fbpx

Seçtiklerimiz

Published on Mayıs 29th, 2020 | by Avrupa Forum 1

0

Yüzde 1 sosyalizm yüzde 99 kapitalizm – Selim Çakmaklı*

ABD ekonomisi korona virüsün tetiklediği bir kriz içerisinde bulunuyor. Bu krizin boyutlarını görmek için çeşitli iktisadi göstergelere bakmak gerekiyor. Bu yazıda öncelikle krizin iktisadi göstergelere yansımalarını ele alıp kriz sırasında uygulanan iktisat politikalarını tartışacağım. Yazının başlığını ABD başkanlık seçim sürecine oyun bozan olarak müdahale etmeye çalışan ancak, maalesef, başarılı olamayan Bernie Sanders’dan esinlenerek belirledim.

ABD`de kamusal kaynaklarla finanse edilen her şey, özellikle sosyal güvenlik harcamaları sosyalizm, piyasa dair şeyler ise kapitalizm olarak tanımlanıyor. Aslında bu bir ideolojik argümandır; zenginlerin servetlerini zekâlarına, girişimci yeteneklerine, akılcı yatırımlarına dayanarak elde ettiklerini, yoksulların ise kamu kaynaklarıyla geçinen tembeller olduğunu ileri süren bir argüman. Sorun bu şekilde tarif edildiğinde çözüm özelleştirme, güvencesizleştirme ve denetimsizlik oluyor. Bu ideolojik argüman dünyanın tüm ülkelerinde, 1980 sonrası donemde uygulanan politikalara meşruiyet sağlamak için yaygınlaştırıldı. Bu surecin tarihsel kökenlerini başka bir yazıya bırakalım.

‘Trump yönetimi geç kalmakla, ABD sağlık sistemi de yetersizlikle eleştirildi’

Öncelikle kısaca bir durum değerlendirmesi yapalım; ABD`de ilk korona virüs vakası 20 Ocak 2020`de Washington eyaletinde görüldü. Dünya Sağlık Örgütünün 30 Ocak 2020`de küresel sağlık olağanüstü hali ilan etmesini takiben 31 Ocak 2020`de Trump yönetimi Çin`e seyahat kısıtlaması getirdi. Trump yönetimi gelmekte olan fırtınaya karşı 24 Şubat 2020`de ABD parlamentosundan 1,25 milyar dolarlık bir olağanüstü hâl fonunun hükumete tahsil edilmesini istedi. Bu tarihte ABD`de 35 tane vaka vardı ancak virüs kaynaklı bir ölüm kaydedilmemişti. 29 Şubat 2020`de Seattle şehri yakınlarında korona virüs kaynaklı ilk yaşam kaybı kayıtlara geçtiğinde, hükumet İtalya ve Güney Kore`ye seyahat edilmemesi konusunda uyarıda bulundu.

Mart 2020 ise ABD için virüsün hızla yayıldığı ve önlemlerin art arda hayata geçirildiği bir zaman dilimi oldu. 11 Mart 2020`de İngiltere hariç tüm Avrupa ülkelerinden ABD`ye girişler yasaklandı. İngiltere’nin yasak kapsamına alınması çok gecikmedi ve Trump yönetimi 13 Mart 2020`de ulusal olağanüstü hal ilan etti. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi 15 Mart 2020`de 50 ve 50’den fazla insanın bir araya gelmemesi tavsiyesinde bulundu.  Aynı gün, ABD`nin en önemli finans şehri olan New York, kamu okul sistemini kapattığını ilan etti. 26 Mart 2020`ye gelindiğinde ise ABD dünyaya korona virüsü taşıyan insan sayısında öncülük etmeye başladı. Korona virüs ABD`de yayılırken Trump yönetimi geç kalmakla, ABD sağlık sistemi de yetersizlikle eleştirilmeye başlandı.

Korononavirüs korkusu tüketimi artırdı

Bu kısa özetten sonra iktisadi gelişmelere bakalım. Ekonomideki makro iktisadi gidişatı takip etmek için gayrisafi yurtiçi hasıladaki (GSYİH) gelişmelere bakabiliriz. ABD Ekonomik Analiz Bürosu’nun 2020`nin ilk üç aylık dönemine ilişkin GSYİH tahmini yüzde 4,8 ile yüzde 5,0 arasında bir daralmaya işaret ediyor. (2)

GSYİH bileşenleri içerisinde kişisel tüketim harcamaları ve özel sektör yatırım harcamaları sırasıyla yüzde 7,8 ve yüzde 5,6 azalmış görülüyor. Tüketim harcamaları içerisinde ise dayanaklı tüketim harcamaları ve hizmetler sırasıyla yüzde 16,1 ve yüzde 10,2 oranında azalırken, dayanıksız tüketim harcamaları yüzde 6,9 artış göstermiştir. Dayanaksız tüketim harcamalarının 2019`un aynı döneminde yüzde 2,2 oranında arttığını göz önüne aldığımızda 2020 birinci çeyreğindeki artışın kaynağının korona virüs ve onun yarattığı korku olduğunu söyleyebiliriz.

İşsizlik yüzde 14,7’ye yükseldi

Mart ayında yerel hükumetlerin evde kalma emrini yayınlaması hane halkı tüketim harcamalarında hızlı bir değişime yol açarken, firmaların ve okulların uzaktan çalışma/eğitim uygulamaya başlamasına ve bazı faaliyetlerin ertelemesine ve/veya iptal edilmesine yol açtı. Özellikle oteller, lokantalar, barlar, spor salonları, kafeleri kapsayan hizmetler sektöründe faaliyetler durma noktasına geldi ve milyonlarca insan işsizlik felaketiyle baş başa kaldı.

Tarım dışı istihdam Mart’ta 701,000 Nisan’da 20,5 milyon azaldı. İstihdamdaki bu azalma resmi işsizlik oranını (ABD`de U3 olarak biliniyor) Mart’ta yüzde 4,4`e yükselirken asıl artış Nisan ayında yaşandı ve işsizlik yüzde 14,7`ye yükseldi. (3)

İşsizlik oranı yükselmeye devam edecek

Resmi işsizlik oranı yaşanan ekonomik krizin boyutunu resmetmek için yeterli değil. İşgücü piyasasına ilişkin başka göstergelere de bakmamız gerekiyor. Öncelikle şunu belirtelim ki resmi işsizlik oranları işgücü piyasasında aktif olarak iş arayan işsizlerle bir işte istihdam edilenleri kapsar, dolayısıyla çeşitli nedenlerle iş aramayı bırakmış ama çalışmaya hazır olanları kapsamaz. Nisan ayında işgücüne katılım oranı yüzde 2,5 azalarak yüzde 60`a düşmüştür. Bu rakamların bize söylediği, aktif olarak işgücü piyasasında bulunan emekçi sayısı 162 milyondan 156,4 milyona düşmüştür. Daha geniş tanımlı işsizlik oranları işsizlik oranının yüzde 22,8`e kadar yükseldiğini gösteriyor. (4)

İşsizlik oranının Mayıs`ta yükselmeye devam edeceğini göz önüne aldığımızda ABD ekonomisinin karşı karşıya kaldığı krizin boyutu daha iyi kavranabilir. İşsizlik sigortasına başvuranların toplam işgücüne oranı- sigortalı işsizlik oranı- Mayıs’ın ilk haftası sonunda yüzde 17,1`ye yükselmiş bulunmaktadır.  (5)

Benzeri görülmemiş şirket kurtarma operasyonu

ABD`de nüfusun çok önemli bir bölümü maaştan maaşa gelirle yaşıyor. Ayrıca çoğu Amerikalı sağlık sigortasını işveren üzerinden satın alıyorlar. İş kaybı gelirin yanında işsizlik sigortasının da kaybı anlamına geliyor. Yapılan tahminler 23 milyon ile 43 milyon ABD`linin pandemisinin tam ortasında sağlık sigortasını kaybetmiş olabileceğini ortaya koyuyor. Bunun salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırdığı kanaatindeyim. Tüm bu olumsuzluklara ek olarak Trump’ın ırkçı göçmen politikasının yarattığı korku göçmenlerin sağlık hizmetlerine ulaşmasını zorlaştırıyor.

Peki tüm bunlar yaşanırken iktisat politikası uygulamalarında neler oldu?

Hükumetin ve merkez bankası FED iktisat politikalarının çekim alanında devasa şirketler, hisse senedi sahipleri ve bankalar yer almakta!

ABD Merkez Bankası FED para yaratma gücünü kullanarak finansal sistemi destekleyeceğini ilan etti ve 1,5 trilyon dolarlık kamu borçlanma senedi ve ipoteğe dayalı menkul kıymet alımı yaptı. Ancak 23 Mart`ta açıklanan yeni para politikası yazımızın başlığını açıklıyor. FED 23 Mart`ta şirket borçlanma senetlerini satın alacağını ilan etti. (6)

Bugüne kadar benzeri görülmemiş bir şirket kurtarma operasyonu başlamış oldu. FED’in bu borçlanma senetlerini satın alacağının sinyalini vermesi sonrasında bu fırsatı kaçırmayan sermaye kesimi mart ayında rekor miktarda (yatırım-kategorisi) şirket borçlanma senedi ihraç etti.  (7)

Toplum yüzde 99 kapitalizmi tüm çıplaklığıyla tecrübe etti

Şirketler FED’in bu ilanından sonra milyarlarca dolar borçlanma senedi ihraç ettiler. Bunun nasıl bir gelir transferi yarattığını bir başka yazıda ele alacağım. Burada şunu vurgulamak istiyorum; bu yolla elde edilen fonlar maalesef ki istihdamın devamlılığını korumak için kullanılmayacak.  Boeing, General Elektrik gibi devasa firmalar şimdiden istihdamda büyük kesintilere gideceklerini ilan etmiş durumdalar.

Politika bileşiminin diğer yanında maliye politikası yer alıyor. ABD hükümeti $2 trilyon dolarlık yardım paketi açıklandı. Bu paket içerinde vergi veren ABD vatandaşlarına bir defaya mahsus $1200 ile $2400 dolar arasında bir nakit ödeme yapıldı. Bunun yanında işsizlik ödemeleri 13 hafta uzatıldı ve işsizlik maaşı $600 dolar arttırıldı. Eyaletlere ve yerel yönetimlere 339 milyar dolarlık yardımda bulunuldu. Kamu sağlık kuruluşlarına 153 milyar dolar, küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemek için 377 milyar dolar ayrılırken, büyük şirketler için 500 milyar dolar ayrıldı.

Böylece hem hükümet hem merkez bankası sermaye sınıfını korumak ve yaratılan kaynakları iktisat politikaları üzerinden ayrıcalıklı yüzde 1 aktarmaya devam ederken toplumun yüzde 99`u kapitalizmi tüm çıplaklığıyla tecrübe etmiş bulunuyor. Bunun nereye kadar sürdürülebileceği önemli bir soru olarak duruyor.

(Fotoğraf: Twitter @samvantheman)

1 https://www.bea.gov/system/files/2020-05/gdp1q20_adv.pdf

https://www.bea.gov/system/files/2020-05/gdp1q20_adv.pdf

https://www.bls.gov/news.release/empsit.nr0.htm

https://www.bls.gov/news.release/empsit.t15.htm

https://oui.doleta.gov/press/2020/052320.pdf

https://www.federalreserve.gov/covid-19.htm

https://prospect.org/coronavirus/how-fed-bailed-out-the-investor-class-corporate-america/

Kaynak: http://www.mersinyasam.net/

Tags: ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑