temelde mücadelenin hedefini de belirleyemeyiz. 

Dünyanın her yerinde ırkçılık ve faşizm bir düşünce değil insanlık düşmanlığıdır. Tüm söylem ve eylemleri insanlık suçudur.

Irkçılık ve faşizm demokrasinin, eşitliğin, halkların düşmanıdır. Her görüldüğü yerde mahkum edilmeli, tüm kurumları yasaklanmalı, insanlık suçlularına örgütlenme hakkı tanınmalıdır.

Hiçbir koşulda, hiç bir yerde ırkçılara ve faşistlere masumane yaklaşılmamalıdır.

Solingen, Rostock, Mölln ve Şimdi Hanau. Bu faşist katliam ve ırkçı saldırılar ilk değil elbette, ama “bir daha asla!” demek için, bu katliam ve saldırılara karşı örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz. Ölenlerin yasını tutmak sesimizi içimize gömmek değil, öfkemizi yüreğimizde usandırmak değil, acıya boğulmak değil; ölenlerin anısını yaşatmak ve hesap sormak için ırkçılığa ve faşizme karşı örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz. Irkçılığa ve faşizme karşı olan tüm güçler grup çıkarlarına hapsolmadan, birbirlerini ötelemeden, örselemeden tek yumruk olarak birleşmeli, faşizme ve ırkçılığa karşı tek barikat olmalıdır. 

Bertolt Brecht’in “faşizme karşı birleşmeyenler Hapishane duvarlarının önünde buluşurlar” sözü kulaklarımızı çınlatmasın sadece, yüreklerimizin kulaklarını da sağır olmaktan kurtarsın.

Başka yolu yok! Ya hep beraber, ya hiçbirimiz! Ya ırkçılık ve faşizm, ya sosyalizm!

Tags:


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑